"Sabır kahramanı Hz. Eyyûb (as)'ın şu münâcâtı, hem mücerreb, hem tesirlidir. Fakat âyetten iktibas suretinde bizler münâcâtımızda,
'Rabbim! Zarar gerçekten bana dokundu. Sen merhametlilerin en merhametlisisin' demeliyiz.
(... ) Hazret-i Eyyûb Aleyhisselâm'ın zâhirî yaralarının ve hastalıklarının mukabili, bizim bâtınî ve rûhî ve kalbî hastalıklarımız var. İçimiz dışımıza, dışımız içimize bir çevrilse, Hazret-i Eyyûb Aleyhisselâm'dan daha ziyâde yaralı ve hastalıklı olduğumuz görünecek.
Çünkü işlediğimiz herbir günah, kafamıza giren herbir şübhe, kalb ve rûhumuza mütemâdiyen yaralar açıyor.
Harbe katılanlar ve insanları irşâd edenler de aynı o mübarek zatlar gibi bu duâyı yapabilirler:
"Rabbimiz!
Bizim günahlarımızı ve işimizdeki taşkınlıklarımızı bağışla. Ayaklarımızı sâbit kıl ve kâfirler topluluğuna karşı bize yardım eyle!"
"Rabbimiz! Bizi zâlimler gürûhuyla beraber kılma!"
"Rabbimiz!
Bize, tarafından bir rahmet ver ve bize şu işimizden bir kurtuluş yolu hazırla!"
"Rabbimiz!
İndirdiğine îmân ettik ve peygambere tâbi' olduk. Artık bizi (seni ve peygamberlerini tasdîk eden) şâhidlerle beraber yaz!"
Hayırlı evlâd isteyenlerin yapılabileceği bir duâdır.
"Rabbim!
Bana, tarafından temiz bir zürriyet ihsân eyle! Şübhesiz ki sen, duâyı hakkıyla işitensin."
"Rabbim! Beni tek bırakma! Sen vârislerin en hayırlısısın!"
Nefse zulmedince, günahlara girince okunabilecek bir duâdır.
Sa'd bin Ebî Vakkâs (ra)'dan rivâyet edildiğine göre, Resûlullah (sav) şöyle buyurmuştur:
"Zünnûn'un (Hz. Yûnus'un) balığın karnında iken yaptığı duâ olan,
'Senden başka ilâh yoktur. Seni tenzîh ederim! Gerçekten ben (nefsine) zulmedenlerden oldum!' duâsıyla duâda bulunan hiç kimsenin duâsını Allah geri çevirmemiştir."
Maddî-manevî musîbetler için okunabilecek bir duâdır.
Allahü Teâlâ Enbiyâ Sûresi'nde (as)'ın hastalandığı zaman, kendisine şöyle nidâ ettiğini bildirmiştir:
"Ey Resûlüm! Eyyûb'ü de (an)! Hani Rabbine: 'Zarar gerçekten bana dokundu. Sen merhametlilerin en merhametlisisin' diye nidâ etmişti."
Ni'mete şükretmek için okunabilecek bir duâdır.
"Rabbim! Beni ve ana-babamı ni'metlendirdiğin ni'metine şükretmemi ve râzı olacağın sâlih ameller işlememi bana ilhâm eyle. Ve rahmetinle beni sâlih kullarının arasına kat!"
"Rabbim! Bana mağfiret buyur ve bana, benden sonra hiç kimseye nasîb olmayacak bir saltanat ihsân et! Şübhesiz ki Vehhâb (çok ihsan edici) olan ancak sensin!"
Konuşma, hitabet ve sohbete başlamadan önce yapılabilecek güzel bir duâdır.
"Rabbim! Benim göğsüme genişlik ver! Ve işimi bana kolaylaştır! Dilimden de düğümü çöz ki sözümü iyice anlasınlar!"
Kişinin kendisiyle birlikte kardeşine de yapabileceği bir duâdır.
"Rabbim! Bana ve kardeşime mağfiret eyle ve bizi rahmetine koy! Çünkü sen, merhametlilerin en merhametlisisin!"
Câhilce durumlara düşmekten sakınmak için bu duâ yapılabilir.
"Ben câhillerden olmaktan Allah'a sığınırım!"
Zâlim bir topluluktan sakınan kimsenin okuyabileceği bir duâdır.
"Rabbim! Beni bu zâlimler topluluğundan kurtar!"
Bir işe başlandığında o işte muvaffak olabilmek için yapabilecek bir duâdır.
"Muvaffakiyetim ise ancak Allah('ın yardımı) iledir. (Ben) yalnız ona tevekkül ettim ve ancak ona yönelirim."
"Rabbim! Bana mülkden (bir nasîb) verdin ve bana rüyaların ta'bîrinden (bir ilim) öğrettin.
Ey gökleri ve yeri hakkıyla yaratan! Sen, dünyada da âhirette de benim Velîmsin (gerçek dostumsun).
Canımı Müslüman olarak al ve beni sâlih kimseler arasına kat!"
"Rabbimiz! (Yaptığımızı) bizden kabul buyur! Şübhe yok ki her duâyı işiten Semî', her şeyi bilen Alîm ancak sensin!"
Hikmet sahibi olmak ve sâlihlerle beraber olmak isteyen kimsenin yapabileceği bir duâdır.
"Rabbim! Bana hikmet ihsân buyur ve beni sâlih kimseler arasına kat! Sonraki (ümmet)ler içinde benim için bir lisân-ı sıdk (güzel bir medihle anılmayı) nasîb eyle! Ve beni Naîm cennetinin vârislerinden kıl!"
Kişinin kendisi, evlatları ve ana-babası hakkında yapabileceği güzel bir duâdır.
"Rabbim! Beni, namazı hakkıyla edâ eden bir kimse eyle; zürriyetimden de (böyle kimseler yarat)! Rabbimiz! Duâmı kabul buyur!
Rabbimiz! Hesâbın görüleceği gün, bana, ana-babama ve (bütün) mü'minlere mağfiret eyle!"
Bu aynı zamanda sâlih bir çocuk sahibi olmak isteyenin yapabileceği duâdır.
"Rabbim! Bana sâlihlerden (olacak bir çocuk) ihsân eyle!"
Kişinin kendisi ve âilesinin zâlim insanların şerlerinden kurtulması için yapabileceği bir duâdır.
"Rabbim! Beni ve âilemi, bunların yapmakta oldukları şeyden kurtar!"
"Rabbim! Bu fesâdcılar topluluğuna karşı bana yardım et!"
Yanlış bir istekte bulunmamak için yapılan bir dua:
"Rabbim! Doğrusu ben, hakkında bilgi sahibi olmadığım bir şeyi senden istemekten sana sığınırım. Eğer bana mağfiret etmez ve bana merhamet etmezsen, hüsrâna uğrayanlardan olurum."
"Rabbim! Bana, ana-babama, evime mü'min olarak girene, bütün mü'min erkeklere ve kadınlara mağfiret eyle! Zâlimlere de helâkten başka bir şey artırma!"
"Bizi zâlimler topluluğundan kurtaran Allah'a hamd olsun!"
"Rabbim! Beni yalanlamalarına karşı, bana yardım et!"
"Rabbimiz!
(Biz) kendimize zulmettik. Artık bize mağfiret etmez ve bize merhamet etmezsen, mutlaka hüsrana uğrayanlardan oluruz."
Hz. Âişe (r.anhâ)'dan rivayet edildiğine göre, Peygamber (sav) şöyle buyurmuştur:
Allah Âdem'i yeryüzüne indirdiğinde, Kâbe'nin hizasında durdu ve iki rekât namaz kıldı.
Allah ona şu duayı ilham etti:
"Yâ İlâhî! Benim gizlimi, açığımı biliyorsun, ma'zeretimi kabul et. Hâcetimi biliyorsun, istediğimi bana ver. Nefsimdekileri de biliyor sun, günahlarımı bağışla.
Yâ İlâhî! Senden kalbime yerleşmiş bir îmân, bana senin takdîr ettiğinden başka bir şeyin isabet etmeyeceğini bileceğim dosdoğru kat'î bir îmân ve bana takdir ettiğin kısmetime razı olmayı istiyorum."
Bunun üzerine Allah ona şöyle vahyetti:
"Ey Âdem! Şübhesiz ben senin tevbeni kabul ettim. Günahını bağışladım.
Bu duâ ile bana kim duâ ederse, mutlaka onun da günahını bağışlarım. Sıkıntılı işlerini halleder, şeytanı ondan uzaklaştırırım. Her tüccarın ardından ona bir ticaret imkanı veririm ve istemese bile dünyayı ona sevk ederim."
Kur'ân-ı Kerîm'de Resul-ü Ekrem (sav) Efendimize birçok dua yapılması emir ve tavsiye buyurulmuş. Onun mübarek şahsında bizlere de bu duâlar böylece talîm edilmiştir.
"Rabbim! İlmimi artır!"
"Allah bana kâfîdir! Ondan başka ilâh yoktur! (Ben) ona tevekkül ettim. Ve o, büyük Arşın Rabbidir!"
"Rabbim!
Bağışla! Merhamet eyle! Sen, merhamet edenlerin en hayırlısısın!"
"Ey mülkün gerçek sahibi olan Allah!
Dilediğine mülkü verirsin, dilediğinden de mülkü çeker alırsın! Hem dilediğini azîz edersin, dilediğini de zelîl kılarsın!
Her hayır ancak senin elindedir! Şübhesiz ki sen, her şeye hakkıyla gücü yetensin!"