Dünya Açlıktan organlarını satıyorlar Böbreğimi, gözümü hatta diğer organlarımı satmaya mecburum

Açlıktan organlarını satıyorlar: 'Böbreğimi, gözümü hatta diğer organlarımı satmaya mecburum'

Afganistan'da nüfusun yarısından fazlasına tekabül eden 23 milyonluk kesim temel gıda ihtiyaçlarına ulaşmakta ciddi zorluklar yaşarken, ülkenin kronik sorunu haline gelen organ satışları durdurulamıyor. Taliban öncesi dönemde de sıkça rastlanan organ satışları Batı'nın yardımları kesmesiyle katlanarak arttı. Gulamhazret "Açlıktan kurtulmak için böbreğimi, hatta gözümü veya diğer uzuvlarımı satmaya mecburum. Ekonomik durumumuz böyle devam ederse çocuklarımı ve eşimi kurtarmak için her şey yapabilirim" dedi.

Abone Ol Google News
Haber Merkezi AA
Afganistanda insanlar açlıktan organlarını satıyorlar: Böbreğimi, gözümü hatta diğer organlarımı satmaya mecburum
Afganlar şiddetlenen yoksullukta organlarını satıyor.

Afganistan'da uzun yıllardır insanlar bir parça ekmek temin edebilmek için tereddüt etmeden böbreklerini satıyor.

Taliban'ın yönetimi ele geçirmesinin ardından uluslararası yardımların kesilmesi ve ağır kış şartları da zaten yokluk içinde yaşayan milyonlarca kişinin hayatını riske atıyor. Bu nedenle insanlar hem çocuklarını hem de böbreklerini satmak zorunda kalabiliyor.

Herat vilayet merkezine yaklaşık 20 kilometre mesafedeki Şehr-i Sebz bölgesinde son 3-4 yıldır ağırlaşan kuraklık ve Taliban ile önceki hükümet arasındaki çatışmalar nedeniyle Badgis, Farah, Gor gibi çevre vilayetlerden göç etmek zorunda kalan çoğu Peştun binlerce Afgan ağırlaşan kış şartlarında hayata tutunmaya çalışıyor.

Çamur ve kilden yapılan evlerde, elektrik, su ve ısınma sistemi bulunmuyor. Kış şartlarının ağırlaştığı bu günlerde çoğu evde soba dahi bulunmuyor. Sobası olanlar da odun ve kömür yerine plastik yakıyor. Bu da zehirlenmelere sebep olabiliyor.

70'e yakın bölge sakini çocuklarını, onlarcası da böbreklerini satmak istediklerini söyledi. Bölge sakinlerine göre vilayet genelinde çocuklarını satmak isteyenlerin sayısı binleri buluyor.

AA

Böbreğini satarsa öleceği söylendi

Bölge halkının çoğu "Bugün ne yediniz?" sorusuna çay ve kuru ekmek cevabını veriyor. Evlerin mutfaklarında bir miktar un ve kuru ekmekten başka bir şey görmek pek mümkün değil.

Bölge sakini 38 yaşındaki Abdulkadir de bu kişilerden biri. Son olarak sadece çay ve kuru ekmek yediğini belirten Abdulkadir'in titreyerek ve kekeleyerek konuştuğu gözlendi.

Abdulkadir hastalığının ne olduğunu dahi bilmiyor. Hastaneye gidecek parası olmadığını aktaran Abdulkadir, içinde bulunduğu durumu şu sözlerle anlattı:

  • "Böbreklerimi 150 bin (yaklaşık 1500 dolar) afganiye satmak için hastaneye gittim. Doktorlar bana eğer ameliyat olup böreğimi aldırırsam öleceğimi söyledi. Buna rağmen böbreğimi satmak istiyorum. Ekonomik durumumuz öyle kötü ki bir çocuğumu da 150 bin afganiye satmaya hazırım. Böylece ailemin diğer fertlerini kurtarmak istiyorum."

AA

Karısı için böbreğini sattı

Bölge sakinleri çalışacak iş olmamasından yakınıyor. Ergenlik çağındaki bazı çocuk ve yetişkinler şehir merkezinde dilencilik yapıyor, çöpten plastik ve kağıt topluyor. Kadınlar da tüccarların getirdiği yünlerden ip eğiriyor. Halk günlük en fazla 50-100 afgani (yaklaşık 0,5-1 dolar) kazanabiliyor.

38 yaşındaki Gulbeddin daha önce bir böbreğini sattığı için şu an fiziksel hiçbir iş yapamadığını söyledi.

Yoksulluk ve eşinin tedavisi için 3 yıl önce 12 yaşındaki kızı Ruziye'yi 3500 dolara, 2 yıl önce de bir böbreğini 2 bin dolara sattığını anlatan Gulbeddin, eşinin hastalığının ve maddi imkansızlıklarının sürdüğünü kaydetti.

Diğer kızı 5 yaşındaki Raciye'yi de geçen yıl 1500 dolara sattığını aktaran Gulbeddin, "Eğer biri gelir de bir gözümü isterse, mecburen hastam olduğu için, eşimin hayatta kalabilmesi için satabilirim." ifadesini kullandı.

AA

"Keşke bu dünyaya gelmeseydim"

30 yaşındaki 4 çocuk annesi Bibizana, bir kızını daha önce sattığını, diğer kızını da satmak zorunda olduğunu anlattı.

Şu an 70 yaşındaki yaşlı babası Emir Muhammed ve çocuklarıyla yaşayan Bibizana, "Böbreğimi sattım. Daha sonra bir kızımı da satmak zorunda kaldım. Parasıyla eve gerekli malzemeleri aldım. Keşke bu dünyaya gelmeseydim. Bugünleri hiç görmeseydim. Günlerim cehennem gibi geçiyor. Mecburen tahammül ediyorum." diye konuştu.

Acısını gözyaşları içinde hıçkırarak aktaran Bibizana, böbreğinin kaça satıldığını bilmediğini, kendisine sadece 50 bin afgani (yaklaşık 500 dolar) verildiğini dile getirdi.

AA

Eski asker şu an böbreğini satmak istiyor

Önceki Afganistan hükümeti döneminde asker olduğunu aktaran 25 yaşındaki Gulamhazret, 1 ay önce 4 aylık bebeğinin yetersiz beslenme ve soğuk nedeniyle hayatını kaybettiğini, bebeği hastaneye bile götüremeden evlerinin yakınındaki mezarlığa defnettiklerini söyledi.

Gulamhazret, 2 yıl önce 3 bin dolara bir kızını sattığını ifade ederek, "Ben babayım, kimse çocuğunu öyle göz göre göre satmak istemez." dedi.

Hasta kardeşini parasızlıktan tedavi ettiremediği için kaybettiğini aktaran Gulamhazret, "Açlıktan kurtulmak için böbreğimi, hatta gözümü veya diğer uzuvlarımı satmaya mecburum. Ekonomik durumumuz böyle devam ederse çocuklarımı ve eşimi kurtarmak için her şeyi yapabilirim." şeklinde konuştu.

AA

İnsanlar böbreklerini satmak için kliniklere gidiyor

Böbreklerini satmak isteyen Afganlar hastane hastane dolaşıp, böbreğini alacak hasta arıyor.

Başkent Kabil'in en büyük hastanelerinden Cumhuriyet Hastanesi'ndeki diyaliz merkezinde çalışan Dr. Hoşal Tufan, son 5 yılda 200'den fazla kişinin kendilerine müracaat edip böbreğini satmayı teklif ettiğini söyledi.

İnsanların "bir lokma ekmek" için uzuvlarını rahatlıkla satabildiğini aktaran Hoşhal, "Bize de böbrek satmak isteyenler geliyor ama bizde böbrek nakli yapılamadığı için gelenleri geri çeviriyoruz." dedi.

Taliban "böbrek ticaretini" engellemek istiyor

Afganistan'da böbrek satışı neredeyse bir sektör gibi işliyor. Herat, böbrek ticaretinde başkent Kabil ile merkez vilayetlerden. Her iki vilayette böbrek nakli yapan ikişer özel hastane bulunuyor. Bu nedenle İran ve Türkmenistan gibi komşu ülkelerden Herat'a gelip böbrek arayanların bulunduğu ifade ediliyor.

Böbreğini satmak isteyen Afganlar, kliniklere müracaat ederken, böbrek alacak bulunduğu takdirde karşılıklı rıza ile resmi işlem yapılıyor. Yasal işlemlerin ardından hastaneler böbrek nakli ameliyatını gerçekleştiriyor.

Böbrek naklinin gönüllülüğe dayalı tıbbi bir işlemden çok ticari işlem halini almasıyla bunu engelleme çalışmalarına son 2 yılda, önceki hükümet döneminde başlandığı belirtiliyor.

Başkent Kabil'de böbrek nakli yapan özel hastanelerden birinin müdürü, isminin verilmemesi şartıyla, son 6 yılda 100'den fazla böbrek nakli yaptıklarını söyledi.

Hastane müdürü, "Önceden böbrek nakli ile ilgili pratikte uygulanan ve takip edilen doğru dürüst bir prosedür dahi yoktu. Taliban yönetimi, 16 Ocak'ta yayımladığı kanunla akraba olmayanlardan böbrek nakli yapılmasını yasakladı." dedi.

Hastane müdürü söz konusu yasa ile organ naklinin sıkı denetim altında yapılmasının ve böbrek ticaretinin engellenmesinin amaçladığını kaydederek, yasadan memnun olduklarını belirtti.

Afganistan'daki açlık alarm verici seviyede: Kızlarını satıyor, kuru unla besleniyorlar
FOTOĞRAF 16
Title
Taliban'ın yönetime gelmesi, ABD öncülüğündeki NATO birliklerinin ülkeden ayrılmasıyla kesilen uluslararası yardımlar, ülkedeki açlık ve sefaletin boyutlarını derinleştirdi.<br><br>
Title
Birleşmiş Milletler (BM) raporlarına göre, ülkenin yarısı gıda temininde zorluk yaşarken halkın yüzde 97'sinin yoksul olarak tanımlandığı ülkede, bir lokma ekmek alabilmek için kızlarını satmak zorunda kalan ailelerin sayısı artıyor.
Title
Herat vilayet merkezine yaklaşık 20 kilometre mesafedeki Şehr-i Sebz bölgesinde, son 3-4 yıldır ağırlaşan kuraklık ve Taliban ile önceki hükümet arasındaki çatışmalar nedeniyle Badgis, Farah, Gor gibi çevre vilayetlerden göç etmek zorunda kalan binlerce kişi yaşıyor.
Title
Burada yaşam mücadelesi veren ve mutfağında birkaç kilo undan başka yiyecek hiçbir şeyleri olmayan Mir Hamza Musazey ve ailesi, günlerdir sadece kuru un yiyerek yaşama tutunma mücadelesi veriyor.
Title
Evde birkaç yorgan dışında bir şey yok<br><br>Mir Hamza Musazey, 2 eşi, 5'i kız 6 çocuğuyla kilden yaptığı; tuvaleti, banyosu, mutfağı, elektriği, suyu ve sobası olmayan 2 göz oda evde yaşıyor.<br><br>Çocuklar evin yakınlarında UNICEF'in kurduğu çadır okullarda, okuma yazma öğreniyor.<br><br>Pencereleri naylonla kapatılmış, çatısı yağmurda su damlatan evde 9 kişi yaşayan aile, akşamları donmamak için kalın yorganlar altında yatmak zorunda kalıyor.
Title
Daha önce tarlalarda işçi olarak çalıştığını söyleyen Mir Hamza Musazey, hasta olduğunu ve bu nedenle çalışamadığını ifade ederken anneler elleriyle yün temizleyip ip yapıyorlar. Yünden elde edilen ipin 1 kilogramı 50 afganiye (yaklaşık 0,5 dolar) denk geliyor. 1 kilogram ipi elde etmek ise 2-3 günlerini alıyor.
Title
Fakirlik nedeniyle 2 kızını sattı<br><br>İlk eşinden 5 kızı bulunan Musazey, erkek çocuk sahibi olmak için ikinci defa evlendiğini ve bu eşinden de 1 kız 1 erkek 2 çocuk sahibi olduğunu söyledi.<br><br>Geçen yıl 1500 dolara 5 yaşındaki kızını Kandaharlı bir kişiye sattığını aktaran Musazey, bu kişinin kızını oğlu ile evlendirmek için satın aldığını, Pakistan'a götürdüğünü ve şu an orada yaşadıklarını söyledi.<br><br>Yaşadıkları bölgede kendileri gibi yüzlerce insanın fakirlik nedeniyle kızlarını satmak istediğini anlatan Musazey, kızlarını dahi arayamadıklarını kaydetti.
Title
Eşinin, her gün gözyaşı döktüğünü ve Pakistan'a gidip kızını görmek istediğini aktaran Musazey, \"Yılda bir defa anca kızımla konuşabilirim. Telefona para yükleyecek ve kızımı arayacak maddi imkanım yok. Çocuğumla konuşmak istiyorum ancak buna imkanım yok.\" ifadelerini kullandı.<br><br>3 ay önce 3 yaşındaki bir kızını daha 50 bin afganiye (500 dolar) yine Kandaharlı bir aileye sattığını ve kızın 6 yaşına geldiği zaman evden götürüleceğini söyleyen Musazey, \"Şu an bir parça un alacak paramız dahi yok. 2 kızımı sattım. 4 kızım daha var onları da satmaya mecburum. Satacak kimse de bulamıyorum. Açız, işimiz yok, hiç bir şeyimiz yok.\" dedi.
Title
Günlerdir kuru unla besleniyorlar<br><br>Aile en son ne zaman doğru dürüst bir yemek yediğini hatırlamıyor. Annelerin yün ve ip işlerinden haftada kazandıkları 100-200 afgani (yaklaşık 1-2 dolar) ile az miktarda un, patates ve çay alınabiliyor.<br><br>Anne Alembibi Musazey, son günlerde yaptıkları işleri satamadıklarını belirterek günlerdir sadece kuru un yediklerini söyledi.<br><br>Anne ve baba Musazey, \"Bugün ne yediniz?\" sorusuna, \"Hiçbir şey\" yanıtını verirken baba Musazey, 1 kilo unun 2-3 gün kendilerini doyurduğunu söyledi.
Title
Anne Musazey, içinde bulundukları durumu şu ifadelerle anlattı:<br><br>\"Bir kızımı Pakistan'a sattım. Kontör parası bulamadığım için kızımla da konuşamıyorum. Kızımın yaşayıp yaşamadığını dahi bilmiyorum. Gün boyu bir takke örüyorum ancak onu da satamıyorum. Yiyecek içecek hiçbir şeyimiz yok. Elimden ne gelirse yapacağım bu durumda. Kızlarımı mecburen sattığım için hep ağlıyorum. Ne yapayım açlıktan ölmektense bu yolu seçtim.\"
Title
Kız çocukları küçük yaşta satılıyor<br><br>Açlık ve sefaletin pençesinde hayatta kalma mücadelesi veren Afgan ailelerde, erkek çocuklar genelde şehirde ayakkabı boyacılığı, çöplerden plastik ve kağıt toplama gibi işlerde çalışarak evlerine az da olsa para getirebiliyor. Ancak bazı aileler, kız çocukları eve maddi katkı sağlayamadığı için \"elden çıkarmak\" istiyor. Bu nedenle, küçük kızların evlendirilme amacıyla satılması ülke genelinde sıkça görülen bir durum.<br><br>
Title
Satın alan kişiler kızların 11-12 yaşına gelinceye kadar ailesiyle kalmasına izin verebiliyor. Kızlar, bu yaşa eriştiklerinde de alan kişiler ile ya da onların çocukları ile evlendirilmek zorunda bırakılıyor.
Title
Afganistan ekonomisi tarihi çöküş yaşıyor<br><br>Taliban’ın 15 Ağustos 2021'de yönetimine gelmesinin ardından bu ülkeye yönelik yardımlar kesildi.<br><br>Dünya Bankası, Uluslararası Para Fonu (IMF) ve ABD Merkez Bankası Afganistan’ın uluslararası fonlara erişimini kesmişti.
Title
Özellikle geçen yaz aylarında artan çatışmalar ve istikrarsızlık nedeniyle zor günler geçiren Afganistan’da, söz konusu yardımların kesilmesi ile ülke ekonomisi içinden çıkılamaz bir hal aldı.<br><br>Afganistan’da işsizlik, fakirlik ve açlık alarm verici seviyelere ulaştı.
Title
BM Gıda ve Tarım Örgütü (FAO), Afganistan'da akut gıda güvensizliği ile karşı karşıya kalan kişi sayısının en az 18,8 milyon olduğunu ve bu sayının kış aylarında 22,8 milyona yükselmesinin beklendiğini duyurmuştu.
Title
Yoksulluğun arttığı Afganistan'da Heratlı aile günlerdir kuru unla besleniyor
Afganistan'daki açlık alarm verici seviyede: Kızlarını satıyor, kuru unla besleniyorlar
Taliban'ın yönetime gelmesinin ardından yoksulluk ve sefaletin büyük artış gösterdiği Afganistan'da, Heratlı aile günlerdir sadece kuru un yemek zorunda kalıyor. Birleşmiş Milletler raporlarına göre, ülkenin yarısı gıda temininde zorluk yaşarken halkın yüzde 97'sinin yoksul olarak tanımlandığı ülkede, bir lokma ekmek alabilmek için kızlarını satmak zorunda kalan ailelerin sayısı artıyor.

Taliban yetkilisi: "Abartılıyor"

Öte yandan Herat Kültür ve Enformasyon Müdürü ve Taliban'ın Herat Sözcüsü Mevlevi Naimullah Hakkani, çocuk ve organ satışına kesinlikle karşı olduklarını vurgulayarak, genelde halkın insani yardımları çekmek için bu gibi açıklamalar yaptığını, bu kişilerin maddi durumlarını düzeltmek istediklerini söyledi.

Hakkani, "Bir hastanenin yasa dışı böbrek nakli yaptığını duyarsanız ne yaparsınız?" sorusuna "Eğer böyle bir şeyle karşılaşılırsa, olay takip edilir. Ancak bunların çoğu reklamdır. Abartılan bir dizi konular arasındadır. Böylesi bir işi yapanlara İslami kanunlar çerçevesinde muamelede bulunulur." dedi.

Kız çocukları küçük yaşta satılıyor

Açlık ve sefaletin pençesinde hayatta kalma mücadelesi veren Afgan ailelerde, erkek çocuklar genelde şehirde ayakkabı boyacılığı, çöplerden plastik ve kağıt toplama gibi işlerde çalışarak evlerine az da olsa para getirebiliyor.

Kimi aileler ise kız çocuklarını eve maddi destek sağlayamadığı için "elden çıkarmak" istiyor. Bu nedenle, küçük kızların evlendirilme amacıyla satılması ülke genelinde sıkça görülen bir durum. Satılan kız çocuklarının 11-12 yaşına gelinceye kadar ailesiyle kalmasına izin verilebiliyor. Kızlar bu yaşa geldiklerinde de satın alan kişilerle zorla evlendiriliyor.

Afganistan’da içler acısı tablo: Aileler çocuklarını satışa çıkarıyor
FOTOĞRAF 18
Title
Afganistan'da birçok aile açlık ve fakirlik nedeniyle zor günler geçirirken, 16 yaşındaki Necibe Muhammedi, ailesinin geçim sorununa çare olmak için satılmayı bekliyor.
Title
Muhammedi ve Şahid aileleri de söz konusu ailelerden. Ailelerin yaşadığı kampta, elektrik, su ve kanalizasyon gibi altyapı hizmeti bulunmuyor.
Title
Akşamları ateş yakarak ısınan ve çadırlarını aydınlatan aileler, içme suyunu ise çevredeki derelerden sağlıyor.
Title
Aile bireyleri, günlük yiyecek ekmeklerini dahi karşılayamadıklarını, kış aylarının yaklaşmasıyla şartlarının daha da kötüleşeceğini, uluslararası kuruluşlardan yardım beklediklerini ve fakirlikten biraz da olsa kurtulmak için çocuklarını satmak istediklerini söylüyor.
Title
Aileler, böylece çocukların daha iyi bir geleceğe sahip olma ihtimali olduğunu ifade ediyor.
Title
Ülkede satışa çıkarılan çocuklara genelde iki kesim talip oluyor. İlk kesim olan çocuğu olmayan aileler, kız-erkek çocukları evlat edinmek için satın alıyor. Diğer kesim ise kız çocuklarını evlenmek amacıyla satın alıyor. Bu durumda alan erkeğin yaşı önemsenmiyor.
Title
Eski hükümet devrilmeden önce kampın uluslararası yardım kuruluşları tarafından desteklendiğini belirten aileler, Taliban'ın ülke yönetimini devralmasının ardından bu yardımların da kesildiğini ifade etti.
Title
Geçim derdine düşen birçok aile, çocuklarını satmaya yöneldi. Bu çocuklardan biri de 16 yaşındaki Necibe Muhammedi.
Title
Necibe, eğitim almak ve ileride bir meslek sahibi olmak istiyor ancak ailesinin geçimini sağlamak için 50 bin afganiye (yaklaşık 550 dolar) satışa çıkarıldı.
Title
Amca Gül Ahmed Muhammedi, Necibe'yi satarken kişi ayrımı yapmıyor ancak Necibe'yi onunla evlenecek bir kişinin satın almasını arzuluyor. Böylece Necibe'nin evlenmiş ve \"hayatını kurtarmış\" olacağına inanıyor.
Title
Necibe, babası Gülcan'ı 47 yaşındayken mide kanseri nedeniyle 2 yıl önce kaybetmiş. Aileye şu an amca Muhammedi bakıyor. Necibe, annesi Mestane (38), erkek kardeşleri Abdulsamed (8), Razık (6) ve kız kardeşi Melike (4) ile amcası Gül Ahmed (56), eşi ve kızı Zermine (9) kampta bulunan bir çadırda yaşıyor.
Title
Amca Muhammedi, kardeşi ve Necibe'nin babası Gülcan, önceden çiftlik ve tarlalarda yevmiye ile çalışıyorlarmış. Taliban ve önceki hükümet arasında artan çatışmalar ve kuraklık nedeniyle her ikisi de işini kaybedip, 4 yıl önce şu an yaşadıkları kampa yerleşmişler.<br><br>Baba Gülcan'ın iki yıl önceki vefatı üzerine her iki ailenin geçimi de amcanın üzerine kalmış.<br><br>Amca Gül Muhammedi şu an çalışmıyor ve uluslararası yardım kuruluşlarının kendilerine yardım göndermesini istiyor.<br><br>İki yıl önce yine açlık ve fakirlik nedeniyle o zaman 12 yaşında olan kızı Rahime'yi sattığını ve alan kişinin onunla evlendiğini belirten amca Muhammedi, aynı şekilde Necibe'yi de satmak istediğini söyledi.
Title
Muhammedi, konu ile ilgili şu ifadeleri kullandı:<br><br>\"Açlık nedeniyle mecburen Necibe'yi satışa çıkardım. Çünkü başka çarem yok. Eğer durum böyle devam ederse küçük yaştaki diğer kızımı da satışa çıkaracağım. Necibe'nin annesi sabahtan akşama kadar pazarda dilencilik yapıyor. Biz de istiyoruz Necibe eğitim alsa, okusa ve gelecekte bir doktor olsa ama maalesef bu durumumuzdan kaygılıyız.\"<br><br>Amca Muhammedi, şu an hiçbir kişi ya da kurumdan yardım alamadıklarını vurgulayarak, \"Eğer durum böyle devam ederse bizim gibi birçok aile daha çocuklarını satışa çıkarabilir. Hatta akşam yiyeceğim kuru ekmeği dahi bulamıyoruz. Çalışmak için iş yok, nereden bulacağız parayı.\" diye konuştu.<br><br>Çevresindeki bazı kişilerin kendisini Necibe'yi \"ucuza satıyor\" diye eleştirdiğini anlatan Muhammedi, \"Ailemin açlık ve ölümden kurtulması için büyük kızlarımızı satmaya mecburuz.\" dedi.
Title
Necibe'nin en büyük arzusu ise eğitim almak ancak şu ana kadar hiç okula gidememiş. Küçükken kızlar için eğitim veren bir medresede bir müddet Kur'an ve din dersleri eğitimi almış. Bunun dışında hiçbir resmi eğitimi bulunmuyor.
Title
Necibe, buna rağmen okula gidip eğitim almak istediğini söylüyor. Okuyup doktor ya da öğretmen olmak istediğini kaydeden Necibe, büyüyünce kendileri gibi yerinden olan fakir ailelere yardım etmek istediğini belirtti.<br><br>Necibe, \"Şu ana kadar hiçbir arzum gerçekleşmedi. Okula gidip eğitim almak ve gelecekte de insanlara hizmet etmek istiyorum. Ancak fakirlik ve darlık ailemizi maalesef beni satmaya mecbur bıraktı.\" dedi.<br><br>İsteklerine ulaşamayacağını düşünen ve geleceği hakkında iyimser olmadığını vurgulayan Necibe, satılmaması için uluslararası kurumlara kendilerine yardım etmesi çağırısı yaptı.
Title
Kampın diğer bir sakini ise Şahid ailesi. Baba Muhammed Arif Şahid (58), eşi ve çocukları Muhammed Akif (12), Nuriye (10), Meryem (8), Şükriye (5), İhsan (1,5) ile bir çadırda yaşıyor.<br><br>Baba Şahid, 4 yıl öncesine kadar seyyar satıcılık yapıyormuş. Yaşlandığını ve bu işi yapacak gücünün kalmadığını belirten Şahid, kampa yerleştiğini kaydetti.<br><br>Ailenin en büyük çocuğu 12 yaşındaki Muhammed Akif, hasta ve sürekli yatakta. Baba Şahid, çocuğun vücudunun sürekli şiştiğini söylüyor ancak tanı ve tedavi için hastaneye götürecek paraları olmadığını, bu nedenle oğlunda hangi hastalığın olduğunu bilmediklerini söyledi.
Title
Şahid, çocuklarına bakacak imkanı olmadığını belirterek, şu ifadeleri kullandı:<br><br>\"Muhammed Akif adında bir erkek çocuğum evde hasta yatıyor. Onu besleyecek gıda ve tedavi edecek param bile yok. Ben ne yapabilirim çaresiz ve her yerden elim kesilmiş durumdayım. Allah bana yardım ederse çocuklarımın elimden gitmesini asla istemiyorum. Bir yandan kış geldi, havalar soğumaya başladı. Yakacak kömür odun bile bulamıyoruz. Dün akşam komşulardan iki parça ekmeği dilencilik yaparak aldım ve getirdim çocuklarıma yedirdim.\"<br><br>Baba Şahid, çocuklarını çok sevdiğini ancak onları satmaya mecbur olduğunu söyleyerek, kampta başka ailelerin de kendileri ile aynı kaderi paylaştığını aktardı.<br><br>Taliban yetkililerinin kampa geldiğini ancak şu ana kadar kimseden yardım görmediklerini belirten baba Şahid, \"Kimse mecbur olmazsa kendi çocuğunu satmak istemez. Ancak açlık nedeniyle mecbur kalır insan. Ben yaşlı olduğum için çalışamıyorum. Ayrıca çalışmak için iş de yok şu an. Çoğu zaman yemek yiyemeden gün geçiriyoruz.\" dedi.
Title
Şahid, çocukları Nuriye (10), Meryem (8), Şükriye (5) ve İhsan’ı (1,5) kişi başı 150 dolardan satmak istediğini söyledi.<br><br>Uluslararası kurumlardan yardım talep eden Şahid, \"Komşularımın bile yiyecek bir şeyi yok en azından onlarda olsa da çocuklarımı doyuracak kadar onlardan alsak. Çocuklarımı yurt dışına bile götürmek isterlerse satacağım. Yeter ki bir şeyler alabilecek paramız olsun. Çocuklarım açlıktan ölmesin yeter.\" diye konuştu.
Afganistan’da içler acısı tablo: Aileler çocuklarını satışa çıkarıyor
Afganistan'ın batısında bulunan Badgis vilayetinin merkez ilçesi Kale-i Nev'e 8 kilometre mesafedeki bölgede onlarca aile, açlık ve fakirlik nedeniyle yırtılmış ve yıpranmış çadırların olduğu bir kampta yaşamak zorunda kalırken, günlük yiyecek dahi bulamayan bazı aileler ise geçim sorunları nedeniyle çocuklarını satışa çıkarıyor.

Afganistan yardım bekliyor

Taliban sonrası Dünya Bankası, Uluslararası Para Fonu (IMF) ve ABD Merkez Bankası, Afganistan'ın uluslararası fonlara erişimini kesti.

Özellikle geçen yaz aylarında artan çatışmalar ve istikrarsızlık nedeniyle zor günler geçiren ülkede söz konusu yardımların kesilmesiyle ekonomi içinden çıkılamaz bir hal aldı.

Afganistan'da işsizlik, fakirlik ve açlık alarm verici seviyelere ulaştı.

Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO), Afganistan'da akut gıda güvensizliği ile karşı karşıya kalan kişi sayısının kış aylarında 22,8 milyona yükselmesinin beklendiğini duyurmuştu.

Ülkedeki insanlık dramına dikkati çeken uluslararası toplum yardım çağrıları yaparken, Dünya Bankası 280 milyon dolarlık rezervin Afganistan için kullanılmasına imkan tanımıştı. Ancak şu ana kadar söz konusu paranın yaklaşık dörtte biri Afganistan Merkez Bankasına ulaşabildi.

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres yaptığı açıklamada, BM'nin Afganistan'a yardım için bu yıl 5 milyar dolara ihtiyacı olduğunu belirterek, Dünya Bankasına "dondurulan 1,2 milyar doları serbest bırakması" çağrısı yapmıştı.

ABD'de Başkan Joe Biden yönetimi ise Afganistan'a 308 milyon dolarlık insani yardım ve 1 milyon doz Kovid-19 aşısı göndereceklerini bildirmişti.

Uluslararası Çalışma Örgütüne göre, Taliban sonrası Afganistan'da 500 bin kişi işinden olurken, bu sayının 2022'nin ortalarında 900 bine çıkabileceği ifade edilmişti.

Afganistan'da savaşın yaraları sarılamıyor
FOTOĞRAF 18
Title
Kocasını kaybettikten sonra 6 çocuğunu doyurmakta güçlük çeken Gülşen en küçük kızı Şubilla ve 5 yaşındaki Necibe ile hayat mücadelesi veriyor.
Title
Mezarı Şerif'teki Mavi çinili cami avlusunda güvercinlere yem atan bir aile. Kasım 2009
Title
Bir hava saldırısında ailesinin 7 ferdini kaybeden ve tek gözü kör olan Naiz Bibi. Nisan 2015
Title
Muayene olmak için sıra bekleyen kadınlar. Kalakan - Şubat 2003
Title
Kuran-ı Kerime saygısızlık ettiği gerekçe gösterilerek Kabil şehir merkezinde öldürülen Farkhunda Malikzada'nın tabutunu taşıyan akrabaları ve kadın hakları aktivistleri. Kabil - Mart 2015
Title
Kurşunlarla delik teşik olmuş bir duvarın kenarında muayene olmayı bekleyen 7 yaşındaki Mahbooba kum pirelerinden kaynaklanan bir cilt hastalığından dolayı acı çekiyor.
Title
Kızgın yağ ile kendini yakmaya çalışan 35 yaşındaki Nazgul, Herat'ta bulunan bir hastanede tedavi görüyor. Herat - Kasım 2006
Title
Bibi Mahroo orta okulunda İngilizce dersinde parmak kaldıran Afgan kızları. Kasım 2006
Title
Düğünden sonra evlerine dönen yeni evli çift Gulam Ali ve Zahara. Bamiyan - Ekim 2010
Title
Eroin kullanan annesi ve erkek kardeşinin yanında oturan 11 yaşındaki Gulparai. Ağustos 2007
Title
Oy pusulalarını bekleyen burkalı kadınlar. Kabil - Nisan 2014
Title
Bibi Aisha Nisan 2015'te kaçırılan 22 yaşındaki oğlu Yousef için göz yaşı döküyor. Haftalardır hiçbir haber alamadığı oğlunun öldürülmüş olmasından korkuyor.
Title
Orta sınıf bir mahallede kaykayla oynayan çocuklar. Kabil - Ocak 2009
Title
Restoranın buğulu camından yemek artıklarını bekleyen bir kız çocuğu. Ocak 2002
Title
Çocuğuna bakan bir anne. Vahan Koridoru - Ekim 2007
Title
Bir anne ve çocukları ikamet ettikleri mağaradan dışarı bakıyor. Taliban'dan kaçan bir çok aile mağaralarda yaşamaya başladı. Kasım 2003
Title
Annesi ve kız kardeşinin öldüğü bir roketli saldırıda bacağını kaybeden 15 yaşındaki Bibi Adela Kabil'deki bir klinikte tedavi görüyor. Kabil - Kasım 2009
Title
Bir cenazeden sonra mezarlıkta ayakta duran bir kız. Kabil - Ekim 2009
Afganistan'da savaşın yaraları sarılamıyor
Afganistan'da yıllardır süren savaş bölgede yaşayan insanların hayatını geri dönülemeyecek kadar kötü bir şekilde etkiledi. Paula Bronstein'in Afganistan: umut ve korku arasında kitabından fotoğraflar ve hikayelerini sizin için derledik.


6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.