Harvard'lı profesörden başörtüsüne destek
00:00, 10/03/2008, PazartesiG: Güncelleme: 12:45, 10/03/2008, Pazartesi
Yeni Şafak
Harvard'lı profesörden başörtüsüne destek
Harvardlı profesörler başörtüsünü köşelerinde yazdılar. Doğu ve Batının buluştuğu yerin, islami ve liberal değerlerin bütünleştiği nokta olduğunu söyleyen Harvard Üniversitesi Hukuk Profesörü Noah Feldman,New York Times'da yayınlanan yazısında 'Türkiye'de işe başörtüsü yasağını kaldıran değişikliklerden başlanması gayet olumlu. Bu değişiklik baskıcı laikliğe karşı inanç özgürlüğü bakımından ders konusu niteliğinde' derken, The Guardian yazarı, Harvardlı tarihçi Madeleine Bunting, 'Laiklik dini kimlikle uzlaşabilir ve otoriter laikliği günün koşullarına uyarlamaya çalışan Türkiye şu anda bunu sergiliyor' dedi.
AK Parti'nin, agresif laikliğin yadigârı olan üniversitelerde başörtüsü yasağını kaldırma girişimini olumlu bulduğunu söyleyen Profesör Feldman, «Yasağın dindar kadınları yüksek öğrenimden mahrum bırakmak gibi vahim bir etkisi vardı.Türkiye'de işe başörtüsü yasağını kaldıran değişikliklerden başlanması gayet olumlu. Bu değişiklik baskıcı laikliğe karşı inanç özgürlüğü bakımından ders konusu niteliğinde»dedi. Türkiye'nin yaşadığı türban tartışmalarını, Avrupa çapındaki gelişmelere aykırı bulmayan Madeleine Bunting ise, «Yıllarca süren ve son aylarda doruğuna çıkan hararetli tartışmaların ardından başörtülü öğrenciler artık derslerine başörtüsünü çıkarıp peruk veya şapka takarak girmek zorunda kalmayacak.Geçenlerde London School of Economics'te tanıştığım bir grup genç kadın için nihayet umut ışığı var. Hepsi başörtülü; başlarını açmak yerine Britanya'ya kaçmışlar. Takındıkları tavır öğrenimlerini sekteye uğratmış, hatta ebeveynleriyle aralarını açmış ve kariyer seçimleri açısından önlerinde hâlâ başörtülerinden kaynaklanan birçok engel var» dedi.
MODERNLEŞME DİNİ YAŞAMI YOK EDEMEZ
Bunting, yazısında şöyle devam ediyor, «Ancak yeni kazanılan bu hak henüz kesin değil. Yetkililer yasayı ihlal edip, başörtüsü yasağını uygulamaya devam etme tehdini savuruyorlar.Çökmeye mahkûm ilk yargı, laikliğin modernleşmenin olmazsa olmaz bir ayağı olduğu yargısı. Ülkeler sanayileşip modernleştikçe dinsel pratiklerin silinip gideceği öne sürülüyordu. Kiliseye gidenlerin sayısının dibe vurduğu Batı Avrupa'da bunun doğruluğu görüldü. Fakat bu yargı,Türkiye'de doğrulanmadı. Müslüman ve Afrikalı Hıristiyan azınlıkların da dinselliklerini ön plana çıkarması, Avrupa açısından da söz konusu iddiayı yanlışlıyor» dedi.
Başlıklar :
Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.