Kuantum ve Mevlâna

Orhan Yalçın
00:0018/12/2012, Salı
G: 17/12/2012, Pazartesi
Yeni Şafak
Kuantum ve Mevlâna
Kuantum ve Mevlâna

Kuantum maddenin enerji ile değer almasını göstermiş, Mevlâna ise maddenin ötesinde bayrağını en tepeye dikmiştir.

Kuantum, gizemliliğini hala korumayı sürdüren, bir o kadar da popüler kültüre nüfuz eden modern bilimin adı. Mevlâna, gönüllere taht kurmuş, zaman ve mekânla sınırlanmamış, ölümü ''düğün günü''/vuslat olarak görebilen bir realist. Semazen de Mesnevi''nin cisimleşmiş ve insan bedeniyle uygulamaya konulmuş halidir. Mesnevi bir proje ise semazen bu mesnevi projesinin tamamlanmış halidir.

FİZİK BİLİMİ OLARAK KUANTUM

Kuantum; nicelik, miktar ve kesikli/sınırlı anlamlarına gelir. Fen bilimi olarak ilk defa 1900 yılında Alman fizikçi Max Planck tarafından ''ışık''ın tabiatını anlamak için keşfedilmiştir. Einstein ve de Broglie ile ışık günümüz manasında anlaşılmıştır. Madde ve ışık ilişkisi de, de Broglie tarafından Nobel ödülü alınmasıyla taçlandırılmış oldu. Modern bilimin temelleri atılmış, Schrödinger ile atom/madde günümüz manasında anlaşılmış oldu. Böylece determinizm, sebep-sonuç ilişkisi ve maddenin ezelilik fikirlerini kaynağı olan Newton''cu felsefe terk edilmiş oldu. Günümüzde madde/atom bu kuantum sonuçla şekillendi. Bütün maddelerin kuantum parçaları bir dönme hareketine sahiptir. Doğal süreçte bütün maddelerin kuantum parçacıkları O harfi yazım yönünde döner. Spin olarak adlandırılan dönmelerde bir sağdan sola bir de soldan sağa dönmeler, kuantumlu olan alanın katlanmı halidir. Alanlar açılırsa dönmenin tek yönde olduğu görülür. Semazenler de tam da bu yönde dönmektedirler. Bu dönüş yönü temelde toprağın üstünü temsil edip semaya açılır. İşte sema-zen dönme/kuantum orjinlidir.

SEMAZENLERİN DÖNÜŞÜ ÜZERİNE

Hz. Mevlâna; semazen olgusunu, yaşadığı çağın bilim ve felsefesiyle birleştirmiştir. Her dönüş maddenin/atom semanın sahibine gitmekte olduğunu göstermektedir. Mevlâna''nın bu fen ve sosyal bilimleri birleştime yönüyle güncelliğini koruması takdire şayandır. Üstelik akıl ve kalp ikilisine hitap etmesi de övülesi yanıdır. Bu birleştirme ve sema-zen hareketi şefkat dolu coşkuya layık bir vuslata gidiş yönüdür. Dönüş/sema-zen; atom, dünya ve evrenin hareketini büyük bir insan olarak temsil edecek kadar geniş, mütevazı olacak kadar da başını eğmek emektir. Atomdan Galaksilere kadar bir hedefe doğru gidişin ayak seslerini göstermektedir. Nefisler ölümü tadarlar, müminler ancak nakil olurlar. Müminler ölümden ve kıyametten etkilenmezler. Bu vuslat en geniş anlamda her şeyin sahibi olana gidiş olduğu için ancak düğün günü olarak nitelendirilebilir. Unutulmamalıdır ki; kuantum 1900''lü yıllarında keşfedildi ama alanın (zemin anlamında) kuantumlu olduğu çok öncelere uzanmaktadır. Mevlâna, sadırdan değil satırdan nakşetmiştir gönüllere vuslatı.

DOĞU İCATLA BATI TAKLİTLE

Demokritus, Dalton, Thomson, Rutherford, Bohr, Sommerfelde ve Einstein söylemeseler de Max Planck; kuantumu formülize ederken doğu kültüründen (İskenderiye Kütüphanesi''ndeki kitaplardan) etkilendiğini itiraf etmiştir. Batı, Mevlâna için onursal bir yaklaşımla, hem tarihi bir gereklilik hem de emanetin gerçek kaynağına bir teşekkürü vermesini bilmiştir. Mevlâna ve eserleri hakkında 2006 yılına kadar bilimsel anlamda doktora çalışması yapılmamış olması da eksikliğimiz olarak durmaktadır.

Bu bağlamda çağını aşan ve insanlığa hitap eden Mevlâna için Unesco tarafından gerekenin yapılması manidardır. Kullardan öyleleri var ki; ne zaman ne mekan onları kayıt altına alamaz. İşte Mevlâna maddenin mülk/görünen yüzünden ziyade melekut/hakikat yüzünü gören eşsiz şahsiyetlerdendir. Kuantum Doğu aklı, Batı uygulamasıdır. Çünkü Doğu icatla Batı taklitle ayakta durur. Kuantum maddenin enerji ile değer almasını göstermiş, Mevlâna ise maddenin ötesinde bayrağını en tepeye dikmiştir.

''Aşk İmiş her ne var âlemde

İlm bir kîl-ü kâl imiş ancak'' ile Fuzûlî rahmetle anılmış ve yazımız noktalanmış olsun.

* Doç. Dr. Niğde Üniversitesi (orhanyalcin@gmail.com)