
Türkiye dahil bütün dünya Aden körfezindeki Somalili korsanların gemi kaçırma eylemlerini konuşuyor.
Somali 7 milyon nüfuslu küçük bir Afrika ülkesi. Yaklaşık 20 yıldan beri büyük bir istikrarsızlık yaşıyor. Halkın değerlerine karşı savaş açan dikta yönetime karşı sonunda isyan başlamış uluslar arası gücün müdahalesine rağmen bir sonuç alınamamıştı.
Bugün ülke paramparça olmuş.. Çok sayıda bölgesel hükümetler oluşmuş. Mal güvenliği yok o yüzden ticaret ölmüş. Can güvenliği yok o yüzden 1 milyon insan vatanını terk etmek zorunda kalmış. Eli silah tutan, çevresi olan, gücü olan ancak ayakta kalabilmiş. Kimi açlıktan kimi meslek edinmek sebebiyle çalıp çırpıyorlar yol kesiyorlar haraç alıyorlar.
Aden körfezi ve Somali açıklarından geçen gemilerin kaçırılmasının altında yatan gerçek sebep Somali''deki siyasi istikrarsızlık.
Çok sayıda bölgesel güç, kontrolsüz silahlı gruplar, çeteler vs.
Dünyanın en önemli deniz yollarından biri üzerinde cereyan eden gemi kaçırma olaylarına her ne kadar gazeteler korsanlık diyorlarsa da denizcilik hukukunda bunlara korsan denmiyor bizim denizcilik müsteşarımızın söylediği gibi deniz haydutları!
Canım ufak bir ülkenin deniz haydutlarından bize ne diyemiyor kimse. Çünkü kaçırma eylemlerinin yapıldığı bu yol, yıllık 16 bin tankerin ve Avrupa''ya giden petrolün dörtte birinin dahası dünya ticaretinin onda birinin geçiş güzergahı.
Hayati bir bölge. ABD''yi de AB''yi de yakından ilgilendiriyor.
Geçen sene Eylül ayında AB''nin dönem başkanı olarak Nikola Sarkozi bölgedeki savaş gemilerinin koordinasyonu için ATLANTA adını verdiği bir savunma sistemi başlatmıştı. ATLANTA bölgeden geçen tankerlere hem eşlik etmek hem de onları korumak için koordinasyon sağlayacaktı. Başarılı olamadı. Somali sahili 3700 km. uzunluğunda. Bölgede görev yapan savaş gemilerinin sayısı ise 20''yi bile bulmuyor.
ABD Genel Kurmay Başkanı, korsanların uzmanlaştıklarını çok mükemmel silah kullandıklarını ve kusursuz taktikler uyguladıklarını söylemişti. Evvelki gün Beyaz Saray''dan yapılan açıklamada da herkesin başının çaresine bakması önerildi.
Çünkü korsan diye anılan bu örgüt ya da örgütler vur kaç yapıp kaybolan küçük çeteler değil. Hava savunma sistemleri dahil her türlü modern silahlarla donatılmış hatta füze fırlatma sistemlerinin dahi bulunduğu büyük komuta gemilerine sahip tam teşekküllü bir örgüt. Korsan sayısının 11 bin civarında olduğu tahmin ediliyor. Komuta gemilerinden onlarca sürat teknesiyle yola çıkıyorlar ve hedefteki gemiyi bir şekilde ele geçirip tek taraflı bağımsızlık ilan etmiş olan bölgelee götürüyorlar. Fidye aldıklarını bırakıyorlar.
Hatta Somali korsanlarının sözcüsü S. Ali Washington Post''a yaptığı açıklamada, kendilerini Somali''nin sahil güvenliğini sağladıklarını söylüyor ve “Biz sularımıza atıklarını boşaltan şahısları gördüğümüz gibi sularımızda dolaylı olarak avlananları da görüyoruz onlara asla izin ermeyeceğiz.” gibi masum gerekçeler de gösteriyorlar. Merkezi hükümet çöktükten sonra bölgelerini korumak isteyen balıkçıların örgütlenerek bu güce ulaştıkları söylense de gemi kaçırma eylemlerini düzenleyenlerin eski deniz askerleri olduğu fikri ağır basmaktadır. Edinilen bilgilere göre maaş alamayan askerler ve polisler bu işlere soyunmuşlar. Şimdi lüks içinde yaşıyorlar. Çünkü sadece bu sene aldıkları fidye 30 milyon dolar civarında. Yaşadıkları bölge halkına yardım ettikleri ve bölgesel hükümete de pay verdikleri gelen bilgiler arasında.
2008 yılında 92 gemi kaçırma eylemi düzenlenmiş. Bunlardan 36''sı başarılı olmuş. 14 gemi ve 243 gemici halen korsanların elinde rehin. İki de Türk gemisinin ellerinde olduğu malum. İsrail ve ABD gibi bazı ülkeler bölgeden geçen gemilerinde silahlı korumalar ve yeterli cephane bulundurduğu için her gemiyi ele geçiremiyorlar! Geçirdiklerinden de yüklü miktarda fidye alıyorlar.
Gemilerin tutulduğu yer belli olmasına rağmen müdahale edilememesinin temelinde ise yasal boşluklar ve korsanların pazarlık gücünün yüksek olması yer alıyor. Korsanlara terörle mücadele kapsamında müdahale edilemiyor çünkü işledikleri suç deniz cürümlerine giriyor. Ayrıca Uluslar arası Denizcilik Bürosu''nun açıklamasına göre korsanlar öldürme tehditlerini korkmadan infaz eden silahlı haydutlar olarak tarif ediliyor. Son Suudi gemisinin (Suudi Arabistan''ın günlük petrol üretiminin dörtte birini taşıyormuş) kaçırılmasından sonra pazarlık güçlerinin daha da arttığı söyleniyor.
Kızıl deniz''e sahili olan ülkelerin yaptığı olağanüstü toplantıdan da pek bir şey çıkmış sayılmaz.
Sorun gemileri kurtarmak değil sorun gemilerin kaçırılmasına son vermek ve yol güvenliğini sağlamaktır. ABD ve AB bu güvenliği sağlamaktan aciz kalmıştır. Şimdi Rusya bölgeye savaş gemisi gönderiyor.
Dikkat çeken çok önemli bir ayrıntı var. O da 2006 yılında gemi kaçırma olaylarının önemli ölçüde azalmasıdır. Çünkü 2006 yılında İslam Mahkemeleri Birliği ülkede güvenliği sağlamış çetelerle ve kaçakçılarla mücadele etmiş ve ülkeye siyasi istikrar getirmişti.
Fakat bu istikrarı hazmedemeyen çıkar çevrelerinin çabaları sonucu Etopya ordusu geçen sene Somali''ye saldırdı. İslami Mahkemeler Birliği yönetimi hezimete uğradı ve siyasi istikrarsızlıkla birlikte korsanlık ta yeniden başlamış oldu. Şimdi istikrardan bahseden ABD o zaman Etopya''nın elini tutabilirdi!
Uluslararası güçlerin ve bölge ülkelerinin kaçırılan gemileri kurtarmaları sorunu çözmüyor. Sorunun çözümü Somali''nin istikrara kavuşmasındadır. Ama bu istikrar ABD''nin istediği değil Somali halkının istediği istikrardır!
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.