Ölüm pozları

00:0030/09/2014, Salı
G: 12/09/2019, Perşembe
Ömer Lekesiz

ABD"nin ilk Kuveyt çıkarmasından hemen önce medyaya servis edilen fotoğrafı hatırlarsınız."Saddam ham petrolu Kuveyt sahiline akıtarak kendisini korumak için büyük çaplı bir çevre katliamını göze alıyor" şeklindeki haberi tamamlayan, güya Kuveyt sahilinde kanatları ham petrole bulanmış iki ölü martının ya da ördeğin fotoğrafı...Günlerce televizyon ekranlarını, gazete sayfalarını işgal eden bu fotoğrafı ilk gördüğünde onun "düzmece" bir fotoğraf olduğunu kaç kişi keşfetmiştir bilemiyorum ama başta

ABD"nin ilk Kuveyt çıkarmasından hemen önce medyaya servis edilen fotoğrafı hatırlarsınız.

"Saddam ham petrolu Kuveyt sahiline akıtarak kendisini korumak için büyük çaplı bir çevre katliamını göze alıyor" şeklindeki haberi tamamlayan, güya Kuveyt sahilinde kanatları ham petrole bulanmış iki ölü martının ya da ördeğin fotoğrafı...

Günlerce televizyon ekranlarını, gazete sayfalarını işgal eden bu fotoğrafı ilk gördüğünde onun "düzmece" bir fotoğraf olduğunu kaç kişi keşfetmiştir bilemiyorum ama başta Amerika ve Avrupa olmak üzere dünyanın birçok yerinde muhtelif yığınların o fotoğraf üzerinden "Saddam (ve dolayısıyla askerleri), kuşları öldürdükleri için kuş gibi öldürülmeyi hak ediyorlar" yargısıyla, ABD"nin Irak"a saldırısına ve nihayetinde uçları bugünlere ulaşan bir dizi olaya psikolojik destek verdiğini iyi biliyorum.

Nitekim o gün kuş ölüsünü Saddam"ı kuş öldürür gibi öldürmeye ruhsat saymış olan ABD"nin bölge insanını da aynı şekilde kıyıma uğratacağı daha "demokrasi vaadi"nden belliydi ama demokrasi havarilerinin sesi çevrecilerin sesiyle birleşince haklı itirazın, uyarının da daha ilk günden hiçbir hükmü kalmamıştı.

Söz konusu ölü kuş pozunun bugün tekrarlanması hiç inandırıcı olmayacağından ABD yeni bir "ölüm pozu"nu devreye koydu. Şimdikinde hedef doğrudan insan da değil, sadece Batılı insan! Üstelik ölü kuş pozunda hedef Saddam ve askerleri iken, yeni ölüm pozunda hedef İslam ümmeti!

Yine ilk ölüm pozunda Saddam"ı bitirmek şeklinde tek bir maksat güdülürken yeni ölüm pozunda çifte bir maksat söz konusu:

1-Güya "insan düşmanlarını" ortadan kaldırmak üzere ABD"ye dünya çapında psikolojik destek verilmesini sağlamak,

2-İslam ümmetini Batılı insanın biricik düşmanı olarak göstererek İslamofobyayı dünya geneline yaymak.

İlk olayda olduğu gibi şimdi de çevremdekilerin tepkisini yeni fotoğraftan ölçmeye çalışıyorum. "Ölüm pozu"nu ekranda ya da gazete sayfasında görenlerin ilk tepkisi şu yönde oluyor: "İnsan öldürülür mü; hele hele insanı öldüren Müslüman olabilir mi?"

Öte yandan ürettikleri nifak, milletin istikrarına yönelttikleri tecavüz sanki ölümden daha iyiymiş gibi bir tutum takınan Haşhaşi medyasının aynı minval üzere yazılar döktürmesi de sıradan insanla, körleştirilmiş ezberci entelin eşitlenebilme rahatlığına çıkıyor.

Sahi Müslüman adam öldürür mü?

Evet öldürür. Müslüman olanın adam öldürmesi söz konusu olmasaydı Şari adam öldürmeyi yasaklamazdı.

İster cahil, ister alim olsun "Müslüman adam öldürmez" diyenlerin ya genelde insanlık özelde İslam tarihinden haberleri yoktur ya da ABD yandaşlığı başta olmak üzere belli maksatları kollayarak böyle söylüyorlardır.

Buradan baktığımızda:

1-IŞİD mühürlü ölüm pozuna göre "Müsüman adam öldürmez" diyorsak IŞİD"i Müslümanlarla birebir ilişkilendiriyoruz demektir ki, bu durumda kastedilen Müslüman"dan alınacak bilginin öncelenmesi ve buna göre hüküm verilmesi zorunludur.

2-Yok, "Müslüman adam öldürmez, IŞİD adam öldürdüğü için Müslüman değildir" diyorsak, Müslüman olduklarını söylemekle kalmayıp bunu Kelime-i Şehadet"le pekiştirenleri Müslüman saymama hak ve yetkisine sahip olmadığımızı bilmek zorundayız.

3-"IŞİD, el-Kaide içinden ABD ve İngilizler eliyle yaratılmış yeni bir taşerondur" diyorsak, ölüm pozunu ABD, İngiltere ve İsrail"e nispet etmemiz gerekir ki, bu durumda da konunun yönü değişmiş, Müslümanların bununla ilgili sorumluluğu farklılaşmış olur.

Kendi adıma öncelikle ölüm pozunun yukarıda belirttiğim gibi, çift maksatlı olarak kullanılışından eminim. Bu bağlamda "Müslüman adam öldürür mü?" sorusu kadar "Müslüman adam öldürmez" cevabının da yersizliğine ve gereksizliğine inanıyorum. Gerek Fıkıh"ta adam öldürmenin gerekse Fıkıh"a aykırı olarak adam öldüren Müslümanın hükmünü ABD"ne "yeni cinayetleri işleme ruhsatı" verilmesi kapsamında konuşmaya kalkışmayı şeriata karşı yapılabilecek en büyük hürmetsizlik olarak görüyorum.

Çünkü bilgide açıklık, delilde denklik esastır. IŞİD"i ABD"nden bağımsız olarak konuşmanın imkansız olduğu yerde "Müslüman" kelimesini bol keseden kullanmak, açık bilgiyi ve delili doğrudan bulandırır.

Bu manada "şahsi" itirazım da gayet açıktır: ABD"ne ömrümün hiçbir saniyesinde güvenmedim, şimdi de güvenmiyorum, gelecekte de güvenebileceğimi hiç sanmıyorum. Japonya, Vietnam, Kore, Pakistan, Afganistan, Suriye, Filistin, Mısır, Irak, İran... Eline nerdeyse hemen her milletin kanını bulaştırmış olan ABD"ne öncelikle salt "insan olduğum için" güvenemem. Dolayısıyla bu kanaatle, şu an bölgede olup bitenlere bir "ölüm pozu" üzerinden değer biçmenin, yorum getirmenin ve çözüm aramanın mezkur karartmadan kaynaklandığına inanıyorum.

O "ölüm pozu" Haşhaşileri ve kendilerini iktidarın kararlarına göre vaziyet almaya mecbur hisseden kimi partili yazarları IŞİD aleyhine, ABD lehine ikna edici olabilir.

Ama o poz benim için son tahlilde IŞİD mühürlü olsa bile bir ABD üretiminden ve İslamofobyayı yaygınlaştırma aracından ibarettir.

twitter.com/OmerLekesiz