Bayram yazısı değildir

00:0016/10/2013, Çarşamba
G: 9/09/2019, Pazartesi
Ömer Lekesiz

Bayramınız kutlu olsun.Bu yazı için bilgisayarı açmaya hazırlanırken asıl niyetim, diğer yazarlar gibi bir bayram güzellemesi yapmak ve biraz da buna yaslanarak –yerli, yersiz kullanılan- kutsal, kutlu terimleri arasındaki farklara dikkat çekmekti.Doğrusunu isterseniz benim bayramlarla başım hoş değildir. Yatılı olarak okumuş birçok kişi gibi galiba bayram sevmezlik sendromuna tabiyim.Bayram yaklaşırken, yatılılıktan kalma, parasızlık yüzünden eve gidemeyeceğim –dolayısıyla babamı göremeyeceğim-

Bayramınız kutlu olsun.

Bu yazı için bilgisayarı açmaya hazırlanırken asıl niyetim, diğer yazarlar gibi bir bayram güzellemesi yapmak ve biraz da buna yaslanarak –yerli, yersiz kullanılan- kutsal, kutlu terimleri arasındaki farklara dikkat çekmekti.

Doğrusunu isterseniz benim bayramlarla başım hoş değildir. Yatılı olarak okumuş birçok kişi gibi galiba bayram sevmezlik sendromuna tabiyim.

Bayram yaklaşırken, yatılılıktan kalma, parasızlık yüzünden eve gidemeyeceğim –dolayısıyla babamı göremeyeceğim- korkusu yıllar yıllar ötesinden gelip aklıma yeniden yapışmaka yetinmez, beni tanımsız bir sıkıntının içinde çekerek bayram sonuna kadar da etkisini sürdürür.

Ama sonuçta bayramdır, hele hele kurbansa bayrama konu olan onun hazzından uzak kalmanın hiçbir mazereti olamaz.

Çünkü inancımızın temel esasıdır kurban, onu inancımızın dışına çektiğinizde bir Yahudi"den, bir Hıristiyan"dan hiçbir farkımız kalmaz; kendini Allah"a adayabilme düşüncesinin bittiği noktada İlahi olanla ilişkimiz de biter ve artık başıboşluğun, belhumadal olmanın eşiğine oturuveririz.

Bunları düşünerek bilgisayarı açtığımda, yazımı yazmaya başlamak yerine önce sosyal medyaya bir uğradım. Oradan, Vehbi Başer Hocamın bizzat tanığı olduğumuz şu vahşet ve nisyan zamanıyla ilişkili olarak bayram üzerine yazdığı zehir zemberek olumsuzlamayı, ikazı okuyunca, açıkçası bayram güzellemesi yapmaktan –mahut sendromu da aşıp- suçluluk duyarak vaz geçtim.

İlahiyat kökenli akademisyen bir sosyolog olarak, katılmadığım görüşlerine bile benim için ufuk açıcı olması bakımından değer verdiğim Vehbi Başer"in yazdıklarını aynen aktarayım, sonra kendi diyebileceklerimi derim:

"Ah Dostlar,

Bayram diyorsunuz,

Putlar Karargâhı haline getirilmiş Allah"ın Evi"ni mi temizlediniz de bayrama erdiğinizi sanıyorsunuz!

Ah Dostlar,

Allah"ın Evi"ni haccedenler arasında, Ev"in destûrunu çiğneyen densizlere bir kefaret kılınan Kurban"ı, "hepimiz densizlikte pay sahibiyiz" der gibi yeryüzünde sizden olan herkese vâcip kılıyor; bununla bayram ediyorsunuz!

Yeryüzündeki açları hatırlıyor, kurbanlarınızın etlerini onlara göndererek hayır işlediğinizi sanıyorsunuz; oysa pay alarak katıldığınız yeryüzü soygunu nedeniyle çıplak ve aç kalmasına yol açtığınız insanlara yıl boyu baksanız, yine de soygundan payınız kadar ebedî azaptan kurtulamayacağınızı göremiyorsunuz!

Ah Dostlar,

Bir tek kurban boğazlarken dininizde Allah"tan başkasını anmıyorsunuz; bunun dışında Allah"ı tek başına andığınıza tanığınız var mı? Bu çok temel bir çelişki değil mi, göremiyor musunuz? Dininizde Allah"a ortak ettiklerinizi kurbanlarınızı boğazlarken de O"na ortak etsenize, ne duruyorsunuz!

Değil kurban kesip Bayram etmek, Hacca bile, Suudî pespayelerini protesto edip gitmemeniz gerekirdi; sâlih kulların günündeki gibi hacıları karşılayıp bayram yapmayı haketmek için onları işgâl altında bulundurdukları Hürmet Yurdu"ndan sürüp çıkarmak ve bu Hürmet Yurdu"nu sadece Allah"a iman edenler için atalarınızın putlarından temizlemek için mehdi beklemezdiniz!

Ah Dostlar,

Ümmetiniz zillet yurtlarında acılar içinde kıvranırken Rabbinizin "iman ettiniz diye sınanmayacağınızı mı sanıyorsunuz" tehdinin bir gereği olarak sınamak için size bahşettiği bu fırsatı böyle bayram-seyran hovardaca harcayarak sevap işlediğinizi mi sanıyorsunuz? Günahların En Büyüğü"nden arınmaksızın dinsel turizm yapıp et dağıtarak işlediğiniz küçük sevaplar, Diriliş ve Yargı Günü"nde hepiniz için utanç kanıtı olarak yüzünüze vurulacak, anlamıyor musunuz!

Ah Dostlar,

İbrahim"in dinine sığar mı haccınız, kurbanınız, bayramlarınız; nasıl da körsünüz böyle!

O"nu bırakıp sığındıklarınız nasıl da müzeyyen kılıyor size akılsızlıklarınızı!

Bilin ki bu rahat ve huzurunuz size tanınmış bir avanstır; Allah güçlü kullarını üstünüze göndermeyi erteliyor; O Gün iş işten geçmiş olacak!

Size "bırakın bayram yapmayı da şu Gazap Çoğaltan zavallılığınızı idrak edin" diyenlere kulak verin!

Belki birgün bayramı hak edeceğiniz bir yola adım atarsınız!"

Başer"in duyguları, düşünceleri, itirazları, ikazı böyle.

Ben ne diyebilirim?

Şunu diyebilirim belki: En azından dışımızdakilere karşı bir yenilmişlik, bir ricat görüntüsü vermeyelim diye kurbanımızı keselim, bayramımızı yapalım ama Başer"in dile getirdiği hususlara da lütfen dikkat kesilelim; bayram yaparken biraz olsun utanalım ki, Rahman ve Rahim Olan"ın merhametini umabilelim.