Balıkçıda çekilen fotoğraf karesine kimler girdi!

04:0031/01/2022, Pazartesi
G: 31/01/2022, Pazartesi
Selçuk Türkyılmaz

Liberal muhafazakârlar, bu sefer, İmamoğlu’nun İstanbul’u karlar altında bırakmasına değil de balıkçıda “dış güçler”le iş tutarken yakalanmasına içerledi. Kimi, fotoğrafların gayr-i hukukî yollardan ele geçirildiği kimi de yardımcısının kişisel bilgilerinin sızdırıldığı iddialarına odaklandı. Kimi de kar altında kalmanın ortak yön olmasına binaen yeni havaalanında çöken bir çatıya yöneldi. Bunlar arasında Anadolu’da da bazı şehirler kar altında kaldı diyenlerin ne demek istedikleri tam olarak anlaşılmadı

Liberal muhafazakârlar, bu sefer, İmamoğlu’nun İstanbul’u karlar altında bırakmasına değil de balıkçıda “dış güçler”le iş tutarken yakalanmasına içerledi. Kimi, fotoğrafların gayr-i hukukî yollardan ele geçirildiği kimi de yardımcısının kişisel bilgilerinin sızdırıldığı iddialarına odaklandı. Kimi de kar altında kalmanın ortak yön olmasına binaen yeni havaalanında çöken bir çatıya yöneldi. Bunlar arasında Anadolu’da da bazı şehirler kar altında kaldı diyenlerin ne demek istedikleri tam olarak anlaşılmadı fakat araya başka şehirlerin sıkıştırılmasından medet umdukları görülebiliyordu.

Yapay yollardan bir muhafazakâr muhalif lider meydana getirmek istediler ama İstanbul’un kar altında çaresizlik görüntüleri bütün çabalarının boşa gittiğini onlara da gösterdi. Üstelik “kör kör parmağım gözüne” sözünde olduğu gibi İngiliz hariciyesi de işin içine dâhil oldu. Önce büyükelçiyi suçlayanlar da çıkabilir diye düşündüm ama sonradan hangi gerekçe ile olursa olsun İngilizlere yönelik herhangi bir çıkış yapamayacakları fikri galip geldi. Çaresizlik görüntüsünün ortaya çıkmasında bu husus çok belirleyici olmuştur. Sonuçta Büyük Britanya’nın eskiden olduğu gibi Hindistan’a giden hatta yeniden var olmak istediğini söyleyenler eskiye göre daha fazladır. Bu da niçin kar ortak paydasından dolayı Anadolu şehirlerini gündeme getirmek zorunda kaldıklarını açıklıyor. Çaresizlik içinde ne söyleyeceklerini bilemediler.

Hangisi daha zor durumdadır, İstanbul Belediye Başkanı mı yoksa yapay yollarla ondan bir lider çıkarmak isteyenler mi? Hâlbuki liberaller aynı hataya daha önce düşmüştü. Yaklaşık yirmi beş yıl boyunca FETÖ ile birlikte olmuşlar, onlar üzerinden sarsılmaz bir güç elde etmişlerdi. Hatta bu gücün kaynağının kendilerinde olduğuna inandıklarını bile söyleyebiliriz. Bu inanç muhafazakârların liberalleşme sürecine hız verdi ve muhafazakâr liberaller de siyasal bir güç olduklarına inandılar. Bütün siyasî riskler başkalarının üzerinde olmasına rağmen bu cenah her zaman haklı oldukları imajını vermeyi başardı. Hâlbuki FETÖ hem var olup hem de yok olma konusunda bunlardan daha başarılıydı.

FETÖ’cüler zirveye doğru çıkarken görünür hale geldiklerini anlayamadılar. O zamana kadar, kar gibi, ele düştükleri anda erimeyi başarmalarına rağmen artık çatının üzerine biriken kar yığınına dönüştüklerini kavrayamadılar. Her ikisi de aynı soğuğa yol açmalarına rağmen karlar çatının üzerinde birikince hem bina hem de yolda yürüyenler tehlikeye düşer. Bu görünürlük sıradan insanların dikkatini çekmeye başlar ve çatının üzerindeki tehlikeye odaklanırlar. FETÖ’cüler gizlilik andına bağlı kaldı fakat FETÖ ortaya çıktı. Böylelikle çatının üzerine biriken kar gibi büyük bir tehlike oluşturdukları gizlenemez hâle geldi.

Kara Cenevre’de tatilde yakalanan sözcünün savunma stratejisi de kar mecazını güçlendiriyor. O da gerçeklik duygusuna savaş açmayı tercih etti. Hatırlanacağı gibi hiçbir zaman sorumluluk duygusu ile hareket etmemişlerdi. Onlar bir yeri ele geçirebilirdi ama asla sorumlu olmazlardı. Onun için varlıkları biliniyor ama kanıtlanamıyorlardı. Eldeki izlerin biraz önceki kara ait olduğunu ispat etmek gerçekten zordu. Tâ Cenevre’den lâf yetiştirmeye kalkması eski alışkanlıklardan kaynaklanıyor. Sorumluk üstlenmek gibi bir niteliğe sahip değillerdi. Bu açıdan başkan ile sözcüsünün birbirinden farklı davranmaması oldukça dikkat çekicidir. Fakat bu sefer kar çatının üzerine birikmekle kalmadı, yoldan geçenlerin üzerine düştü.

Mevcut belediye başkanının ve başkan yardımcısı ile birlikte liberal muhafazakârların ne tür bir yönetim anlayışını temsil ettiğine dair herhangi somut veriye sahip değiliz. Bu, İstanbul seçimleri için çok daha bariz bir durumdu. Belediye başkanlığı seçimlerinde “her şey güzel olacak” gibi gerçeklik karşısında herhangi bir değeri olmayan sözün ne türden bir yönetim anlayışına karşılık geldiği sorusu da cevapsız kalmıştı. Zaman bunun bir strateji olarak benimsendiğini gösterdi. Eğer İstanbul karlar altında çaresizlik içinde kıvranırken balıkçıda iş pişirildiğinin görüntüleri ortalığa saçılmasaydı bunun başarıya ulaştıran bir strateji olduğu dahi söylenebilirdi. Fakat kar, bunların bir yanılsamadan ibaret olduğunu herkese gösterdi. Bir fotoğraf karesinin ortaya çıkardığı gerçeklik siyasî gündemi baştan aşağıya yeniden şekillendirdi. Bu da onlar için ikinci bir mağlubiyettir.

Bu son fotoğraf karesini İstanbul Belediye Başkanlığı ile sınırlı tutmamak gerekir.

#FETÖ
#Cenevre
#İstanbul