
İnsan ruhunu neden kuşlara benzetirler ki?
Dünyaya gelirken leylekler getirdi, dünyadan giderken de kuş gibi göklere uçup gitti, deriz. Özellikle göçmen kuşlar, hele de leylekler, sonra kırlangıçlar, ebabiller, bizim kültürümüzde kutsiyet izafe edilen kuşlardır. Evlerin bacaları leyleklerin, saçakları kırlangıçların yeridir. Onlar, oralarda kutsal birer emanet, uğurlu birer misafir gibi saygı görür, korunur ve kollanırlar.
Hacı leyleklerin ve kırlangıçların gelişleri, baharın gelişi gibi sevinç dolu, canlılık dolu bir geliş olur; gidişleri de güz mevsiminin gelişi gibi hüzün dolu, hasret dolu bir gidiş olurdu.
Bir bebeğin, taptaze bir bebeğin gelişi, baharın gelişi gibi eve sevinç getirir, mutluluk getirir; bir ruhun bedenden çıkıp gidişi de eve çığlık getirir, ağıt getirir. Yunus''un deyişiyle ruh, “kafesten kuş uçmuş gibi” gideceği yere gider.
Leyleklerin ilk defa havada görünüşü hep seyahatlere yorumlanır. Leyleği havada gören biri için, bu sene çok seyahat edeceksin, denir. Bu, bizim konar-göçer hayatımızdan kalma bir inanış olsa gerek.
Hz. Mevlana''mızın o meşhur rubaisi geliyor insanın aklına hemen:
Her gün bir yerden göçmek ne iyi.
Her gün bir yere konmak ne güzel.
Bulanmadan, donmadan akmak ne hoş.
Dünle beraber gitti, cancağızım,
Ne kadar söz varsa düne ait.
Şimdi yeni şeyler söylemek lâzım.
Her baharda dünya bir kere daha yenilenir. İnsan bir kere daha yenilenir. Günler uzar, daha aydınlık, daha hareketli olur. İçi içine sığmaz olur insanın. Konup göçmek, uçup gitmek arzularıyla dolup taşar, insan.
Otomobiller, uçaklar tabiatla ilgimizi öldürdü. Toprağa basmaya, dokunmaya hasret kaldık. Ağaçlara tırmanmak, dağlara çıkmak birer hayal oldu. Şehirler birer sürgün yeri. Tabiattan mahrum edilmek, şehir hayatına hüküm giymek, ne büyük bir ceza imiş.
Mart ayının sonu ve Nisan ayının başlarında Hatay''dan, Çukurova''dan Toroslara, Maraş''a doğru yollara düşeceksiniz. Hatay''ın Altınözü, Yayladağı görülmeye değer şimdi. O ekin tarlalarının rüzgârla dansına dalıp gidecek, yemyeşil ekinlerin, yemyeşil, dalgalı bir deniz gibi düzlerde ve yamaçlarda akışını seyre dalacak, sarhoş gibi naralar atacaksınız. Yayladağı''nda gelincik tarlalarında düğün tutar gibi oyuna duracak, kendinizden geçeceksiniz.
Yılanlı kaleden Çukurovayı seyrettiniz mi hiç? Toprakkaleye çıkıp ağladınız mı?
Maraş''a, ah o Maraş''ın Başkonuş yaylasına çıktınız mı? Oradan Andırın yollarına düşüp ufukların sihrine kapılıp gittiniz mi? Yolunuza çıkan kuzuları, oğlakları kovaladınız, boyunlarına sarılıp sarılıp ağladınız mı? Süt kokan, güneş kokan ağızlarını kokladınız mı?
Ah Tekir yaylası ah!
Ah Ahırdağları, Engizek dağları, Nurhak dağları ah!
Neredesin Salavan dağım, Böyük kuz''um, Çiriş kuz''um, Yassı dağım neredesin?
Hey dağlar neredesiniz? Rüzgârlar şimdi oralarda bir başka eser. Karlar erir, sular bir başka çağlar. Çobanlar bir başka havadalar.
Ah zalim şehir, zalım hayat ah! İnsan ruhu burada bir başka ağlar.
Hey gidi göçmen kuşlar hey! Birer hayal, birer masal olmuşlar hey! Hapishanelerimize de uğrayın ne olur. Şehrimizin üstünden döne döne geçin, ama biraz fazla dönün ne olur, biraz fazla dönün.
Anadolumun her köşesi ayrı bir âlem. Gezilip görülmeye değmeyen bir yeri yok gibi. Deniz kıyıları mı, ırmak ve göl bölgeleri mi, dağları ve yaylaları mı, hangi tarafı görülmeye değmez ki?
Tabiat güzelliği, o kadar katledilmesine, gadre uğramasına rağmen hala zalim sahiplerine kendisini cömertçe sunuyor. Allah''ın birer lütfu olarak duruyor. Her mevsim ayrı bir zenginlikle bezenmiş olarak duruyor.
Tarih zenginliği, her türlü vefasızlığa, ihanete rağmen ben size yeterim diyor.
Ey güzel kuşlar! Bu bahar, oralara, oralara da selamlar götürün.
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.