
Muhafazakâr düşünce ve siyaset bir bütün olarak düşünüldüğü için genelleyici hükümler ayrıntıların görülmesini engelliyor ve siyasî tarihimizin kırılma anlarıyla ilgili tutumlar tam olarak görülmüyor. Bunun en önemli sebebi Soğuk Savaş döneminin genelleyici ve kutuplaştırıcı dilidir. Örneğin Menderes dönemiyle ilgili alt grupların tutumlarına dair ayrıntılı bir değerlendirme yapılmamıştır. Bu alanda ortaya çıkacak yeni bilgilerin düşünce dünyamız üzerinde sarsıcı etkileri olacaktır. Menderes dönemi, sağ ve solun çatışmacı karşıtlığı içinde ele alınmaktadır. Türkiye, çatışmacı karşıtlık dilinden seksenli yıllarda bir ölçüde kurtulmuştu ama doksanların başından itibaren aynı duvarlar yeniden örüldü. Hâlbuki Menderes dönemine karşılık gelen zamanda bütün dünya oldukça sarsıcı değişimler yaşamıştı.
İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra İngiltere’nin güç kaybetmesini müteakip Ortadoğu’ya ABD yerleşti. Yeni bir dönemin değişimlerini oldukça genel bir bakış ile göremeyiz. Yaşanan değişim çok çarpıcıydı. Fransa ve İngiltere’nin kolonyalist hâkimiyetine karşı coğrafyamızda ciddî bir hareketlenme vardı. Cezayir, Suriye, Filistin ve Mısır’da direniş grupları İslamcılık, milliyetçilik ve Marksizm’i bir kurtuluş ideolojisi olarak kendi bünyelerine adapte etmişlerdi. Dönemin değişimlerini bu adaptasyonu da göz önünde bulundurarak yeniden ele almak gerekir. Çünkü kurtuluş ideolojilerinin benimsenme sürecinde karşıt gruplar da siyasî tutumlar çerçevesinde şekillenmişti. Bunun da bir sonucu olarak Menderes, Polatkan ve Zorlu idam sehpasına doğru giderken birtakım alt grupların yükseliş dönemi başlamıştır.
Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra Irak ve Suriye’de İngiltere ve Fransa’nın kurduğu manda rejimleri içerisinde farklı din ve mezheplerden birçok gruplar oluşturulmuştu. Bunların Türkiye’ye de sirayet ettiğini teslim etmemiz gerekir. Avrupa ve ABD hegemonyasına karşıtlık oluşturabilecek oluşumlar zaman içerisinde geri plana itildi. Avrupamerkezci düşünceler yeniden hâkimiyet kurdu ama kavga hiçbir zaman bitmedi. Grupları ve hareketleri farklı boyutlarıyla ele almak gerekir. Avrupamerkezci gruplar ve düşünceler, karşıt gruplar içine sirayet etti ve ideolojik dönüşümlerin önü açıldı. Gruplar içinde daha 1960’larda ve 70’lerde yaşanan büyük tasfiyelerin muhakkak bir anlamı olmalı.
Uzun dönemli devamlılıklar çok daha belirleyicidir.
Menderes ve Erdoğan arasında kurulan benzerliklere yabancı değiliz fakat bunları da oldukça dar bir açıdan gördüğümüzü düşünüyorum. Kategoriler yapıları görmemizi engelliyor.
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.