Büyük Oyun"un yeni adresi: Afrika ve üç kıyameti

00:0012/04/2013, Cuma
G: 6/09/2019, Cuma
Yusuf Kaplan

Afrika"nın kuzeyine ve batısına daha önce gitmiştim. Ama doğusuna gitmemiştim. Doğusuna ilk defa Tanzanya-Zenzibar seyahatimde gitmiş oldum.Ancak Doğu Afrika"nın hâlini, çiğnenen onurunu, yıkılan dünyasını, yağmalanan tabiî ekolojisini bizzat görmek; sorunlarını yerinde bilfiil müşahede etmek, vicdan sahibi, insanlığın varoluş sorunlarına kafa patlatan, fikir çilesi çeken biri için hiç de dayanılır gibi değil.BİRİNCİ KIYAMET: SAFARİ KEYFİ, PLAJ ZEVKİ!Hele de Türkiye"den Afrika"ya giden insanların

Afrika"nın kuzeyine ve batısına daha önce gitmiştim. Ama doğusuna gitmemiştim. Doğusuna ilk defa Tanzanya-Zenzibar seyahatimde gitmiş oldum.

Ancak Doğu Afrika"nın hâlini, çiğnenen onurunu, yıkılan dünyasını, yağmalanan tabiî ekolojisini bizzat görmek; sorunlarını yerinde bilfiil müşahede etmek, vicdan sahibi, insanlığın varoluş sorunlarına kafa patlatan, fikir çilesi çeken biri için hiç de dayanılır gibi değil.

BİRİNCİ KIYAMET: SAFARİ KEYFİ, PLAJ ZEVKİ!

Hele de Türkiye"den Afrika"ya giden insanların kahir ekseriyetinin Tanzanya"ya safari keyfi, Zenzibar"a plaj zevki için gittiklerini öğrenmek insanı çileden çıkarıyor doğrusu.

Düşünsenize… Tanzanya"da, Zenzibar"da, önceden Darüsselam şehrinin bir parçası olan ama sonradan İngilizlerin oyunlarıyla apayrı devletçiklere dönüştürülen Ruanda ve Burundi"de, yanısıra Kenya, Somali, Sudan, Etiyopya, Nijerya gibi ülkelerde geleceğin dünyasının demografik, stratejik, ekonomik ve kültürel sınırları yeniden çiziliyor…

İngilizler Doğu Afrika"da, Fransızlar Batı Afrika"da -yeni ve yerli sömürgecilerle birlikte- Afrikalıların kanlarını emmek, kaynaklarını sömürmek, kültürlerini tarumar etmek, dinlerini yok etmek için bütün güçleriyle Afrika üzerine yüklenirken, birbirleriyle Afrika"yı yeniden aralarında türlü şekillerde taksim ederken, Türkiye"den Urfa"dan (evet yanlış okumadınız Urfa"dan!) ve Muğla"dan Afrika"ya safari keyfi ve plaj zevki için özel uçak kaldırılıyor!

Afrika"nın haritaları yeniden çiziliyor… Afrika açlıkla, yoksullukla, yolsuzluklarla boğuşuyor… Dün sömürgecilerin Afrika"nın kanını emmelerine karşı Afrikalıların imdadına yetişen Osmanlı"nın çocukları, bugün Afrika"da, Afrikalıların sorunlarıyla ilgilenmek yerine, hız ve haz"ın dehlizlerinde "kaybolmayı" tercih ediyorlar!

İşte "kıyametin ayak sesleri", dediğim felâketin bir ayağı bu.

DOĞU AFRİKA, MEDİNE"DEN ÖNCE İSLÂM"LA MÜŞERREF OLUYOR

İslâm, Hıristiyanlık ve yerel Afrika dinleri, başlıca dinleri Tanzanya"nın.

Zenzibar, 1,5 milyon nüfuslu çok sayıda adadan oluşan küçük bir takımadalar coğrafyası. Nüfusunun % 99"u Müslüman Zenzibar"ın -hâlâ.

Tanzanya ise, 45 milyon nüfusa, bir milyon kilometrekareye yakın bir yüzölçüme, 120 farklı etnik dile sahip, Afrika"nın 5-6 büyük ülkesinden biri.

Afrika"nın doğusu, İslâm"ın Afrika"yı şereflendirdiği kapısı. Hatta Habeşistan"dan Zenzibar Takımadaları"na kadar Afrika"nın doğu kıyılarına İslâm, Medine"den önce giriyor. Ve Doğu Afrika, Medine"den yaklaşık 6 yıl önce İslâm"la müşerref oluyor.

Bu gerçeği, Zenzibar"lı Müslümanlarla, Tanzanya"lı Müslümanlarla paylaştığınızda çok mutlu oluyorlar.

11 EYLÜL VE İKİNCİ İSLÂMÎLEŞME SÜRECİ

Fakat Zenzibar"lıların da, Tanzanya"lıların da, İslâmî bilinçleri, sömürgecilik ve emperyalizm yağmasından sonra çok büyük yara alıyor.

Hiç beklenmedik bir olay, 2001 11 Eylül tezgâhı, bütün dünyada olduğu gibi, buralarda da halkların, ikinci kez İslâmîleşmelerini, İslâmî kimliklerini keşfetmelerini tetikliyor…

Küresel lordların İslâm"a karşı yürüttükleri sözümona "terörizm savaşı", İslâm dünyasında dipdalgayı harekete geçiriyor… Böylelikle, küresel lordların hesapları, oyunları altüst oluyor…

İKİNCİ KIYAMET: MÜSLÜMAN GETTOLARIN ÇATIŞMA ALANI AFRİKA

Ne var ki, "kıyametin ayak sesleri" dediğim felâketin ikinci ayağı, tam bundan sonra zuhûr ediyor. Şöyle ki:

11 Eylül hâdisesinden sonra, farklı İslâmî anlayışların, yönelimlerin temsilciliğini yapan ülkeler, Balkanlar"ın, Türkî cumhuriyetlerin yanısıra Afrika"ya da "üşüşüyorlar".

Bir yandan tasavvuf eksenli hareketler, öte yandan Suudi / İngiliz destekli Selefî ve Vehhabî oluşumlar, kendi İslâm anlayışlarını yaymak için -deyim yerindeyse- "sahaya iniyorlar".

Müslümanlarda -başka din müntesiplerinde görülmeyen- bir basiretten ve ferasetten sözedebilmek mümkün elbette. Ama İslâm"ın bu iki zıt yorumunun aynı yerde buluşması, "ateş"le "barut"un bir araya getirilmesi gibi bir şey.

Orta ve uzun vadede, bu iki zıt yaklaşımın birbirleriyle çatıştırılması, Afrika"ya taşınan "büyük oyun"un başlıca hedeflerinden biri.

Bu zıt hareketler arasında şimdilik büyük bir sorun yaşanmıyor. En önemli sorun: Müslüman gettoların oluşması. Bu hareketlerin birbirleriyle ilişkileri, iletişimleri, etkileşimleri neredeyse sıfır.

Ayrıca başka küçük gettoların da oluştuğu gözleniyor buralarda: Mesela, Türkiye"den, hem Fethullah Hocaefendi cemaati, diğer tasavvufî cemaatler ve Süleyman Efendi cemaati, hem de İHH faaliyet gösteriyor. Ama bunların arasında da bir ilişki, müşterek hareket etme çabası, müşterek planlar, hedefler, gelecekler belirleme kaygısı yok.

Müslüman getto"dan değil, Müslümanlar arasındaki gettolardan sözediyorum! Üstelik de, Afrika"da… Kıyametin ayak sesleri değil de nedir bu?

ÜÇÜNCÜ KIYAMET: BATILILARIN YENİ "BÜYÜK OYUN"U

Asıl büyük kıyamet burada karşımıza çıkıyor. Batılılar, Afrika"yı ikinci kez sömürgeleştiriyor ve hızla Hıristiyanlaştırıyorlar.

Burada önaçıcı rolü yine Kilise oynuyor. Afrika"ya taşınan "büyük oyun"un ne denli tehlikeli olduğunu göstermek için sadece şunu söylemekle yetineyim: 20. Yüzyıl"ın başlarında Afrika"daki toplam Hıristiyan nüfus yalnızca 3 milyondu. Bugün 2 milyara yaklaşan Afrika"nın 500 milyonu Hıristiyanlaştırılmış durumda!

Pazar günü, bu yakıcı sorunla nasıl başedilebileceğini, İHH"nın çalışmalarıyla neden umut, Cemaat"in okullarıyla nasıl ufuk olduğunu göstereceğim.

Bu arada siz bu yazıyı okurken, ben de mini dünya turumun üçüncü ayağına çıkmış olacağım…