
Son oturum da yine bu maksatla yapılmış olup, İsrail’in saldırıları ve Orta Doğu’daki gelişmeler hakkında TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un, “Milli güvenlik sorunu olarak gördüğümüz İsrail’in bölgedeki yayılmacı politikalarına karşı TBMM olarak birlik beraberlik içinde emin adımlarla ilerlemeliyiz.” vurgulu açış konuşmasını takiben Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ve Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler Meclis’i bilgilendirdiler.
PKK terör örgütünün siyasi uzantısı olan parti ile onun müttefiki olan ana muhalefet partisinin bulunduğu ortamda kim neyi ne kadar konuşabildi bilmiyoruz, 10 yıl boyunca da bilemeyeceğiz.
Bu gizli oturumla ilgili olarak bizim dikkatimizi çeken asıl şey ise ana muhalefet partisi başkanının oturum sonrasında sarfettiği şu sözlerdir:
“Biz kapalı oturumda (…) akşam haber kanallarında dış politika konuşanların, askeri strateji konuşanların verdiği bilgilerden bir fazlası söylenmedi. Türkiye, Erdoğan’ın söylediği sözden endişe etmesin, anlattıklarının altını dolduracak bir şey yok, bilmediğiniz bir şey yok. Bugünden yarına Türkiye’ye saldıracaklarına dair hiçbir şey yok. Erdoğan o sözü Türkiye’nin en çok konuşulan konusu yoksulluk, işsizlik, geçim sıkıntısı olduğu için, Türkiye bunları konuşmasın diye İsrail Türkiye’ye saldıracak lafını attı.”
Öte yandan tarih, arketipler üzerinden işler ve kadim kavimler -isteseler de istemeseler de- önceki kuşakların sadece geleneklerini değil, dostlarını ve düşmanlarını da miras alırlar. Çünkü adalet ve zulüm asla unutulmaz; zalimin döktüğü kan asla uyumaz.
“Haçlılar kendilerini başarıya götüren her bir sebebi imkân nispetinde kullandılar. Bunlardan biri de bu imkanlar nispetinde İslam âlemini birbirinden uzak tutmaktı.
Zira bu, Müslümanların bir bütün halinde karşı koymalarına mani oluyordu. Bu sebeple önce iki İslâmî bölge arasında bulunan stratejik öneme sahip mıntıkaları ele geçirmeye çalıştılar.
Irak ile Şam beldelerinin arasında bulunan Urfa bunun bir örneğidir. Daha sonra Şam’ın güneyindeki Kerek ve Şevbek’in ele geçirilmesi de Mısır ile Şam beldeleri arasında irtibatın kesilmesini hedefliyordu.
Bunlar tabii coğrafya ile ilgili çalışmaları. Beşerî coğrafya üzerinde de çalışmalar yaptılar ve o bölgede yaşayan Müslümanlar arasındaki ırkî ve mezhebî mücadelelerini teşvik ve tehditle körüklediler. Bölgedeki bazı güçlerle diğerlerine karşı ittifaklar kurdular. Şiî ve Sünnî çatışması onlara bu hususta yardımcı oldu. Yine bölgede yaşayan Hıristiyan azınlıklarla ittifaka girdiler ve onlarla birlikte bölge halklarına karşı mücadele ettiler. (…)
Haçlı güçleri kendilerini (…) Hıristiyanların müdafileri olarak nitelendirdiler. Hatta Haçlılar Selçuklu tehlikesine karşı Bizans’a yardım etmek üzere geldiklerini ifade ettiler. Yine İslam topraklarına karşı Haçlı seferlerini doğulu Hıristiyanları Müslümanların tasallutundan kurtarmak üzere gerçekleştirdiklerini söylediler.” (Trc.: Şerafettin Şenaslan – Necmeddin Salihoğlu, Ravza, İstanbul 2024)
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.