Cary Grant Başkan ve Burhan Altıntop

00:009/03/2007, Cuma
G: 28/08/2019, Çarşamba
Osman Tanburacı

Galatasaray''a bayılıyorum... Her türlü zorluğa rağmen asaletini bir türlü elden bırakmıyor... Seyrantep, Riva, Ali Sami Yen, Gerets problemlerine rağmen konulara bakış açısı mükemmel. Asla ve asla Fenerbahçeliler gibi ekranlarda kavga etmiyor. Aziz Yıldırım ve Sadettin Saran atışmasını gördükten sonra Galatasaray Başkanı Özhan Canaydın''ı ve Galatasaray camiasını bir kez daha kutladım, “kan yutup kızılcık hoşafı” diyebiliyorlar. Kırılan kolu yen içinde bırakıyorlar ve ne kadar zorlansalar da toplumun

Galatasaray''a bayılıyorum... Her türlü zorluğa rağmen asaletini bir türlü elden bırakmıyor... Seyrantep, Riva, Ali Sami Yen, Gerets problemlerine rağmen konulara bakış açısı mükemmel. Asla ve asla Fenerbahçeliler gibi ekranlarda kavga etmiyor. Aziz Yıldırım ve Sadettin Saran atışmasını gördükten sonra Galatasaray Başkanı Özhan Canaydın''ı ve Galatasaray camiasını bir kez daha kutladım, “kan yutup kızılcık hoşafı” diyebiliyorlar. Kırılan kolu yen içinde bırakıyorlar ve ne kadar zorlansalar da toplumun önünde kavga etmiyorlar. Bu doğrudan doğruya sosyal sorumluluktur. Bunun gerekçesi de Galatasaray Lisesi''dir...

Oradan alınan eğitim insanın doğruyu bulmaktaki özgüveniyle ortaya çıkıyor.

İşte size bir başka örnek;

Galatasaray Yönetimi, Başkanı Özhan Canaydın''a “şu bizim Cary Başkan” diye hitap ediyor. En sorunlu günde bile birbirlerine esprili bir şekilde yaklaşıyorlar.

Çünkü Özhan Canaydın bir zamanların ünlü film artisti “Cary Grant”a çok benziyor.

İki resmi yan yana koyun, kardeş sanırsınız.

Bu kadar benzemek olur.

Sanat açısından bilemem ama ikisi de iyi film çeviriyor.

Canaydın bir yığın sorunun arasında her gün bir plan yapıyor, çünkü eli mahkum. Yönetimin zorluk derecesi dile zarar!

Hal böyle olunca da her gün senaryo yazılıyor. Bunlar masum sloganlar olarak hayata geçiyor;

Star alımları,

On yılda 7 şampiyonluk,

Seyrantepe oluyor,

Riva satılıyor,

Gerets''le bir yıl daha...

Onun için de Canaydın''ın adı “Başkan Cary”ye çıkmış...

Duydum bayıldım...

Aziz Yıldırım ve Saran

Keşke şu Rus oyuncu Besnascih alınmasaydı!

Zaten pek hayretmedi de...

Yel gibi geldi geçti ama Fenerbahçe''de sarsıntısı hala devam ediyor...

Fenerbahçe büyük camia, böyle ufak tefek işlerle uğraşması hoş değil.

Sorun Rus''un transferi değil.

Sorun;

Aziz Yıldırım''ın, Sadettin Saran''ı saf dışı bırakma planları...

Transfer bahane...

Atv''yi hayretle izledim.

Bütün her şey bir yana itildi iki hasım kapıştı;

Aziz Yıldırım ve Sadettin Saran.

Belli ki sorun kişisel, peki Fenerbahçe''nin ne günahı var ki yedi düvele mahcup oluyor!

Üç saat süren programda bakın herkes ne anladı;

Aziz Bey, Saran''a “git bu işi bitir” demiş...

Saran da bitirmiş...

Transferin son günü Rus oyuncunun bonservisi geç saatlerde Fenerbahçe Kulübü''ne faksla gelmiş...

Mesele hallolmuş. Saran başarılı...

Aziz Yıldırım da demiyor ama; diyor ki...

Saran bonservisi aldı ama sahte imzalı bir makbuz getirdi, çünkü parayı Ruslara vermedi, cebe indirdi!

Konuşmalardan cümle alemin anladığı bu!

Vah ki ne vah!

Hiç böyle bir şey olur mu?

Sadettin Saran hiç böyle bir şeye tevessül eder mi?

Hiçbir Fenerbahçeli böyle bir olaya adını karıştırır mı?

Asla inanmak istemiyorum.

Aziz Yıldırım''a bir hatırlatma

Bundan aylar önce Cihan Oskay çıktı buna benzer bir olayı dile getirdi.

Herkes ne dedi...

İnanmayın Cihan Oskay muteber bir adam değildir!

Allah Allah...

Ne tuhaf.

İnsanın bazen aklı karışıyor...

Başkan Yıldırım ve başkanlık yolu kesilmek istenen Saran, lütfen ama lütfen... Sarın sarmalayın bu işi kapatın, şimşekleri daha fazla üzerinize çekmeyin!

Ayıp oluyor.

Ersun Yanal''ı çok önceden söyledim

Hatırlayın bundan iki ay önce bu sütunlarda “Aklın yolu Ersun Yanal” diye başlık atmıştım. Canaydın Başkan doğruyu yapıyor.

Tavşana kaç tazıya tut, diyor...

“Gerets''le mukaveleyi uzattım” diyor.

Ve ortadan kayboluyor.

O sırada Adnan Polat da ortalarda yok. Beşiktaş maçı sonrası her zaman bülbül gibi konuşan Adnan Polat o maçtan sonra kameralardan, mikrofonlardan kaçıyor.

Neden?

Susması gerek de ondan...

Sonraki günlerde ise bu kez;

Adnan Sezgin, Polat Otel''de Ersun Yanal''la konuşuyor.

Yani;

Yanisi şu;

Cary Grant başrolde...

Yeni bir filmin senaryosu hazırlanıyor.

Dr. Civanım çek bir elense BAK''alım

Güreş Federasyonu seçimleri var. Adaylardan biri de civa gibi bir Trabzon uşağı; Dr. Osman Aşkın Bak. 1966 Trabzon doğumlu Bak, civa gibi bir delikanlı... Gözlerine baktığınızda ışık saçıyor. Sanırsınız el verseniz güreş tutacak. Dinamik, bilge ve yürekli. Amacı Türk güreşini uluslararası platforma taşımak. Çatır çatır İngilizce konuşuyor.

İşte Dr. Osman Aşkın Bak''ın hayat akışı;

Kabataş Lisesi (Devlet parasız yatılı bursu), İTÜ, Makine Mühendisi, Universty of Nottingham''da Master, İTÜ Fen Bilimleri''nde Doktora çalışması ve PhD (Doktor Mühendislik)

Görevleri;

Koray İnşaat''ta Mühendislik, Costain Construction plc, Section Engineer, İTÜ Mühendislik Fakültesi Öğretim Üyeliği, İDO A.Ş. Yönetim Kurulu Üyeliği, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Spor Kulübü Başkanlığı.

Osman Aşkın Bak''ın Başkanlığı döneminde güreş takımı; 9 kez Türkiye Şampiyonu, 3 kez Avrupa Şampiyon Kulüpler Şampiyonu.

Güreş sporumuzun başında böyle bir genci görecek olmaktan mutluyum.

Dr. Osman Aşkın Bak''ın CV''sini uluslararası platforma gönderseniz eminim FİLA''ya başkan olur.

Haydi hayırlısı Bak...

Kendine iyi bak!

Alzheimer olan Sarı Naci değildi

1922''de Trabzon''da doğdu, ömrü sarı-kırmızı geçti... Dün eller üzerinde tarihe gömüldü. Sarı Naci olarak bilinen defansın kısa boylu dev adamı Naci Özkaya aktif spor hayatından sonra Galatasaray''ın çeşitli kademelerinde görev aldı, ömrünün son yıllarında Alzheimer hastalığına yakalandı ve hafızasını kaybetti ama aslında insan beyni nisyan ile malul olduğu için unutkanlık hastalığına yakalananlar onu yaşarken en zor anlarında unutanlardı...

Nur içinde yat Sarı Naci.

Mekanın cennet olsun Naci Ağabey...

Tarih seni unutmayacak.

Florya''da bir başka ünlü

İdman sahası Florya''da da bir başka ünlü dolanıyor... Onun da adı “Burhan Altıntop.” Kim bu derseniz bütün senaryoları hayata geçiren; Adnan Sezgin.

İnanın bunları laf olsun diye yazmıyorum. Çok hoşuma gitti.

Hayatta en güzel şey ironik davranışlardır.

Adnan Sezgin''e lakap arasan bundan iyisi olamaz.

Bravo Gerets''in çocukları... Hay ömrünüz uzun olsun...

Lakap “cuk” oturmuş...

Dünya G.Saraylı Kadınlar Günü

Dün 8 Mart''tı...

Bütün kadınların Galatasaraylı olduğu ortaya çıktı.

Çünkü;

Bütün analar “aslan gibi evlat” doğurmaya devam ediyor...