Dualar

Câbir b. Abdullah (ra)'dan rivâyet edildiğine göre, Resûlullah (sav) cüzzâmlı bir hastanın elinden tutup, bu duâyı okuyarak onunla yemek yemiş ve ona bu duâyı okuyarak yemesini söylemiştir:

"Allah'a güvenerek ve ona tevekkül ederek, Allah'ın ismiyle (başlarım). "

Abdullah bin Büsr (ra)'dan rivâyet edildiğine göre, Resûlullah (sav)'ı evinde misafir eder. Yiyecek ve içecek ikrâm edildikten sonra Büsr (ra) kendisinden duâ taleb eder.

Resûlullah (sav) şöyle buyurur:

"Yâ İlâhî! Bana bu ikrâmı yapanlara, verdiğin rızıklara, bereketler ihsân eyle. Onların günahlarını bağışla ve kendilerine merhamet buyur."

Enes (ra)'dan rivâyet edildiğine göre, Resûlullah (sav) Sa'd bin Ubâde (ra)'in yanına geldi. Sa'd (ra) ekmekle zeytinyağı ikrâm etti.

Peygamberimiz (sav) şöyle buyurdu:

"Sofranızda oruçlular iftâr etsin. Yemeğinizi iyi insanlar yesin. Ve melekler size duâlar etsin."

Mikdâd (ra)'dan rivâyet edildiğine göre, yiyecek veya içecek bir şeyler ikrâm eden kimseye şöyle denir:

"Yâ İlâhî! Sen de beni yedirene yedir ve içirene içir!"

İbn-i Abbas (ra)'dan rivâyet edildiğine göre, Resûlullah (sav) şöyle buyurmuştur:

"Biriniz yemek yediği zaman,

'Yâ İlâhenâ!

Bunu bize mübarek kıl ve ondan daha hayırlısını yedir' desin. Süt içildiği zaman ise,

'Yâ İlâhenâ!

Bunu bize mübarek kıl ve onu bize artır' desin. Çünkü sütten başka, yeme ve içme yerine geçecek başka bir şey yoktur."

Rivâyetlere göre, İbn-i Abbas (ra) zemzem suyu içerken şöyle derdi:

"Yâ İlâhenâ! Senden faydalı ilim, bol rızık ve her türlü hastalıktan şifa istiyorum."

İsteyen şu duâyı da okuyabilir:

"Yâ İlâhenâ! Senden faydalı ilim, bol rızık ve her türlü dert ve hastalıktan şifa istiyoruz.

Ey en büyük cömerdlik sahibi! Lütfunla, kereminle bize Peygamberin, Efendimiz Hazret-i Muhammed (sav)'in Kevser Havuzu'ndan içmeyi de nasîp eyle.

Yâ İlâhenâ! Bize bol bol ilim, nûr ve yumuşak huyluluk ver. Bize görünen ve görünmeyen bütün ni'metlerden ihsân eyle.

Yâ Rabbî! Kevser Sûresi hakkı için ve Kevser Havuzu'nun sahibi hürmetine, mahşer gününde bizlere, ana-babalarımıza, çocuklarımıza, arkadaşlarımıza, akrabalarımıza ve ecdâdımıza Kevser suyundan içmeyi nasîb eyle."

"Suyu, rahmetiyle tatlı ve susuzluğu giderici kılan ve günahlarım sebebiyle onu tuzlu ve acı kılmayan Allah'a hamd olsun."

Ey bu dünyada bütün mahlukâta ni'met veren Rahmân! Ve ey ahirette sadece mü'minlere ni'met verip nihayetsiz rahmet sahibi olan Rahîm!

Fahr-i Âlem Aleyhissalâtü Vesselâm Efendimiz'in şerefine, bilcümle hayırlı olan matlûblarımızı en kârıbü'z-zamanda, en hayırlı bir şekilde ihsân eyle! Maddı ve manevı rızıklarımıza bereketler ihsân eyle!

Yâ Rabbenâ! Kendi kapından, kendi hazînenden umûm ehl-i îmânla birlikte helâl rızık, bol bereketler ihsân eyle!

Ey bizi ni'metleriyle perverde edip besleyen, büyüten Sultânımız, Hâlikımız, Rabbimiz olan Hazret-i Allah!

Dünyada bize gösterdiğin ni'metlerin, numûnelerin ve gölgelerin asıllarını ve menbâ'larını âhirette bize göster!

Ve bizi makarr-ı saltanatın olan cennetine celb et! Bizi bu çöllerde mahvettirme! Bizi huzûruna îmânla al! Bize merhamet et! Çünkü sen, Erhamürrâhimînsin!

Dünyada bize tattırdığın lezîz ni'metlerini cennette yedirmek bizlere nasîb eyle!

Bizi yok olmak ve huzûrundan kovmak gibi bir azâb ile azâb etme! Seni seven, sana hamd edip şükreden şu mutî' ehl-i 'îmân kullarını başıboş bırakıp âhirette "Ne hâliniz varsa görün!" diye cehenneme sevk etme ya Rabbî!

Ey kullarına yardım eden! Duâlarımızı kabul eyle! Efendimiz Muhammed'e ve onun bütün âline ve ashâbına salât eyle!

Yâ Rabbî!

Başta Resûl-ü Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm Efendimiz'in mübârek rûhları için,

Hem cümle geçmiş enbiyâ-yı izâm ve rusül-ü kirâm hazerâtının rûhları için ve bütün evliyâ, şühedâ ve sâlih kulların hem cümle mü'minîn ve mü'minâtın rûhları için,

Hem âbâ ü ecdâdımızın rûhları için, dünyada kalan ehl-i îmânın sıhhat ve selâmeti için,

Biihassa Aliah rızası için, el-Fâtiha!

"Rahmân, Rahîm Olan Allah'ın İsmiyle, 'Yiyin, için; fakat isrâf etmeyin! Çünkü O, isrâf edenleri sevmez.

Hamd, Allah'a mahsûstur. Hamd, Allah'a mahsûstur Hamd, bizi yediren, içiren ve Müslümanlardan eden Allah'a mahsûstur. Allah'ın rahmeti ve bereketleri bu sofranın sahibinin, yiyenlerin ve hizmet edenlerin üzerine olsun. Gerek hayatta bulunan, gerekse vefât etmiş olan bütün mü'min ve mü'minelerin, müslim ve müslimelerin üzerine olsun.

Yâ İlâhî! Bize cennet ni'metlerinden yedir. Bize Kevser Havuzu'ndan içir. Bizi Resûlün Sallallâhü Teâlâ Aleyhi Vesellem'e cennette komşu eyle.

Ey ikrâm edenlerin en keremlisi! Ey merhamet edenlerin en merhametlisi! Bizi cennette cemâlini görmekle şereflendir.

Yâ İlâhenâ! Bizi temiz helâl rızıkla rızıklandır ve bizi sâlih (hayırlı) işlerde çalıştır."

"Bismillah, Elhamdülillâh, Yâ İlâhî! Senin rızân için oruç tuttum, senin verdiğin rızıkla iftar ettim, sana tevekkül ettim! Seni hamd ile bütün noksanlıklardan tenzih ediyorum. Orucumu kabul et, elbette sen her şeyi hakkıyla işiten ve bilensin."

Muâz bin Zühre (ra)'den rivâyet edildiğine göre de şöyle derdi:

"Allah'a hamd olsun ki bana yardım etti de orucumu tuttum. Ve bana rızık verdi de iftârımı ettim."

Maruf olan şu iftar duâsı da okunabilir:

"Yâ İlâhî! Senin rızân için oruç tuttum, sana îmân ettim, sana tevekkül ettim. Senin verdiğin rızıkla orucumu açtım. Ramazan ayının yarınki orucunu tutmaya da niyet ettim. Benim geçmiş ve gelecek günahlarımı bağışla."

Ebû Ümâme (ra)'dan rivâyet edildiğine göre, Resûlullah (sav) önünden sofra kaldırıldığı zaman -diğer bir rivâyette, yemeğinden ayrıldığı zaman- şöyle derdi:

"Sonsuz, gösterişten uzak ve ardı arkası kesilmeyecek şekilde hamd, Allah'a mahsûstur. Nimetler bizden kesilmeksizin, nimet istemeyi terk etmeden ve kendisinden müstağni olmadan ey Rabbimiz!"

Ebû Saîd el-Hudrî (ra)'dan rivâyet edildiğine göre, Resûlullah (sav) yemeğinden ayrıldığı zaman şöyle derdi:

"Bizi yediren, içiren ve bizi Müslüman eden Allah'a hamd olsun."

Muâz b. Enes (ra)'dan rivâyet edildiğine göre, Resûlullah (sav) şöyle buyurmuştur: "Kim yemek yer ve:

'Benim gücüm ve kuvvetim haricinde beni doyuran ve bu yiyeceği bana nasîb eden Allah'a hamd olsun' derse, geçmiş günahları affolunur."

"Beni her türlü musîbetten koruyan, barındıran, yediren içiren, bana bol bol nimetler verip çokça ihsânlarda bulunan Allah'a hamd olsun. Her halimizde Allah'a hamd olsun. Ey her şeyin Rabbi ve Melik'i ve her şeyin İlâhı olan Allah'ım! Cehennemden sana sığınırım."

Başkalarının dikkatini Besmele üzerine çekerek onları da teşvik etmek için Besmeleyi açıktan söylemek müstahabdır.

Resûlullah (sav) hiçbir yemeği ayıplamamıştır. Eğer ona iştahı varsa yemiştir, hoşuna gitmeyen bir şeyse terk etmiştir. Bir kimse eğer bir yemeği yemek istemiyorsa, "Benim bu yemeğe karşı iştahım yok" diyebilir.

Nafile olarak oruçlu olduğu halde davete icabet eden kimse dilerse orucunu açabilir. Eğer orucunu bozmak istemiyorsa, yemek sahibine bereket için duâ eder.

Yemeğe davet edilen kişi yolda giderken başka birisi ona tabi olursa, davet yerine varıldığında yemek sahibinden yanında gelen kişi için izin ister.

İmam Gazâlî'nin İhyâda beyanına göre, yemek esnâsında iyiliklerden bahsetmek ve sâlih kişilerin yemek hususunda ve başka hususlarda hikayelerinden bahsetmek âdâbdandır.

Hz. Âişe (r.anhâ)'dan rivâyet edildiğine göre, Resûlullah (sav) şöyle buyurmuşlardır:

"Biriniz yemek yediği zaman evvelinde Allah'ın ismini zikretsin.

Eğer evvelinde Allah'ın ismini zikretmeyi unutursa şöyle desin:

Evvelinde ve sonunda Allah'ın ismiyle."

Ümeyye bin Mahşî (ra)'dan rivâyet edildiğine göre, bir adam yemek yerken Resûlullah (sav) oturuyordu. Yemeğinden son lokma kalıncaya kadar adam besmele çekmemişti. O son lokmayı ağzına götürürken "Bismillahirrahmanirrahîm" dedi.

Bunun üzerine Peygamber (sav) güldü sonra şöyle buyurdu:

"Şeytan o adamla yemek yemeye devam ediyordu. Ne zaman ki adam Allah'ın ismini andı, şeytan karnında ne varsa hepsini kustu."

Câbir (ra)'dan rivâyet edildiğine göre, Nebî (sav) şöyle buyurmuştur: "Yemeği üzerine besmele çekmeyi unutan kimse, yemekten sonra İhlâs Sûresini okusun."

Hz. Peygamber (sav) önüne yemek geldiği zaman şöyle derdi:

“Yâ İlâhenâ!

Bize rızık olarak verdiğin şeyleri bereketli kıl ve bizi cehennem azabından muhafaza eyle. Allah'ın ismiyle."

Resûlullah (sav) şöyle buyurmuştur:

"Cebrâil bana her geldiğinde mutlaka şu iki duâyı okumamı emrederdi:

"Yâ İlâhenâ! Bizi temiz helâl rızıkla rızıklandır ve bizi sâlih (hayırlı) işlerde çalıştır."

Sayfa Sonu
Türkiye’nin Birikimi. Uluslararası Medya Grubu.

Türkiye’nin gündemini belirleyen haber kaynağına hoş geldiniz! Tarafsız, dinamik ve derinlemesine habercilik anlayışıyla Yeni Şafak, okuyucularına güncel gelişmelerin ötesinde bir deneyim sunuyor. Siyaset ve ekonomiden kültür-sanat ve spor dünyasına kadar geniş bir yelpazede sunduğu haberlerle, hem Türkiye’de hem de dünyada neler olup bittiğini anında öğrenin. Dijital platformlarıyla her an, her yerden en doğru bilgiye ulaşın; Yeni Şafak’la gündemi yakalayın!

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

Gündemi cebinizde taşıyın! Yeni Şafak’ın mobil uygulamalarıyla, en güncel haberlere anında ulaşın. Siyasetten ekonomiye, spordan kültür-sanat dünyasına kadar geniş bir içerik yelpazesi parmaklarınızın ucunda! Hem iOS, hem Android hem de Huawei cihazlarınızda kolayca indirerek, günün her anında en doğru bilgiye hızlıca erişin. Hemen indirin, dünyadaki gelişmeleri kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mah. Fetih Cad. No:6 34010 Zeytinburnu/İstanbul, Türkiyeiletisim@yenisafak.com+90 212 467 6515

YASAL UYARI

BIST isim ve logosu 'Koruma Marka Belgesi' altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026