Kafkasya’da Azerbaycan ekseni

04:001/10/2020, Perşembe
G: 30/09/2020, Çarşamba
Selçuk Türkyılmaz

Birtakım sözleri sarf etmek için erken olsa da hadiseler geleceğe dair çok olumlu düşüncelere zemin hazırlıyor. Bugün artık Kafkasya’da Azerbaycan ekseninden bahsedebiliriz. Azerbaycan topraklarının Ermeniler tarafından işgali sadece son otuz yıl ile sınırlandırılacak bir sorun değildir. Amerika ve Avrupa devletlerinin Ermenilerle ilgili okul çalışmaları ve Ermenilere desteği 19. yüzyılın ortalarında başlar. Aynı şekilde Çarlık Rusya’sının Ermenilere desteğini görmemiz için aynı zamanlara dönmemiz

Birtakım sözleri sarf etmek için erken olsa da hadiseler geleceğe dair çok olumlu düşüncelere zemin hazırlıyor. Bugün artık Kafkasya’da Azerbaycan ekseninden bahsedebiliriz. Azerbaycan topraklarının Ermeniler tarafından işgali sadece son otuz yıl ile sınırlandırılacak bir sorun değildir. Amerika ve Avrupa devletlerinin Ermenilerle ilgili okul çalışmaları ve Ermenilere desteği 19. yüzyılın ortalarında başlar. Aynı şekilde Çarlık Rusya’sının Ermenilere desteğini görmemiz için aynı zamanlara dönmemiz gerekir. Şark Meselesi olarak bilinen Osmanlı’nın tasfiye sürecinde büyük güçler sadece Ermenilere destek hususunda tam bir mutabakat halindeydiler. Doksanlarda yeniden başlayan işgalde Rusya, Avrupa Birliği ve Amerika yine Ermenilere destek hususunda birleşti. Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in ve Azerbaycan’ın bugünkü başarısı, yaklaşık iki yüzyıllık tarihe bakıldığında daha iyi anlaşılır.

Doğu Akdeniz ve genel olarak Akdeniz bağlamında gelişen hadiseler, Fransa’nın ve diğer Batı devletlerinin kolonyalist dönemi hatırlatan faaliyetleri bütün dünyayı etkileyecek gelişmelerdi. Sovyetler’in dağılmasıyla başlayan Yeni Haçlı Seferleri, Azerbaycan’ı da içine almış, Kafkasya Türkleri saf dışına itilmek istenmişti. Coğrafî bütünlüğü parçalama düşüncesi sebepsiz değildi. Kesin bir tarih vermek gerekirse doksanlarda başlayan Yeni Haçlı Seferleri’nin tam olarak 15 Temmuz 2016’da durdurulduğunu söylemeliyiz. Geçmişin karanlıkta kalan birtakım noktalarını aydınlatmak için uzun zamana ihtiyaç var fakat 15 Temmuz’da vatanımıza uzanan ellerin 1990’larda Kafkasya’ya da uzandığını belirtmeliyiz. Türkiye 2016’dan sonra savunma döneminin bittiğini ilan etti. Türkiye kuşatmayı kaynağında yardıkça yeni kuşatma alanları oluşturdular. Türkiye’nin Libya’ya desteği de bu çerçevededir.

Fransa, BAE, Suudî Arabistan, İsrail ve diğer devletler tarafından yönlendirilen vekil terör örgütleri Türkiye’yi her alanda meşgul etmek suretiyle zayıflatmak istediler. Bu sebeple Ermenileri de Kafkasya’da harekete geçirdiler. Amaçları Türkiye’nin dikkatini dağıtmaktı. Hâlbuki Türkiye, Suriye’nin ve Libya’nın yerli ve millî kuvvetlerini destekleyerek kaynağında eksen oluşturmaya çalıştığı gibi Azerbaycan’da da millî kuvvetlere destek oluyordu. Suriye Millî Ordusu’nun başarısı önemli bir göstergeydi. Fransa, BAE, Suudî Arabistan ve Mısır gibi ülkeler bu gerçeği göremediler. İlham Aliyev’in Azerbaycan’ı tasavvur edilmeyen yerlere taşıdığı, işgal edilen toprakların azat edilmeye başlanmasıyla iyice anlaşıldı.

İşgal edilen topraklardan çekilmek bir tarafa, Ermenistan bütün Azerbaycan’ı tehdit ettiğini Tovuz’a yaptığı saldırı ile tekrar gösterdi. Hem Türkiye’nin dikkatini Kafkaslara çekecekler hem de Azerbaycan’ın kendine olan inancını yok edeceklerdi. Geçen hafta sivil yerleşim yerlerine yapılan saldırıları da bu çerçevede görmek gerekir. 1990’larda olduğu gibi sivillerin özellikle hedef alındığı anlaşılıyor. Rusya, Avrupa devletleri ve Amerika’ya ilave olarak BAE’nin de yanlarında olduğuna güvenerek dehşet duygusunu canlandırmak istediler. Azerbaycan’ın uluslararası mekanizmaları harekete geçirmekle yetineceğini düşündüler. Zaten İran da öteden beri Ermenileri destekliyordu.

Azerbaycan ordusunun bu kadar hızlı ve sert bir cevap vereceğini düşünmedikleri için evdeki hesap çarşıda bozuldu. 1918’de Kafkas İslam Ordusu’nun o muhteşem zaferini bir kenara koyduğumuzda iki yüzyıldır suskun olan Kafkasya Türklerinin ayağa kalktığını söyleyebiliriz. Arada geçen zamanda muhakkak çok önemli başarılar, adı tarihe geçen kahramanlar var. İnşallah onlar hakkında da yazmaya çalışacağız. Fakat bugün bir devlet olarak Azerbaycan’ın gücünden bahsediyoruz. Bunun önemli olduğunu söylememiz gerekir. Anadolu Türkleri ile Kafkasya Türklerinin birbirine yardım etmediğini kim söylemiş? “Kardaş Kömeyi” olmadan olur mu? Ama bütün taraflar zaferin Kafkasya Türklerine ait olduğunu da bilir.

Uzun zamandır Türkiye’nin yalnızlığından bahsederek atılan adımları hesapsız olarak niteleyenlerin de Azerbaycan’ın bu çıkışını beklemedekileri anlaşılıyor. Onlar da Azerbaycan’ın umutsuzca sağdan soldan yardım talep edeceğini ve Türkiye’nin zorda kalacağını düşünmüşlerdi. Ne yazık ki bu çevreler umutsuzluk aşılamaya devam edecekler.

Türkiye ekseninden sonra Kafkasya’da Azerbaycan ekseni bütün hesapları altüst etti. Azerbaycan’ın bu güçlü çıkışının coğrafyamızda çok önemli sonuçlar doğuracağı açıktır. Baba Aliyev’den sonra İlham Aliyev’in de Azerbaycan tarihinde çok önemli bir yeri olacaktır.

#Kafkasya
#Azerbaycan
#Ermenistan