Yazarlar Kıbrıs Rumlarına başkan oldu da, haberimiz mi yok?

Kıbrıs Rumlarına başkan oldu da, haberimiz mi yok?

Tamer Korkmaz
Tamer Korkmaz Gazete Yazarı
Abone Ol Google News

“Federal bir çatı altında birleşme anlaşmasına tez zamanda ulaşılamazsa, Kuzey Kıbrıs Türkiye’ye daha fazla bağımlı hale gelebilir…

Ankara tarafından yutulabilir, fiilen Türkiye’nin bir iline dönüşebilir. Bu, korkunç bir ihtimaldir...

İkinci bir Tayfur Sökmen olmayacağım!”

*

Bu lafları, Kıbrıs Rum Kesiminin Cumhurbaşkanı Nikos Anastasiadis mi söylüyor?

Hayır!

İngiliz The Guardian gazetesine konuşan KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın lafları bunlar!

Yazımızın başlığındaki ironik sualimizin nedeni de bu ya!

Varsayalım: Birdenbire Kıbrıs’ta kablolar, hatlar karışsa…

Bu Mustafa Akıncı, Nikos’un yerine Kıbrıs Rum Kesimine Cumhurbaşkanı olsa; hiç kimse bir şey fark etmeyecek!

İŞBİRLİKÇİLİK, İŞTE BÖYLE BİR ŞEY

The Guardian’a ettiği o laflar, Mister Akıncı’nın ilk skandalı değil…

Geçtiğimiz yılın Ekim ayında şöyle demişti:

1974’te biz adına Barış Harekâtı desek de bu bir savaştı ve akan da kandı…

Şimdi, Suriye’dekine Barış Pınarı Harekâtı desek de akan su değil kandır…

Bu sözlerin sahibi Mister Akıncı, 1974’te Kıbrıs Barış Harekâtının “neden yapıldığını” kasten göz ardı ediyordu.

Barbar Rumların Türkleri katlettiği Kıbrıs’ta…

EOKA-B terör örgütünün lideri Nikos Sampson 15 Temmuz 1974 tarihinde bir darbe yaparak “Yunan Cumhuriyeti” ilan etmişti; gayesi Ada’yı Yunanistan’a bağlamaktı!

Türkiye’nin Barış Harekâtı, işte bu bağlanmayı (Enosis) engelledi ve Kıbrıs Türklerinin yok edilmesi planını da berhava etti.

O Barış Harekâtı yapılmasaydı…

Rum ağzıyla konuşmayı pek seven Mister Akıncı, bırakın Kuzey Kıbrıs’ta Cumhurbaşkanı olmayı, belki de bugünleri hiç göremeyecekti!

Kahpe, Zalim, Barbar Rumların Kıbrıs Türklerini sistematik olarak katlettiği o dehşetli dönemden kalan “toplu mezarları” bizlere ne Mustafa Akıncı gibiler ne de başkaları unutturabilir!

Kıbrıs Türkleri, “bir gün gelip de, Kıbrıs Rumlara peşkeş çekilsin” diye kurtarılmadı!

Bunu da, en başta İşbirlikçi Akıncı’nın öğrenmesi gerekiyor.

KONU OLDU MU, HİÇ?

Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, Mustafa Akıncı için “Böylesine dürüst olmayan bir siyasetçi ile şimdiye dek Türkiye’de veya başka bir yerde hiç çalışmadım!” dedi.

Çavuşoğlu’nun şu “hatırlatması” da isabetlidir:

Biz, Rumlara karşı Kıbrıs Türk halkının siyasi eşitliğini savunurken; Kuzey Kıbrıs’ın Hatay misali Türkiye’ye bağlanmasına kadar gidebilecek bir soruyu kendi sorup kendi cevap veriyor…

Böyle bir soru, KKTC’de ya da Türkiye’de konu oldu mu, hiç?

KİMLERE HİZMET EDİYOR?

MHP lideri Devlet Bahçeli de Mustafa Akıncı’nın milli gerçeklerden bütünüyle koptuğuna şu sözlerle dikkat çekti:

“Kıbrıs Türklüğünün tarihi hak ve çıkarlarını namuslu şekilde savunmak yerine Akdeniz’de karanlık hesaplar yapan küresel emperyalizmin değirmenine su taşıyan ve Rumların stratejik hesaplarına hizmet eden bu şahsın işgal ettiği koltuğa layık olmadığı açıktır…

Bu nedenle derhal istifa ederek emaneti Kıbrıs Türklüğünün iradesine tevdi etmesi kaçınılmaz, hayati bir sorumluluktur…

*

Devlet Bahçeli’nin, Akıncı’nın son çıkışıyla “gizli niyetlerini açık ettiği ve çoktan Enosis’in yörüngesine girdiği” yolundaki değerlendirmesi de pek isabetlidir.

“TRUVA” LİDER

Kıbrıs Türklerini Rumların planlarına zincirleyip tutsak etmek isteyen Truva bir siyasetçidir, Mustafa Akıncı!

The Guardian’a söyledikleriyle en başta Rumları ve Yunanistan’ı ve dahi “Türkiye’ye düşmanlıkta sınır tanımayan” Batılı Devletleri sevindiren Mister Akıncı, KKTC’de 26 Nisan’da yapılacak Cumhurbaşkanlığı Seçimlerine “zalimlere sinyal veren, işte bu işbirlikçi repliklerle” hazırlanıyor!

“Sözlerimin arkasındayım” diyerek de, ne denli kavi bir “Batı Putçusu İşbirlikçi” olduğunu gösteriyor.

“Kıbrıs Türk halkı Atatürk ilkelerine bağlı, laik ve demokratik hoşgörü ve barış kültürünü içselleştirmiş bir halk olarak; çağdaş Avrupa değerlerinde bir yaşam için mücadelesini sürdürmek istiyor” şeklindeki klişe sözleriyle Laik Tribünlere ve Batılı Amirlerine “selam çakmayı” da ihmal etmiyor!

ÖYLE DEĞİL, BÖYLE

Mister Akıncı’nın şu “Çağdaş Avrupa Değerleri” dediği hadise, aslında nedir?

Avrupa ülkelerinde/devletlerinde birçok örneğini görmeye devam ettiğimiz üzere, İslam düşmanlığınısistematik olarak uygulamaktır!

Mesela, mütemadiyen camileri kundaklatmaktır!

Dahası, FETÖ’den PKK’ya Türkiye’ye kast eden bilumum Batı Piyonuterör örgütlerini “kucaklamak ve himaye etmektir!”

Örneğin, AP’de (Avrupa Parlamentosu’nda) PKK-YPG terör örgütü yöneticilerinin katılımıyla konferans düzenlemektir!

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.