Yazarlar Havalar ısınmaya başladı Tedbirlerimizi almak zorundayız

“Havalar” ısınmaya başladı... Tedbirlerimizi almak zorundayız!

Yusuf Kaplan
Yusuf Kaplan Gazete Yazarı
Abone Ol Google News

Havalar fena hâlde “ısınmaya” başladı memlekette!

Bahar gelmeden yaz geldi! “Aşırı sıcaklar”, ülkeyi kasıp kavuracağa benziyor... Söylemesi zor ama gerçek böyle siyaset cephesinde.

Ülke kaosa sürüklenmeye çalışılıyor... Art arda yaşanan ve her gün yenilenir eklenen skandallar halkta tedirginlik oluşturuyor. “Bir el”, halkta infial oluşturacak ifşaatlar yaptırarak ülkenin yönetilemez hâle geldiği algısı üretmeye çalışıyor!

Bütün bunlar, “Türkiye, adım adım darbeye müsait bir ortama mı sürükleniyor?” sorusunun sorulmasına yol açıyor, kaçınılmaz olarak.

DARBELERE KARŞI HER AN TEYAKKUZ HÂLİNDE OLMALIYIZ!

Önce şunu söylemem gerekiyor sanırım: Bu ülkede darbe olmaz diyen kişiler var. Hem de çok miktarda. Bu ülkede darbe olmaz, diyen adam, zihnen darbeyi yemiş demektir zaten.

Bu ülke, iki asır önce bizim elimizden alındı. Bu ülkenin hâs çocuklarının elinden alındı. O yüzden ülkeyi geri alma girişiminde bulunan milletin adamları ya Sultan Abdülhamid gibi iktidardan / tahttan uzaklaştırıldı ya Menderes gibi idam edildi ya da Özal ve Muhsin Yazıcıoğlu gibi gözümüzün içine baka baka gözümüzün önünde katledildi!

Bu ülke bu ülkenin hâs çocuklarının elinde olmadığı için, ipler hâlâ bizim elimize tam olarak geçemediği için bu ülkede ipleri bizim elimize alma girişimi her zaman olacaktır zorunlu olarak ve bu nedenle de darbe ihtimali her zaman söz konusudur.

Bu ülkede her zaman darbe olabilir, diyen insanları paranoyak olarak adlandıran kişilerin ya salak ya da asalak olduklarını söyleyeceğim ve bu kişilerin bilerek veya bilmeden bu ülkeyi kontrol eden derin dış şebekelerin ekmeğine yağ sürmekten başka bir iş yapmadıklarını iddia edeceğim.

ERDOĞAN’I SADDAMLAŞTIRMA OPERASYONUNA DİKKAT!

Yeniden hortlatılan kaset skandalı sebebiyle nedense sürekli göz ardı ettiğimiz tehlikeli bir duruma dikkat çekmek istiyorum.

Ana muhalefet partisi CHP lideri Kılıçdaroğlu, Erdoğan’dan bir defa bile Cumhurbaşkanı diye bahsetmedi. Hep “diktatör” filan dedi.

Kılıçdaroğlu’nun, Erdoğan’ı meşrû, halkın seçtiği meşrû bir Cumhurbaşkanı olarak görmemesi çok tehlikelidir.

Hem halkın iradesini hiçe saymaktır bu.

Hem de başka mahfillerin sözcüsü gibi davranmak ve Erdoğan’ı Saddamlaştırma (yani Erdoğan’ı “diktatör” olarak sunarak Batılıların Türkiye’ye müdahale etmelerine müsait bir ortam oluşturma) oyununa su taşımaktır.

Bunun darbe heveslilerine çanak tutmak anlamına geldiğini söylesem, çok aşırı bir yorum mu yapmış olurum acaba?

Eğer Kılıçdaroğlu, benim aşırı yorum yaptığımı düşünecek olursa, yapacağı şey, Erdoğan’ın halkın iradesiyle seçilmiş, meşrû bir Cumhurbaşkanı olduğunu açıkça ilan etmek olmalıdır. Aksi takdirde, Kılıçdaroğlu’nun bu ürpertici tutumu, Türkiye’de her zaman darbe yapan küresel şer güçlerin ağzını sulandırmaktan başka bir işe yaramayacaktır.

Normal şartlarda Kılıçdaroğlu’nun böyle bir şeye aslâ prim vermemesi gerekir. Bunu, buradan hatırlatılmış olayım kendisine ve ekibine.

OPERASYON YİYORUZ!

Türkiye’de askerî veya siyasî darbe ihtimalinin güçlü bir ihtimal olarak algılanmasına yol açan, dolayısıyla kaset skandalının bir anda patlamasının ve zamanla belki de kontrolden çıkma ihtimali taşımasının en önemli -ilk bakışta- görünmeyen sebeplerinden biri Amerikan yönetiminin ve çeşitli stratejik kurumlarının Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın hangi yollarla gönderilmesi gerektiğine ilişkin yaptıkları açıklamalar ve yönlendirici araştırmalar.

Hem ABD’nin yeni başkanı Joe Biden hem de RAND Araştırma Şirketi, Erdoğan’ın nasıl gönderilebileceğine dair bazı senaryolardan sözettiler -açık açık hem de.

Bu son yaşananlarla ABD Başkanı Joe Biden’ın ve RAND Şirketi’nin Türkiye üzerindeki planları adım adım hayata geçiriliyor olabilir...

Fitne fesat şebekeleri, halkta infial uyandıracak algı operasyonları yaparak ülkeyi siyasî ve sosyal kaosa sürüklemeye çalışıyorlar!

Alçaklığın sınırı yok!

Altını çize çize tekrar ediyorum: İçerideki ve dışarıdaki fitne fesat şebekelerinin marifetiyle Türkiye’yi önce kaosa sürüklemeye, sonra da yönetilemez imajı oluşturarak müdahaleye uygun hâle getirmeye çalışan iğrenç bir operasyon yiyoruz!

Hükümet âcil tedbir almalı, işler kontrolden çıkmadan!

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.