Bayramlar ve kendi kavramlarımızla dünyamıza bakmak

04:0012/08/2019, Pazartesi
G: 12/08/2019, Pazartesi
Selçuk Türkyılmaz

Bayram günlerinde Türk ve İslam dünyasının umumî manzarasına dair birtakım genel değerlendirmeler yapmak âdettendi. Herkes kendi meşrebine ve mesleğine göre yorumlarda bulunurdu. Bu türden ortamların ne kadar yaygın olduğu konusunda bilgimiz yoktu fakat en azından biz, İzmir’de böylesi ortamlara süreklilik kazandırmaya çalıştık. Bu ortamlarda kendi sınırlarımızın dışına çıkmak gibi bir ayrıcalığa sahip oluyorduk.O yıllarda yaptığımız şeyin bütün boyutlarıyla farkında olmamız mümkün değildi. Fakat

Bayram günlerinde Türk ve İslam dünyasının umumî manzarasına dair birtakım genel değerlendirmeler yapmak âdettendi. Herkes kendi meşrebine ve mesleğine göre yorumlarda bulunurdu. Bu türden ortamların ne kadar yaygın olduğu konusunda bilgimiz yoktu fakat en azından biz, İzmir’de böylesi ortamlara süreklilik kazandırmaya çalıştık. Bu ortamlarda kendi sınırlarımızın dışına çıkmak gibi bir ayrıcalığa sahip oluyorduk.



O yıllarda yaptığımız şeyin bütün boyutlarıyla farkında olmamız mümkün değildi. Fakat geçmişi gözden geçirdiğimizde bunun bir anlamda bir eğitim modeli olduğu açıktır. Dünyaya İngiltere’nin ve Amerika’nın gözleriyle bakmak yerine kendimize özgü bir bakış geliştirmeye çalışmışız. Bunu bütün eksiklikleri göz önünde bulundurarak söylüyorum. Türk ve İslam dünyasına içeriden bakmaya çalıştık. Kendi kavramlarımızla konuşmak çok önemliydi. Yerli ve millî kavramları günümüzde yaygınlaştı fakat o zamanlarda kendimize özgü bir bakışa ulaşmak için elimizden gelen bütün çabayı gösteriyorduk. Coğrafyanın kahramanlarını öğrenmeye çalışmak önemliydi.

Çok sert eleştiriler getirmiş olmalarına rağmen Akif ve Sabir, bu topraklarda çok sevildi. Halk onlara sırtını dönmedi. Onlar da İslam coğrafyasının tamamını göz önünde bulundurarak konuştu. Akiflerin bıraktığı yerle bizim başladığımız yer arasında çok aşırı bir farklılık yok. Süreklilik içinde değişimler gösteren bir devamlılık var. Onların mücadelesini bütün yönleriyle ortaya çıkarmak çok önemlidir. Türk ve İslam dünyasının çok dinamik bir süreçten geçtiğini görmek gerekir. Bütün çelişkilerine rağmen bu dinamik sürecin heyecan verici olduğunu görmek gerekir. Büyük mağlubiyetlere rağmen yeniden ayağa kalkmaya çalışan dev gibi coğrafyanın heyecan uyandırmaması mümkün değil.

İslam dünyası Doğu’dan ve Batı’dan uğradığı bütün saldırı ve baskılara rağmen yeniden kendini inşa etmeye çalışıyor. Bu dünyanın her yerinde savaşların, iç savaşların, işgallerin, ihtilallerin yaşandığı herkesin malumudur. Siyasî ve iktisadî buhranları kendi başına ele almamak gerekir. Bu alanlarda yaşanan buhranlar diğer alanlara sirayet ettiği gibi farklı kurumlarda yaşanan derin krizlerden de etkilenmektedir. Fakat bu dünya kendisini inkâr etmiyor. Çok farklı bölgelerde yaşamalarına rağmen aynı medeniyetin çocukları olmanın şuuru ölmedi. Hâlâ Müslüman safiyetinden bahsediyoruz. Bir gün bu safiyetin ne kadar kıymetli olduğunu anlayacağız.

Doğu’dan ve Batı’dan yapılan açık saldırılardan bahsettik. İçerden konuşmayanlar Türk ve İslam dünyasını kıyasıya eleştiriyor. Onlara göre kabahat İslam dünyasındadır. Bunun da yeni bir tavır olmadığını görmemiz gerekir. Batılılaşma maceramızda örneklerini gördüğümüz bu tavrın mümessilleri kendilerinden utanmaya da başladılar, hatta zaman içinde din değiştirecek aşamaya kadar geldiler. Batı’nın farklı kıtalarda mutlak hâkimiyet kurmasından memnuniyet duyacak kadar onlardan oldular. 1990’lardan bu tarafa Amerika’nın ve Batı’nın işgal ettiği İslam ülkelerinin sayısı ürkütücüdür. Buna rağmen sömürü ve emperyalizm kavramları üzerine konuşamıyoruz. Fiilî işgallerin yanında içeriden işgal unsurları da haddinden fazladır. Fakat buna rağmen bozulmayan Müslüman safiyeti bayramlarda sadece kendisi için değil, bütün dünyanın barış ve huzuru için dua etmeyi gerektirir.

Kendi kavramlarımızla düşünmenin ve konuşmanın çok önemli olduğunu söyledik. Müslümanca bir bakışa sahip olmak için buna mecburuz. Başkalarının gözüyle baktığımız zaman Batı Avrupa’nın kapitalist değerleriyle oluşturulmuş İslamî endeks gibi uydurma bir ölçütle İslam dünyasını yargılayıp kategorize etmekten utanmayız. Aynı şekilde liberal demokrasinin kavramlarıyla kendi dünyamıza ayar vermekten de yüksünmeyiz. İçeriden bakamamak böyle bir şeydir. Ait olduğun medeniyetin dilini kullanmazsan zaman içinde yabancılaşırsın. Söylemekte bir sakınca görmüyorum, namaz kılsan da fark etmez. Başka bir medeniyetin dilini kullandığın zaman kendine ait bir bakışın olamaz.

Bayramlar güzeldir. Her bayramda mutlaka özel olarak bir araya gelirdik. Bize ait meseleleri bize ait kavramlarla konuşurduk. Aynı zamanda kendimizi yetiştirmeye çalıştığımızı sonradan fark ettim. Ben de üniversiteyi geç bitirdim. Çok da pişman değilim. Bugünün gençleri okulunu geç bitirmek zorunda değil. Bayramlarda bir araya gelip Türk ve İslam dünyasının meselelerini konuşabilirsiniz. Bu, okulunuz kadar önemlidir. Başkaları için değil, kendiniz için bunları yapın. Çok dinamik bir süreç yaşıyoruz. Daha çok bilmeye, daha çok içeriden konuşmaya ihtiyacımız var.

Bayramınız mübarek olsun.

#Bayram
#İslamiyet
#Kültür