Yazarlar Arnavutluk Başbakanı Rama Türkiye Balkanlar için sürekli devrede olmalı

Arnavutluk Başbakanı Rama: Türkiye Balkanlar için sürekli devrede olmalı

Mehmet Acet
Mehmet Acet Gazete Yazarı
Abone Ol Google News

Pazartesi günü Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın Arnavutluk’a yaptığı günübirlik gezinin sonunda, Tiran Havaalanı'nda 5 metre ilerimde duran Arnavutluk Başbakanı Edi Rama’nın yanına gittim.

Günün hatırasına fotoğraf çektirdik.

Sonra, fırsat bu fırsat diye düşünüp, görev başındaki en uzun lider sıfatını taşıyan Edi Rama ile bir mini mülakat yaptım.

İşte o sorularımız ve Arnavutluk Başbakanı’nın cevapları:

- Cumhurbaşkanı Erdoğan’la gününüz nasıl geçti?

- Mükemmeldi gerçekten. Çünkü bir tarafıyla inşaatı tamamlanan evlerin teslim edilmesiyle halkı çok yakından ilgilendiren bir geziydi. Bu bugün gerçekleşti.

Özel ilişkilerimize önemli bir katkı sağladı. Onun dışında da her şey çok güzeldi.

Edi Rama-Mehmet Acet

- Nasıl, insanlar yeni evlerini beğendiler mi? (Erdoğan ve Rama, 2019 yılında onlarca evin yıkıldığı, 50’den fazla insanın hayatını kaybettiği Arnavutluk depreminin ardından Laç kentinde TOKİ tarafından yaptırılan 522 konutun teslim törenine katıldılar. M.A)

- Elbette mutlu oldular. Başta bunun olacağına inanmıyorlardı. Çok çaresiz durumdaydılar.

- Balkanlar’da ciddi krizler var. Bosna-Hersek başta olmak üzere. Türkiye’nin bu süreçte rolü ne olabilir? Nasıl bir misyon yürütebilir?

- Bunu Sayın Erdoğan’la birçok kere konuştuk. Türkiye’nin bölgenin dağılmaması adına devreye girmek için çok iyi bir potansiyeli var. Çünkü Türkiye, bütün tarafların saygısını kazanmış bir ülke. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kendisi, herkesin saygınlığın kazanmış bir isim. Bir örnek vereyim: Herkesin bildiği gibi kendisi Bosna’nın Müslüman topluluğu tarafından çok sevilen birisi. Fakat aynı zamanda Dodik kendisiyle başkalarından çok daha kolayca görüşebiliyor. Bu nedenle önemli bir rol üstlenebilirsiniz. İletişimi kolaylaştırmak adına daha fazla varlık sergileyebilir, daha fazla rol üstlenebilirsiniz. Çünkü, Türkiye büyük bir ülke.

Erdoğan’a sorulan sorular, önceden gazetecilerin eline tutuşturuluyor mu?

Sosyal medyanın meşhur yalanlarından biri şudur:

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’la yapılan programlarda, sorulacak olan sorular gazetecilerin eline önceden tutuşturuluyor.

Televizyon programlarında da böyle oluyor, yurtdışı seyahatlerde de.

Suçlama bu.

Bu trol dili dün Cumhuriyet Halk Partisi’nin bir yayın organında boy gösteren, böyle olduğu halde kendisine ‘Objektif gazeteci süsü’ veren birisinin köşesinde karşımıza çıktı.

Bu beyimiz, Arnavutluk gezisinde Erdoğan’a yöneltilen sorulardan birkaçını alıntılayıp, sorulması gereken soruları da kendi baktığı yerden sıraladıktan sonra, şöyle demiş:

“Büyük bir ihtimalle (Erdoğan’a yöneltilen soruları kastediyor) İletişim Başkanı’nın katkısıyla önceden hazırlanıyor, gazeteci eline tutuşturulan kâğıdı okuyor. Erdoğan soruyu bildiği için tıkır tıkır cevap veriyor. Sonra Cumhurbaşkanı ile uçağa alınan gazetecilerle toplu fotoğraf çektiriyor, görev tamamlanıyor.”

Bu suçlamanın bir ayağında geziye katılan gazeteciler de olduğu için iki kelâm etmekte fayda var.

Birincisi, gazetecilerin soruları elbette eleştirilebilir. Diyebilirim ki benim de, “Böyle soru mu olur?” diye düşündüğüm oluyor.

Ama bu böyle diye, o sorular gazetecilerin eline tutuşturuluyor derseniz, hem yalan söylemiş oluyorsunuz, hem de iki tarafı birden küçültmüş oluyorsunuz.

“İletişim Başkanlığı soruları hazırlayıp gazetecilerin eline tutuşturuyor” diyerek bir yalan söylüyorsunuz;

“Gazeteciler ellerine tutuşturulan soruları soruyor” diyerek ikinci kere yalan söylemiş oluyorsunuz.

Bu yalan beyanla da herkesi birden haksız yere töhmet altında bırakmış oluyorsunuz.

İkinci diyeceğim de şudur:

“Camdan bir evde oturuyorsanız, başkalarına taş atmadan önce bir kere daha düşünmelisiniz”.

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.