
1917 İhtilali Rusya’da genel bir düzen sorununun ortaya çıkmasına neden olur. Devlet mekanizması çökmeye yüz tuttuğu için Birinci Dünya Savaşı’nın şartlarında önemli değişiklikler yaşanmaya başlanır. Karmaşanın hâkim olduğu bu dönemde esir Türk askerleri farklı yolları kullanarak Anadolu’ya doğru yönelirler. İnanılmaz uzak mesafeleri aşmanın bizzat kendisi filmlere konu olacak türdendir. Sibirya’ya sürgün olarak gönderilen Türk subaylarından bazıları Türkistan’a kadar giderler. Özbek münevverlerinin de yardımı ile Hazar üzerinden Bakû’ya ulaşmayı başaranlar, Azerbaycan’dan Anadolu’ya geçeceklerdir. Fakat Ermeni çetelerinin muazzam bir katliama hazırlık yaptığını öğrenirler. Kafkasya’daki bağlantıları aracılığı ile bölgesel gelişmeleri takip eden Osmanlı istihbaratı Büyük Savaş’ta aynı başarıyı gösterememiştir. Kaynaklarla irtibat kopunca gelişmelerden haberdar olmak mümkün olmamıştır. Bilgi akışının kesilmesinin sonuçları yıkıcı olacaktır. İhtilal şartlarında köylerine koşan Rus askerlerinin geride bıraktığı silahlar Ermeni ordusunun ve çetelerin eline geçmektedir. Ermeni ordusu ve çeteler katliam hazırlığındadır.
Türk coğrafyasını Doğu Anadolu ile sınırlı tuttuğumuz için büyük güçlerin Ermenistan’ı kurmakla ulaşmak istedikleri hedefler hakkında kapsamlı bir fikre sahip olmadığımız açıktır. Bunun bir sonucu olarak Güney Kafkasya ve Anadolu’yu farklı birimler halinde düşünüyoruz. Hâlbuki Ermeni terörünü kurumsallaştıran büyük güçler, Sivas taraflarından başlayarak Bakû’ya kadar uzanan geniş alanı bir bütün olarak düşünerek geleceğe yatırım yapmaktaydı. Ermeni çetelerinin bu geniş alanda yapacağı bir katliam, coğrafyanın Türk ve Müslüman unsurlardan arındırılmasına yol açabilirdi. Enver Paşa, Sibirya sürgününden yurda dönmeyi başaran Türk subaylarının verdiği istihbaratın önemini hemen kavramış ve hazırlıklara başlamıştır. Kafkas İslam Ordusu kurulur ve Bakû’nun kurtarılması için canla başla mücadele edilir. 1918’de Türk subaylarının bakış açısının 1990’lara göre çok daha geniş olduğunu söyleyebiliriz.
Türk Ordusu, Doğu Anadolu’da Ermeni çetelerin katliamlarını durdurmaya başladığında eş zamanlı olarak Kafkas İslam Ordusu için de harekete geçilir. Ne yazık ki Ermeni çetelerin Doğu Anadolu’daki katliamlarını durdurmakta gecikmeler yaşanır. Bu durum Azerbaycan için de geçerlidir. Ermeni terör örgütleri hem Doğu Anadolu’da hem de Güney Kafkasya’da dehşet duygusunu yaşatmak istemişlerdi. Coğrafyamızı Türk ve Müslüman unsurlardan arındırarak Kolonyalist Avrupa’nın güdümünde bir arazi bütünlüğü oluşturacaklardı. Aynı bölgenin arazi bütünlüğü fikri Türk entelektüellerinde gelişmemiştir. Güney Kafkasya Türkleri de benzer bir entelektüel körlükle maluldürler. Azerbaycan heyeti ile görüşülürken Halil Paşa (Menteşe) da vardır. Coğrafyaya dair bir fikre sahiptiler ve bu durum onların hızlı hareket etmelerini sağladı.
1918’de Doğu Anadolu ve Güney Kafkasya’da Ermeni çetelerinin terör faaliyetlerini gizleyemediler. Bu, 1915 Olayları için de geçerlidir. 1970’larde ASALA terör örgütünün Türk diplomatlarına yönelik vahşice saldırılarını örtbas edemediler. Aynı şekilde 1990’ların başında Dağlık Karabağ’ın dâhil olduğu Azerbaycan topraklarında Türk ve Müslümanlara yönelik katliamlar da gözlerden uzaklaştırılamadı. Daha da gerilere gidildiğinde Ermeni çetelerinin terör faaliyetlerinde bir devamlılık olduğu anlaşılır. Birinci Dünya Savaşı’nda Ermeni çetelerin Türk ve Müslümanlara yönelik katliamları Batı ülkelerinin kolonyalist politikalarının bir sonucuydu. Bu durum 1990’lardaki Yeni Haçlı Seferleri için de geçerlidir. Yaklaşık kırk yıldır PKK terör örgütünün de Batı güdümündeki bir terör yapılanması olduğunu göz önüne aldığımızda arazi bütünlüğünün kırılmak istendiği daha iyi anlaşılır. Nitekim PKK ile Suriye’nin kuzeyinde, Akdeniz’e ulaşan bir terör koridoru inşa etmek istemişlerdi. Türk ordusu geçmişte olduğu gibi bütün bu emelleri durdurmayı bildi.
ABD coğrafyamızdaki çıkarları açısından Ermeni çetelerine, PKK ve FETÖ gibi yapılara yoğun bir destek vermektedir. Ne yazık ki bu süreç 1850’lere kadar gider. Türkiye ve Azerbaycan, kırk dört günlük savaş ile Azerbaycan topraklarındaki Ermenistan işgaline son vermenin yanında coğrafyamızın arazi bütünlüğünü de sağladı. Hadiselerin seyrinin değiştiği açıktır.
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.