
Sarıyer Rumeli Feneri Mahallesi sakinleri, mahallelerinden denize dökülen Kolağası Deresi'ndeki kirlilik ve kötü koku sorununun çözülmesini bekliyor. Mahalle sakini Mehmet Kobaner "Bunların (deredeki kirliliğin) bir yerde toplanıp bir arıtmayla veya başka bir şekilde temizlenmesi lazım. Çünkü burası bir enfeksiyon kaynağı, bulaşıcı hastalık kaynağı, parazit kaynağı. İnsanlar yazın hemen derenin aktığı yerde denize giriyorlar" dedi.



Rumeli Feneri Mahallesi Muhtarı Serkan Gerçek yaptığı açıklamada, mahalledeki derede lağım suyu, kötü koku ve sivrisinek gibi sağlığı etkileyen sorunların olduğunu söyledi.


"İBB'ye bağlı İSKİ'nin bu foseptiğin içini boşaltacak araçları yok. Çünkü araçlar içerideki katılaşmış maddeyi çekemiyor. Buraya arıtma tesisi yapılacağı, ellerinde projelerinin olduğu söylendi. Projeleri gösterdiler. Atık su daire başkanlıklarına gittik. 'Tamam, çözüyoruz oldu bitti' denildi. Hiçbir şey olmadı."


Mahalle sakini Sinan Kaplan, dereye evlerin lağım suyunun aktığını ve bu yüzden derenin kötü koktuğunu, yetkililere bu durumu söylediklerini ama bir türlü çözüm bulunmadığını belirtti.



Evlerin lağım suyunun direkt dereye aktığını söyleyen Mehmet Kobaner, bölgeye bir rögar konulmasını ve kirli suyun denizin belli bir mesafesine kadar götürülmesi gerektiğini vurguladı.

Kobaner, deredeki kirliliğin bir yerde toplanıp bir arıtmayla veya başka bir şekilde temizlenmesi gerektiğini anlatarak "Çünkü burası bir enfeksiyon kaynağı, bulaşıcı hastalık kaynağı, parazit kaynağı. İnsanlar yazın hemen derenin aktığı yerde denize giriyorlar. Bir tarafta lağım var bir tarafta insanlar denize giriyor. " diye konuştu.

Müşterilerin tepki gösterdiğini anlatan Öztürk, "En az 8-10 masamızdaki müşterilerimizin koku yüzünden masadan kalkıp gittiğini biliyorum. Öyle bir sorunumuz var." dedi.

Koku ve sivrisinekler nedeniyle evinin pencerelerini bile açamadığını anlatan Arslan, yetkililerden derenin üstünü kapatmasını istediklerini, bu konuda mahalle sakinleri olarak imza topladıklarını ama çözüm olmadığına dikkat çekti.
Üç yaşındayken denize soktuğu oğlunun mikrop kaparak hastalandığını ifade eden Arslan, sorunun bir an önce çözülmesini istedi.






