Kimler yoktu ki sofrada… Amiral gemisi CHP idi. Attila İlhan gibi soralım: Ama
? 1972’de Ecevit, İnönü ile berâber, CHP’nin
i bilinen kadrolarını tasfiye etmiş ve
bir zemin oluşturmuştu. Ama bir hususta hatâ yapıyordu. Kendisi ile berâber hareket eden ve Göbekçileri tasfiye eden çok daha tehlikeli bir grup daha vardı. Onlar her devirde partiye hâkim olan
. Ecevit’in âhir ömrü onlarla mücâdele ederek geçti. O kadar ki bu mücâdele kendisinde kronik bir paranoyaya yol açtı ve çok sayıda savrulmaya sebebiyet verdi. Onlarla baş edemedi ve en nihâyetinde partiyi bile terk etti. Deniz Baykal ise CHP’yi sanki
İnönü mirâsı ile Ecevit mirâsının tuhaf bir sentezi
üzerinden idâre etti; belki yok olmayacağı ama bir daha iktidâra gelemeyeceği bir kireçlenme dâiresine soktu. Arada, SHP’nin bugünkü HDP’nin siyâsal atası olan HADEP ile yaptığı uzlaşma ve HADEP’li milletvekillerinin TBMM’ye dâhil olması gibi bir tecrübe yaşanmıştı. Deniz Baykal’ın, ardından,
ortanın ortası-ortanın solu sentezini
temsil eden Kemalist, laikçi, hattâ Avrasyacı kadroların tasfiyesi işinin müteahhidi olan Kemâl Bey, muhtemelen kendisini 1972’nin Ecevit’i gibi görüyor; târihsel bir değişim misyonunun kahramanı gibi algılıyordu. Hâlbuki yaptığı
CHP’yi merhale merhale SHP’lileştirmek, HDP ile yakınlaştırmak ve sağa açmaktan
başka bir şey değildi. Yâni geride kalan ve çok kötü neticelenen bir târihsel tecrübeyi, SHP tecrübesini ısıtıyordu. Bununla yetinmedi. Partinin dış bağlantılarını
bana kalırsa daha ağırlıklı olarak
bir çizgiyi tâkip etti. Ekonomi politikasını ise bugünlerde artık can çekiştiğini en harâretli müdâfîlerinin bile kabûl ettiği neoliberal eksene oturttu. CHP tabanının Cumhûriyetçi-Ulusalcı ana omurgasının Kürtçü siyâsetlerle yakınlaşmayı asla kabûl etmeyeceğini, onları kaybettiğini iyi kötü gördü. Bunu, Erdoğan nefretinin tozu dumanı içinde aşacağını düşündü. Diğer taraftan yaşanacak kayıpları Alevî kimliğini konsolide ederek telâfî edebileceğini zannetti. Serpme kahvaltı sofrasının kurulduğu masanın altından giden pazarlıklarda kendisini bulunmaz Hint kumaşı zanneden HDP’nin uluorta, sorumsuz, hadsiz açıklama ve taleplerini Kemâl Bey ve CHP’liler Üç Maymunu oynayarak geçiştirdiler. Unutmadan hemen işâret edeyim: Sofranın altüst olacağına
Eski tüfek solcu, yeni tüfek sağcı
olan isimlerin yeniden sahneye çıkarılmasıyla daha da emin oldum. Onların dâhil olduğu zeminde ot bitmeyeceğini bilecek kadar tecrübem oldu.