Yazarlar Türkiye, Azerbaycan ve Özbekistan ilişkileri derinleşiyor

Türkiye, Azerbaycan ve Özbekistan ilişkileri derinleşiyor

Selçuk Türkyılmaz
Selçuk Türkyılmaz Gazete Yazarı
Abone Ol Google News

II. Karabağ Savaşı’ndan sonra Türkiye-Azerbaycan ilişkilerinin yeni bir döneme girdiğinin birçok defa altı çizildi. Bu, elbette ayakları yere basmayan bir tespit değildi. Ermenilerin işgal ettikleri topraklardan sürülmesi de vekil güçlerin gerilediğini gösterir. Bunların emperyalizme lojistik desteği çok önemliydi. ABD’nin Afganistan’dan çekilmesini vekil güçlerin kaybı bağlamında düşünmek gerekir. 15 Temmuz 2016’da FETÖ’cülerin Türkiye’de ve coğrafyamızda mağlup olmaya başlamasıyla birlikte, emperyalizmin vekil güçleri coğrafyamızda kaybetmeye başladı. FETÖ’nün Türkiye’de mağlup olduğunun anlaşıldığı gecenin sabahında Suriye’nin kuzeyinde DEAŞ’ın sonunu getirecek bir müdahalenin başlaması oldukça önemlidir. Her iki vekil güç, PKK ile birlikte bağımlı yapılar kategorisinde yer alan terör örgütleriydi. Bunlar hem Türkiye’yi hem de yakın coğrafyamızı istikrarsızlık içinde sürüklenmeye mecbur bırakıyorlardı. Sorunlara çözüm üretilemiyor, yapay gündemlerle emperyal merkezlerin ihtiyaçlarına göre yeni fikirler inşa ediliyordu. Bir sistem ortaya çıkmıştı ve bunun değişimine dair büyük beklentiler içine girmek mümkün değildi. Aksi yöndeki sözleri, ayakları yere basmamakla damgalamak çok kolaydı. Fakat 15 Temmuz sonrasında yaşadığımız baş döndürücü hadiseler, düşünce dünyamıza egemen olan bu türden karşıtlıkları da temelinden sarstı ve alışılmış kalıpları kırdı.

ABD’nin Afganistan’dan çekilmesinin, muhakkak, kalıcı sonuçları olacaktır. Türkiye, Azerbaycan ve Pakistan arasındaki yakınlaşmanın sahadaki yansımalarını ayrıntılarıyla tasvir etmek zor fakat özellikle askerî ilişkilerin geliştirilmesini kararlılık göstergesi olarak kabul edebiliriz. Askerî ilişkilerin gelişmesini sıradan bir hadise olarak görmemek gerekir. Zira II. Karabağ Savaşı’ndan önce bu türden adımlar, gerçekçi bulunmaz ve afakî olarak nitelendirilirdi. Herhangi bir kimse bu türden adımlar atılacağına dair bir beklenti içinde olamazdı. Nitekim bugün hâlâ geçen asırlarla ilgili beyan edilen görüşlerin dili incelendiğinde coğrafyamızda meydana gelen büyük değişimlerin içselleştirilmediği görülecektir. Hâlbuki geçen iki asrın hadiselerini, devamlılık zincirinin halkaları olarak birbirine eklediğimizde olumlu manadaki kırılmayı hemen görebiliriz. Türkiye ve Azerbaycan ekseni yakın coğrafyamızın tamamını etkileyebilecek yeni bir kararlılık durumuna karşılık gelmektedir.

Gelişen askerî ilişkilerin diğer sahaları da derinden etkileyeceği görülüyor. Batı dünyasının ve onların vekil güçlerinin dillerinden düşürmediği suçlamaların aksine, Sayın Erdoğan ve Sayın Aliyev’in coğrafyanın geneline yayılma istidadı gösteren değişimi tabana yayma hususundaki gayretlerinin, ayırıcı bir özellik olarak altını çizmemiz gerekir. Kuşkusuz Türkiye’ye ve genel olarak coğrafyamıza dayatılan bir sistem yıkılırken bize özgü bir sistemin de inşa edilmesi gerekiyordu. Özbekistan’ın da yeni bir yönetim anlayışı ile coğrafyamızın genelini etkileyebilecek bu sürece büyük katkı sağlayacağını söyleyebiliriz. Türkiye ve Özbekistan arasındaki yakınlaşma zaten kayda değer ölçülerdeydi. Şimdi aynı yakınlaşmanın Azerbaycan ve Özbekistan arasında yaşandığını görüyoruz. Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in 21 ve 22 Haziran tarihlerindeki Özbekistan ziyareti askerî ilişkilerin yanında diğer sahalarda da ciddî bir ilerleme kaydedildiğini gösterdi. Ziyaret kapsamında Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev’in bir konuşması sosyal medyada yankı buldu. Aliyev, bu konuşmada, adeta, İsmail Gaspıralı’nın fikirlerini dillendirdi.

Özbekistan Millî Ahbarat Agentliği de neredeyse Aliyev ile aynı cümleleri kurdu:

“Dili, gelenekleri, kültürü ve hatta görünüşü birbirine çok benzeyen birçok ulus ve halk var. Bunlar arasına Özbek ve Azerbaycan halklarını da rahatlıkla dâhil edebiliriz. Her iki ülkenin temsilcileri birbirlerini tercümeye ihtiyaç duymadan anlayabilirler. Yaşam tarzımızda, gelenek ve göreneklerimizde, folklorumuzda ve edebiyatımızda pek çok ortak nokta var.”

Özbekistan Millî Ahbarat Agentliği, “Bakû-Tiflis-Kars demiryolu da dâhil olmak üzere mevcut ulaşım ve iletişim sisteminin kullanılması ve bu alandaki çalışmaların verimliliğinin arttırılmasıyla ilgili birtakım düzenlemeler üzerinde anlaşmaya varıldı”ğının altını çiziyor. Ayrıca yeni koridorlar oluşturulması yönünde anlaşmaya varıldığını da bildiriyor.

Bu gelişmeleri Türkiye ve Azerbaycan ekseni ile birlikte düşünmemek mümkün değil.

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.