Muhafazakâr muhalefete göre dış müdahale yokmuş

04:0013/12/2018, Perşembe
G: 13/12/2018, Perşembe
Selçuk Türkyılmaz

Neredeyse bütün dünyayı kasıp kavuran bir belirsizlik dönemindeyiz. Avrupa ve Amerika arasında, Amerika’nın kendi içinde, Rusya Avrupa ve Rusya Amerika arasında gerilim yaşanıyor. Aynı şekilde Türkiye’nin de başta Amerika olmak üzere bazı Avrupa devletleriyle, İsrail ile sorunlar yaşadığını görmezden gelemeyiz. Çin merkezli gerilimler ise başka bir meseledir. Bütün yerküreyi göz önünde bulundurduğumuzda karşımıza uzun bir liste çıkardı.Türkiye’de belli çevreler sıralamaya çalıştığımız ve bu dünyada

Neredeyse bütün dünyayı kasıp kavuran bir belirsizlik dönemindeyiz. Avrupa ve Amerika arasında, Amerika’nın kendi içinde, Rusya Avrupa ve Rusya Amerika arasında gerilim yaşanıyor. Aynı şekilde Türkiye’nin de başta Amerika olmak üzere bazı Avrupa devletleriyle, İsrail ile sorunlar yaşadığını görmezden gelemeyiz. Çin merkezli gerilimler ise başka bir meseledir. Bütün yerküreyi göz önünde bulundurduğumuzda karşımıza uzun bir liste çıkardı.



Türkiye’de belli çevreler sıralamaya çalıştığımız ve bu dünyada yaşayan herkesin geleceğini belirleyecek olan sorunları görünmez kılmak için elinden gelen gayreti gösteriyor. Bahsettiğimiz sorunlar küresel ölçeklidir, kuşatıcıdır, yatışma ihtimali çok sınırlıdır ve yapısal değişimlerin ürünü olduğu için sonuçları da kaçınılmazdır. Üstelik Türkiye bu değişimlerin tam da merkezinde yer almaktadır. Bazı mahfillerin sorunları görünmez kılmak için bakışımızı mahalle kavgalarına yöneltmeye çalışmasını masum bir çapsızlık şeklinde göremeyiz.

Küresel ölçekli değişimler özellikle son iki yüz yıla yönelik büyük bir hesaplaşmayı da zorunlu hâle getiriyor. Ülkeler ve milletler, Amerika-Avrupa ve İsrail’in hâkimiyetinden uzakta, kendi menfaatlerini önceleyen bir dünya kurmak istiyor. Bugün aklı başında bilim adamları dünyanın ekseninin Batı’dan Doğu’ya kaymakta olduğunu, bunun kaçınılmaz olduğunu belirtiyorlar. Bunun yüz yıllardır devam etmekte olan bir sistemin değişmesi manasına geleceğini görmemek en azından aymazlıktır. Ne yazık ki Türkiye’de belli çevreler büyük değişimi ve Türkiye’ye yansımalarını görmezden geliyor.

Küresel ölçekte yaşanan eksen kaymasını görmezden gelmenin birçok sebebi olduğunu söyleyebiliriz. Batı’nın üstünlüğünü bir fikir olarak benimsedikten sonra kendi kimliğine olan güvenini kaybetmek önemli bir sonuçtu. Ne yazık ki bu güvensizlik hâlâ devam etmektedir. Batı’nın büyüsüne kapılarak yeni bir kimlik inşa edenler çoktu. İşte bu geleneği devam ettirenlerin Doğu’nun merkez olduğu bir dünya fikrini kabul etmemelerini ya da bu yöndeki değişimlere bigâne kalmalarını anlayışla karşılamak gerekir. Fakat değişimi gördüğü hâlde bilerek görünmez kılınması için uğraşanlara aynı anlayışı göstermemiz doğru değildir. Çünkü bunlar, Batı’ya iman ettikleri için Doğu’ya savaş açmışlardır. Doğu’nun yükselişini görünmez kılmaya çalışmaları boşuna değildir.

2012’den sonra Türkiye’yi etkisizleştirme ve iddialarından vazgeçirme amaçlı müdahaleler küresel ölçekli sorunların bir parçasıydı. Türkiye’nin kendi insanları, Batı saldırılarında araç olarak kullanılmıştı. O zaman da belli çevreler küresel ölçekli eksen kayması hadisesini görünmez kılmaya çalışıyordu. Batı gelecek endişesi ile Ortadoğu, İslam ve Türk dünyası, Afrika ve Asya hakkında yeni planlar, yeni haritalar oluştururken Türkiye ufuk körlüğü kabilinden meselelere mecbur ediliyordu.

Aynı sistemin bugün yine tedavülde olduğunu görüyoruz. Belli çevreler, artık buna muhafazakâr muhalefet dememizde bir sakınca yok, ufuk körlüğüne yol açacak bir tavır sergiliyor. Onlara göre küresel ölçekli büyük değişimlerden bahsedilemez. Türkiye bu büyük değişimlerin baskısı altında değildir. Hadiseler birbirini etkilemez. Amerika-İngiltere-İsrail; Suudî Arabistan ve BAE üzerinde baskı kurmamıştır, bu devletleri onları söğüşlememektedir. Amerika-İngiltere-İsrail’in bölgesel ekonomik, siyasi, kültürel gelişmeler üzerinde bir etkisi yoktur. Türkiye hayali düşmanlarla boğuşmaktadır. Türkiye hayali düşmanlarla boğuştuğu için ne 17-25 Aralık ne MİT Tırları hadiselerine küresel müdahale tanımı uygun görülemez. Bunlar, Türkiye’nin kendi iç gerilimlerinden ve hatalarından doğan sorunlardır. 15 Temmuz vardır ama mağduriyetler daha önemlidir. Türkiye hukuk ihlallerini durdurmalı, mağduriyetleri gidermelidir. Gazeteciler, düşünce suçları, demokrasi… Bunlar bizim geçmişten aşina olduğumuz yaklaşımlardır. Amerika, İngiltere, Fransa, Almanya ve İsrail bölgemize sürekli müdahale eder ve yüz yıllık sorunları toprağa ekerlerdi. Bu ülkenin aydını, siyasetçisi yabancı güçlere yaptıklarını söyleyince aşinası olduğumuz tavsiyelere muhatap olurdu. Bir gün geldi o zamanlar gördüğümüz fakat düzeltemediğimiz her bir tehlike hayat buldu. Devasa sorunlar şeklinde karşımıza çıktı.

Bugün aynı şeyleri yaşıyoruz, ama bu sefer de muhafazakâr muhalefetimiz var. Zamanında Batı, bütün zihinleri körleştirdiğini zannediyordu. Çok kısa bir zaman içinde koca bir millet ayağa kalktı. Bugünkülere de koca bir milletin varlığını hatırlatmak isterim.

#Muhalefet
#Muhafazakar
#Türkiye