Yazarlar Putin ilhak töreninde ne söyledi?

Putin ilhak töreninde ne söyledi?

Selçuk Türkyılmaz
Selçuk Türkyılmaz Gazete Yazarı
Abone Ol Google News

Yeni Şafak · SELÇUK TÜRKYILMAZ - Putin ilhak töreninde ne söyledi?

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, ilhak töreninde ABD ve genel olarak Batı’nın Rusya ile alakalı ne tür düşüncelere sahip olduğuna dair çok önemli cümleler sarf etti. Putin, gazeteler ve televizyonlar için Türkçe’ye tercüme edilen konuşmasında “Batı ellerindeki tüm imkânlarla bu ülkeyi elimizden almaya çalıştı. Batı’ya asla boyun eğmeyeceğiz” dedi. “ABD’nin tüm ülkelerin özgürlüğünü elinden almak dışında bir hedefi yok” diyen Putin’in şu cümleleri de dikkat çekiciydi: “Bizim koloni gibi onlara köle olmamızı istiyorlar. Bizim iyi olmamız onlar için bir tehdit. Biz Rusya’nın gelişmesini, serpilmesini istiyoruz. Bir kez daha söylüyorum. Dünyayı ele geçirme çabaları birçok kez Rus halkının çabası ile boşa çıktı.”

Putin’in ABD’nin Rusya ile ilgili siyasetini tanımlamak için koloni sözcüğünü tercih etmesi, bugünkü uluslararası gerilimi algılama biçimi hakkında fikir veriyor. Kolonyalizm doğrudan büyük toprak parçalarının ele geçirilmesi hedefine matuf bir sistemdi. Hatırlanacağı gibi Cumhurbaşkanı Erdoğan da Kara Harp Okulu Diploma Töreni’nde jeopolitiğin geri dönüşünden bahsederek bugünün ABD ve Batı saldırganlığını hangi açıdan gördüğünü açıkça beyan etmişti. Bu tanımları ciddiye almak gerekir.

Putin, konuşmasının devamında kolonyalizm sözcüğünü tekrar kullanıyor. Fakat bu kavram sömürgecilik olarak tercüme edildiğinde üzerinde durulan asıl mesele belirsizleşiyor. Çünkü sömürgecilik kavramı kaynakların ve emeğin haksız bir şekilde kullanımını ifade eder. Bu sebeple sınıfsal bir bakışı yansıtır. Oysa bugün haritaların değişimi gibi oldukça sarsıcı gelişmelerden bahsedilmektedir. Zaten konuşmanın devamında “Kendi geçmişlerindeki suçları kabul etmedikleri gibi bu suçları başkalarının üstüne yıkıyorlar. Kızılderilileri nasıl yok ettiklerini, Çin’de insanlık dışı faaliyetlerini kabul etmiyorlar. Biz bunlara hep karşı çıktık. Ülkemiz sömürgecilik hareketinin karşıtı olarak her zaman dimdik ayakta durmuştur. Bugün gördüğünüz durum ülkemizin sömürge hâline gelmesine izin vermediğimiz için” diyor. İnsan emeği ve kaynaklarla sınırlı olmayan bir durumdan söz edildiği çok açıktır. Rusya ve Batı, Rusya ve ABD gibi karşıtlıklar sınıf merkezli yorumların çok ötesindedir. Toprağa dayalı değişimler vurgulanmaktadır. Zaten Kızılderili ve Çin örnekleri kast edilenin kolonyalist hegemonya olduğunu gösteriyor.

Tercüme metinlere göre Putin, hem Batı kavramını kullanıyor hem de doğrudan ABD’yi zikrediyor. Boru hatlarında meydana gelen patlamayla ilgili olarak da Anglo-Saksonlar ifadesini kullanıyor. Rusya açısından faili gösterirken muğlaklığa yol açmak istemediğini düşünebiliriz. Fakat bu konuşmayla genel olarak Batı dünyasıyla Rusya arasına çizilen hat daha da belirginleştirilmiştir. Şu cümleler hakikaten dikkat çekicidir: “Rusya’ya karşı birçok müdahale planlandı. 20. yüzyılın sonunda Batı bize saldırmayı başardı. Dost dediler, ortak dediler ancak bize hep sömürge gibi davranmaya çalıştılar.”

Alıntılar farklı kaynaklardan yapıldı, dolayısıyla çeviri farkları hemen görülüyor. Kimi çevirmenler koloni sözcüğünü tercih etmiş: “Batı bizi bir koloni, ruhsuz kölelerden oluşan bir kalabalık olarak görmek istiyor. Bizim geleceğimiz, gelişimimiz onlar için tehdittir.” Şu cümleler de oldukça dikkat çekicidir: “Batı kendisine uygun bir adaleti savunuyor. Batı bugün bütün sınırlara tehdittir. Bu sınırların nerede olacağına onlar karar veriyor.”

Ukrayna Savaşı’yla ilgili olarak Rusya’nın tutumunu haksız bulabiliriz. Nitekim Türkiye, Kırım başta olmak üzere yayılmacılık anlamına gelecek adımları kabul etmediğini her vesile ile beyan etti. Türkiye, Ukrayna’dan koparılan bölgelerle ilgili ilhak kararını kabul etmediğini de açıkça ifade etti. Fakat Türkiye’de belirli çevreler hadiseleri Batı başkentlerinden görmeye alışkındır. Onlar, bütün dünyayı temelinden sarsan gerilim ve çatışmaları ABD ve Avrupa ülkeleri merkezli olarak takip ediyor. Dolayısıyla süreci tanımlarken ideolojik davranıyorlar. Hâlbuki ABD ve Avrupa ülkeleri bir taraftan bütün dünyayı yeniden koloniler hâline getirmek için işgal ve istila planları yayımlarken diğer taraftan 19. yüzyılda olduğu gibi ideolojik propagandaya ağırlık veriyor. ABD, İngiltere ve Fransa gibi ülkelerle diğerleri arasında demokrasi ve totaliter rejimler mücadelesi olduğuna dair inancı, güçlü bir şekilde ifade edebilmek için hadiselere emperyal merkezlerden bakmak gerekir.

Geleceğe dair sağlıklı öngörülerde bulunabilmenin ön şartlarından biri gelişmeleri anlamak ve yorumlamaktır.

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.