
20 yıllık işgalin ardından yarın (31 Ağustos) Afganistan’ı tamamen terk edecek olan ABD, geride derin acılar ve kaos bıraktı.
El Kaide terör örgütüne ev sahipliği yaptığı gerekçesiyle 11 Eylül 2001 saldırılarından kısa süre sonra Afganistan’ı işgal eden ABD ordusu, 20 yıl boyunca birçok sivil katliamına neden oldu. Washington, işgal süresince ülkede istikrarlı bir yönetim yapısının oluşmasına da müsaade etmedi. Kendisinin dışarıdan atadığı yöneticilerle ülkeyi yönetmeye çalışan ABD, derin bir yolsuzluk ağının oluşmasına göz yumdu. Afganistan’ın zenginlikleri ABD’li şirketler, savaş ağaları ve yerel yöneticiler tarafından soyularak yurt dışına kaçırıldı. İşgal aynı zamanda terör örgütlerinin de bölgede yuvalanmasına zemin hazırladı. DEAŞ, ülkede ABD işgalinin en yoğun olduğu günlerde yapılandı.
TAHLİYE FİYASKOSU
İşgal süresince 172 binden fazla can kaybı yaşandı. Ülkenin rutini haline gelen kanlı çatışmalardan en fazla etkilenen taraf ise Afgan halkı oldu. 20 yıl içerisinde 47 bin 245 Afgan sivil hayatını kaybetti. Afgan güvenlik güçlerine mensup yaklaşık 66 bin kişi, Taliban ve diğer muhalif kesimden ise 51 bin 191 kişi yaşamını yitirdi. Şubat 2020’de Taliban’la imzaladığı anlaşmanın ardından ülkeden çekilme kararı alan ABD, son günlere sıkıştırdığı tahliye fiyaskosunda da kaosa ve katliama yol açtı. ABD’nin yanlış planlaması sonucu Kabil Havaalanı’na yığılan binlerce kişi, terör saldırısının hedefi oldu. En az 183 kişinin can verdiği ve yüzlercesinin yaralandığı DEAŞ terör saldırısı, ABD’nin Afganistan’daki kanlı işgalinin son eseri olarak kayıtlara geçti.










