"Kim Allah ile beraber, hakkında hiçbir delil bulunmayan başka bir ilâha yalvarırsa, artık onun hesâbı ancak Rabbinin katındadır. Şu şübhesiz ki kâfirler kurtuluşa ermez."
"İnsanlardan öylesi de vardır ki: 'Rabbimiz! Bize (nasîbimizi) dünyada ver' der. O takdîrde onun için âhirette hiçbir nasîb yoktur!"
"Hem insana ni'met verdiğimiz zaman (şükürden) yüz çevirir ve yan çizer. Ona kötülük dokunduğu zaman da bol bol duâ eden bir kimse olur."
"İnsan ise (bazen öfkelenerek, bazen bilmeyerek) hayra olan duâsı ' (kendi aleyhine olarak) şerre duâ eder. Çünkü insan (işin sonucunu düşünmez ve) çok acelecidir."
"(Teheccüd namazı kılmak için) yanları yataklardan uzaklaşır, korkarak ve umarak Rablerine duâ ederler ve kendilerini rızıklandırdığımız şeylerden (Allah yolunda) sarf ederler."
Ve îmân edip sâlih ameller işleyenlere icâbet eder (onların duâlarına cevab verir) ve fazlından onlara (mükâfâtlarını) arttırır."
"(Onlar mı daha hayırlıdır) yoksa (bir sıkıntısından dolayı) kendisine duâ ettiği zaman darda kalan (bir kulun)a icâbet edip (ondan) fenâlığı gideren ve sizi yeryüzünün halîfeleri kılan (Allah) mı? Allah ile be (başka) bir ilâh mı var? Ne kadar az ibret alıyorsunuz!"
"(Duâda) sesi yükseltsen de (yükseltmesen de onun için birdir, şeyi işitir!); şübhesiz o, gizliyi de, daha gizli olanı da bilir."
"Esmâü'l-Hüsnâ (en güzel isimler) ise Allah'ındır! Öyleyse onlarla duâ edin."
"Öyle ise kâfirlerin hoşuna gitmese de, (siz) dinde ona (karşı} ihlâslı (samîmî) kimseler olarak Allah'a duâ edin!"
"Rabbinize yalvara yalvara ve için için duâ edin! Şübhesiz o, aşanları sevmez."
"Rabbiniz buyurdu ki: Bana duâ edin, size icâbet edeyim (duânıza cevab vereyim)! Şübhesiz benim ibâdetimden (yüz çevirip) kibirlenenler, yakında zelîl olan kimseler olarak cehenneme gireceklerdir!"
"(Habîbim, yâ Muhammed!) Kullarım sana benden sorarsa, şübhe yok ki ben (onlara) pek yakınım.
Bana duâ ettiği zaman duâ edenin duasına cevab veririm. Öyle ise (onlar da) benim (rızâm) için (da'vetime) icâbet etsinler ve bana iman etsinler. Tâ ki hak yolu bulsunlar."
"(Ey Resûlüm!) De ki: Eğer duânız olmazsa, Rabbim size ne diye ehemmiyet versin?"