
MİT Müsteşarı Emre Taner''in yaptığı basın açıklaması son haftanın en önemli tartışma konularından biri oldu. Açıklamanın içeriği kadar, açıklamanın yapılmış olması da tartışıldı.
Neredeyse bu konuya değinmeyen köşe yazarı kalmadı. Kimlerin neler yazacağını biraz izledikten sonra bizim de konuya değinmemiz şart oldu.
Kimi yazarlar müsteşar beyin yanlış anlaşılabilecek sözlerine açıklık getirdi, kimileri ise bir kısım sözlerinin daha doğru anlaşılması için yorumlar yaptı. Aslında içerikten rahatsız olup, “bu da şimdi nereden çıktı” türünden sözlerle konuşmanın yapılmış olmasını eleştirenler de oldu. Özellikle “Ankara''da her kafadan bir ses çıkıyor, asker/sivil bürokratlar sık sık açıklama yaparak bir karmaşa oluşturuyorlar” şeklindeki eleştiriler demokratik sistemin işleyişi açısından ya da hükümetin pozisyonu açısından gündeme getirilebiliyor.
Oysa MİT Müsteşarı''nın konuşmasını böyle bir karmaşanın veya başıboşluğun bir neticesi olarak yorumlamak biraz haksızlık olur.
Neticede yapılan, 80. kuruluş yıldönümünü kutlayan bir kamu kurumunun başındaki insanın haftalık etkinlikler çerçevesinde kurumun pozisyonuna dikkat çekmesidir. Bu açıklamayı özel bir çıkış veya uyarı gibi değil de, bir “halkla ilişkiler faaliyeti” olarak görmek daha yerinde olur.
Mesajın içeriğinden çok verilme sebebi daha belirleyici olmuştur. Bu konuşmayı aklına esen bir bürokratın toplumsal manipülasyon yapma arzusuyla karıştırmamak gerekir.
Taner''in söyledikleri birçok çevreden insanın paylaşabileceği genel geçer doğruları ihtiva ediyor. Söylemin günlerce tartışılma sebebi tabi ki MİT Müsteşarının ağzından çıkmış olmasıdır.
Mesajın genelliği kimilerinin “ulus-devlet eleştirisi”, kimilerinin ise “ulus-devletin tehlikede olmasına bir uyarı” şeklinde yorumlanmasından da anlaşılıyor.
Aslında müsteşarın söylediği küreselleşen dünyada ulus-devletlerin tehdit ve fırsatlarla karşı karşıya kaldığı, gerekli dönüşümü gerçekleştiremez ve doğru politikalar izleyemezlerse sıkıntıya düşebilecekleri şeklinde genel ve makul bir uyarıdır. Sistem içinde bu dönüşüme ve çağın gereklerine ayak uyduramayan bir çok aktör de bu eleştiriden nasibini alabilir. Devletin en önemli kurumlarından birinin bir numaralı isminin sistem içerisindeki değişim direncine vurgu yapması başlı başına önemlidir.
Daha tutucu, lokal ve geleneksel düşünen kimi kurum temsilcilerine göre MİT''in daha değişimci ve yenilikçi bir tutum takınması şaşırtıcı değildir. Asıl görev alanı yurtdışı istihbarat olan MİT''in bölgesel ve uluslararası konularda daha gerçekçi ve konjonktüre uygun analizler yapabilmesi doğaldır. Eğer MİT olup bitenleri doğru kavrayamasaydı asıl o zaman sıkıntı olurdu.
Söylenenler belki bazılarına yeni bir durum gibi gelebilir, ancak bölgesel ve uluslararası konjonktür de önümüzdeki onlarca yılı belirleyecek önemde yeni bir durumu önümüze koymaktadır. Yeni şartlara ve muhtemel senaryolara hazırlıklı olamayan devletlerin yaşayabileceği sarsıntıda fazla olabilecektir. Zamanın ruhunu doğru yorumlayabilmek ve gereken duruşu sergilemek her zamankinden elzemdir.
Eğer Taner''in amacı 80. kuruluş yıldönümünde MİT''i gündeme getirip revizyon ihtiyacına vurgu yapmak idiyse çok başarılı bir halkla ilişkiler faaliyeti yapıldığını kabul etmek gerekir.
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.