Yazarlar İnsan olana demokrasi dersi gerekmez

İnsan olana demokrasi dersi gerekmez…

Mehmet Metiner
Mehmet Metiner Gazete Yazarı
Abone Ol Google News

Niyetim demokrasi dersi vermek değil.

İnsan olana demokrasi dersi gerekmez.

Evvela insan olmak gerek.

Sureten değil sireten…

Biçimsel olarak insan olmak yetseydi insanlık bu kadar sükut etmezdi.

İnsanlık yerlerde sürünüyorsa bu özü itibariyle insan olamamanın bir sonucudur elbet.

İNSAN OLMAK, NE DEMEK?

İnsan olmak iki anlam içerir:

Birincisi, doğuştan eşitliğe inanmayı.

İkincisi, diğer hemcinslerinle ünsiyet içinde olmayı.

Bileceksin ki senin diğer insan kardeşlerinden hiç bir üstünlüğün yoktur.

Peygamberimiz’in (sav) Veda Hutbesi’nde dediği sözlere koşulsuz iman etmenin yanısıra düşünce biçimini ve hayat tarzını da buna göre tanzim edeceksin.

Şöyle diyor yüce Peygamberimiz:

“Hepiniz Adem’in çocuklarısınız. Adem ise topraktandır. Üstünlük ancak takva iledir.”

Bileceksin ki insanlığı oluşturan temel faktör, ünsiyettir. Ünsiyet üzre olmaktır.

İnsan kardeşlerini şu veya bu nedenle peşin peşin kaskatı önyargılara yaslanarak ötekileştirdiğin, hele de imha edilmesi gereken düşman olarak gördüğün andan itibaren insanlıktan da çıkmış olmakla kalmaz indanlığı da öldürmüş olursun.

Ünsiyet, hemhal olmayı gerektiren insanlık halidir. Lafla olmaz, pratikle anlamlıdır.

O yüzden asıl sorun insan olabilmekte.

Ve dahi insan gibi davranabilmekte.

Kadın insan ve erkek insan olmakta.

Kendini diğer insan kardeşlerinden üstün görmemekte.

Onlarla ünsiyet halinde olup onlarla kendini çoğaltabilmekte.

Bütün bunları yapamıyorsan insanlık küser gider.

İnsan, insanın ideolojik canavarına dönüşür.

Sonra da herkes bir diğerine yani kendi ötekisine demokrasi üzerinden ders vermeye kalkışır.

DEMOKRASİ, İDEOLOJİK HUSUMETİN KALKANI DEĞİLDİR

Demokrasi bir tür ideolojik kalkana dönüştürülmek isteniyor.

Bilesiniz ki ötekine karşı ideolojik bir zırha bürünerek savunulan demokrasi, gerçekte demokrasinin köküne kibrit duyu döken bir gayrı insani husumetin adıdır.

Bir başka deyişle, kendi ideolojik husumetlerini ötekine demokrasi üzerinden kusanlar demokrasinin de insanlığın da katilleridirler.

Demokrasi ne bir dindir, ne bir ideolojidir ne de bir yaşam tarzıdır…

Demokrasi, vatandaşlara din, ideoloji ve yaşam tarzı dayatan bir yönetim tarzının adı değildir.

Tersine demokrasi bütün farklılıkları bir arada barış içinde tutmaya çalışan ve tüm farklılıklara karşı eşit mesafede durmayı öngören bir yönetim anlayışının adıdır.

Demokrasinin hür ve eşit vatandaşları vardır.

Gayrısı diktatörlüktür.

Devlet eliyle din, ideoloji ve yaşam tarzı dayatan yönetim sistemlerinin adı diktatörlüktür.

İnsanların birbirleri üzerinde ideolojik tahakküm kurmadan, arkasına aldığı çoğunluğa dayanarak iktidar gücüyle zorla yukarıdan aşağı hiç kimseye din, ideoloji ve yaşam tarzı dayatmadan bir arada barış içinde yaşamayı sağlayan bir yönetim anlayışının adıdır demokrasi.

Demokrasinin ne beyaz efendileri vardır ne de zenci köleleri.

Bir kısım vatandaşların doğuştan gelen eşitliğe ters diğer vatandaşlara karşı imtiyazlı olduğu bir yönetimin adı demokrasi olamaz.

Sureten demokrasi olsa bile sireten demokrasi olmaz.

Sureten insan olan herkes nasıl ki sireten insan değilse demokrasi de aynen öyledir.

KENDİN İÇİN NE İSTİYORSAN BAŞKALARI İÇİN DE ONU İSTE!

Demem o ki kural gayet açıktır:

Kendin için ne istiyorsan öteki için de onu isteyeceksin.

Temel hak ve özgürlükler bahsinde kendin için ne istiyorsan herkes için onu isteyeceksin.

Bilesin ki bu konuda kendini imtiyazlı veya üstün gördüğün andan itibaren kendin olmaktan çıkarsın.

Kendine yapılmasını istemediğin hiç bir şeyi başkasına yapmayacaksın.

İnsan olmak bunu gerektirir.

İnsanlık hali budur.

Böyle düşünmüyor ve yaşamıyorsanız sizin demokrasi anlayışınız da pratiğiniz de size benzer.

Demokrasiyi kendinize benzettiğinizde de yeryüzünü cehenneme dönüştürürsünüz.

Beyaz ve üstünlükçü zihniyetin hala kılık kıyafet üzerinden üstelik de bilimsellik kılıfına da büründürülerek yeniden karşımıza çıktığı bu günlerde bunları yazma gereği duydum ki birbirimizin canavarına dönüşmeyelim.

HALA MI KILIK KIYAFET?

“Başı açık bir kadın şu işi yapamaz!” biçiminde bir laf duysaydım vereceğim tepki her neyse başörtülü kadınlar için denilenlere vereceğim tepki aynı olurdu bilesiniz.

Değilse tersinden ötekinin aynısı olmuş oluruz ki şikayete de hakkımız olmaz.

İlkeli olmak lazım.

Ama her şeyden evvel insan olmak lazım.

Gerisi kendiliğinden gelir.

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.