Yalta'da devam edecek
00:00, 10/06/1999, PerşembeG: Güncelleme: 13:18, 27/11/2013, Çarşamba
Yeni Şafak
Yalta'da devam edecek
Gürcü-Abhaz barışına yönelik üç günlük İstanbul toplantısında taraflar uzlaşma yoluna girdi. Esir değişimi ve ekonomik konularda uzlaşmaya varan taraflar müzakerelere Yalta'da devam edecek.
İstanbul- Gürcistan ile Abhazya arasındaki sorunun çözümü için, Türkiye'nin ev sahipliğinde üç gün süren görüşmeler dün sona erdi. Toplantı sonunda yayınlanan İstanbul Deklarasyonu'nda, çeşitli konularda ilerlemeler kaydedildiği belirtilerek, başta savaş esirlerinin değişimi, göçmenlerin güvenli bir şekilde evlerine geri dönüşlerini temin için gerekli önlemlerin alınması ve her iki tarafın yararına olan ekonomik içerikli projelerin hayata geçirilmesi için çalışmalar yapılması öngörüldü. BM Genel Sekreteri'nin Özel Temsilcisi Liviu Bota, toplantının başarıyla sonuçlandığını belirterek, "Mutabık kalınan tedbirler, beklentilerin üzerinde olmuştur" dedi. Toplantının ortak noktasını, göçe zorlanmış kişilerin evlerine dönmesi ile ekonomik konuların oluşturduğunu belirten Bota, daha sonra İstanbul Deklerasyonu'nu açıkladı.
Bir hafta içinde özel toplantı
Deklarasyonda, taraflar arasında bir çalışma grubu oluşturularak bir hafta içinde özel bir toplantı yapılması, esirlerin ve rehinelerin değişimi konusunun ele alınması öngörüldü. Ayrıca, BM'nin Gürcistan'daki askeri gözlemcisinin de bir hafta içinde bazı yerlerde inceleme yapması esasa bağlandı. Bunun yanında, tarafları birbirinden ayıran sınır üzerinde bir güvenlik hattı oluşturulması için düzenleme yapılmasına yönelik çalışmalarda bulunulması kararlaştırıldı. İstanbul Deklarasyonu'nda, ikinci bir çalışma grubunun da bir hafta içinde toplanarak, sığınmacıların ve göçe zorlanmış kişilerin güvenli şekilde evlerine dönüşleri için çalışma yapması öngörüldü. Bunlara paralel olarak oluşturulacak üçüncü çalışma grubunun ise diğer gruplarla işbirliği yaparak, ekonomik ilişkileri ve tarımsal konuları stabilize etmeye çalışması kararlaştırıldı.
BM Güvenlik Konseyi izleyecek
Deklarasyonda, 24 Eylül 1998 tarihinde imzalanan protokol uyarınca, iki tarafı ayıran hattın her iki yakasında da güvenliğin sağlanması ilkesinin yer aldığı hatırlatılarak, bu doğrultuda çalışmalar yapılması gerektiği vurgulandı. Her iki tarafın siyasi ve toplumda önde gelen kişilerinin biraraya gelmesinin sağlanması, medya temsilcileri arasında sıkı bir temas oluşturulması esasa bağlandı. Deklarasyonda, savaşta kaybolmuş kişiler konusundaki çalışmaların da, bir ay içinde toplanacak bir komite tarafından ele alınacağı kaydedilerek, Koordinasyon Komitesi'nin çalışmalarının ikili temaslar şeklinde süreceği ve BM'nin de gerekli mali desteği sağlayarak, Güvenlik Konseyi'ne gelişmeleri izleteceği ifade edildi. Tarafların bir sonraki toplantıyı Ukrayna'nın Yalta kentinde yapmalarının kararlaştırıldığı belirtildi.
Taraflar tatmin olmadı
Gürcistan Delegasyonu'ndan Tariel Lebanidze de, Abhazya sorununun çözümü konusunda çaba gösterenlere ve katkıda bulunanlara teşekkür ederek, "Bizi daha da yakınlaştıracak bir belgeyi imzalamayı ümit ederdik. Fakat bu maalesef mümkün olmadı. Yine de çok yararlı görüşmeler oldu. Gürcistan tarafı bu yapıcı diyaloğu sürdürmek kararlılığındadır. Biz bu çatışmayı bitirmek istiyoruz. Bu çatışmaya henüz bir çözüm bulamadık, fakat ümitli adımlar attık" dedi. Abhazya heyeti Başkanı Sergey Bagapş da bunların basit toplantılar olmadığını belirterek, "Karmaşık sorunları ancak kademeli olarak çözebiliriz. İstanbul Toplantısı'nın en önemli sonucu da, kademeli çözüm önermesidir" dedi. Rusya Federasyonu temsilcisi Lev Mironov da, toplantının taraflara diyalog fırsatı tanıdığını ifade ederek, "İstanbul toplantısı, sonuçları açısından, daha önceki Atina toplantısına göre somut bir adım olmuştur" dedi.
"Geçmişin esiri olmamalıyız"
Dışişleri Bakanı İsmail Cem, İstanbul Deklarasyonu'nun taraflar arasında güven artırıcı önlemleri içerdiğini belirtti. "Gürcistan'da istikrar ve barışın temini sadece Türkiye için değil, bütün bölge için önemlidir" diyen Cem, "Politik iyi niyet ve cesaret, en önemli sorunları dahi çözmektedir. Geçmişimizin esiri olmamalıyız. Geçmiş, bize barışın önemini hatırlatmalıdır" diye konuştu.
Başlıklar :
