
Uzun bir kışın ardından güneş yüzünü göstermeye, havalar ısınmaya başladı. Ancak bahar alerjisi olanlar için bu mevsim tam bir kâbus dönüşebilir. Uzmanlar alerjisi olanlar için 'bahar nezlesi' sezonunun başladığını belirterek koruyucu önlemlere dikkat çekiyor. Bilim insanları çocuklarda ise alerji nedeniyle okul başarısı düşüklüğü veya sürekli nezle haline bağlı dikkat dağınıklığı varsa, alerji aşısı ile bahar alerjisinin önlenebileceğini söylüyor. Peki bahar alerjisi nedir, belirtileri nelerdir? Bahar alerjisine karşı nasıl önlemler alınabilir? Detaylar haberimizde...

Baharın gelmesi ile birlikte ortaya çıkan polenlerin neden olduğu alerjik rinit olarak da bilinen bahar alerjisinin şuan tam zamanı. Mevsim geçişlerinde şikayetlerin artış göstermesinin arkasında polenlerin artmasının yanı sıra, ortamdaki toz parçacıkları, akar böcekleri, küf mantarları ve hayvan türleri vardır. Gözlerde yanma, kaşıntı, kızarıklık ve sulanma gibi yakınmalar ağırlıkta ise alerjik konjuktivit. Burunda akıntı , tıkanma, hapşırık, kaşıntı , yanma gibi yakınmalar ağırlıkta ise alerjik rinit (saman nezlesi). Öksürük, nefes darlığı gibi yakınmalar ağırlıkta ise astım. Ciltte alerjik yakınmalar ağırlıkta ise ürtiker olarak adlandırılır.

Bahar ayında astım, alerjik nezle, ürtiker ve göz alerjisi belirtileri varsa öncelikle doktora başvurulmalıdır
Ağız yerine burundan nefes alıp verilmeli
Polenlerin yoğun olduğu günlerde dışarıda uzun vakit geçirilmemeli
Dışarda güneş gözlüğü ve şapka takılmalı

Çimenlerin biçildiği yerlerden uzak durun
Aracınıza polen filtresi takmayı unutmayın

Yüz ve burun ara ara suyla yıkanarak temizlenmeli
Dışarıdan eve gelince kıyafetler değiştirilip duş alınmalı

Klima kullanmaktan kaçınılmalı
Çamaşırlar parfümsüz deterjanla yıkanmalı ve ev temizliğinde kokusuz ürünler tercih edilmeli.




“Küresel ısınma ile tüm yıl boyunca farklı yoğunlukta polenler atmosferde tespit edilmektedir. Çayır, ağaç ve ot polenleri alerjiye yol açarlar. Halk arasında çiçek tozları olarak bilinen polenler, çiçekli bitkilerin çoğalmasına aracılık eden protein yapısında maddelerdir. Polen taneleri gözle görülemeyecek kadar küçük olup bir polen tozunda binlerce polen tanesi bulunabilir. En sık çayır poleni duyarlılığı ve buna bağlı alerjik nezle görülür. Havada en yoğun oldukları dönemler yaşanılan bölgenin bitki örtüsüne bağlı olmakla birlikte nisan, mayıs, haziran aylarıdır. Polen sayıları soğuk yağmurlu günlerde düşük, sıcak ve kuru havalarda ve özellikle günün erken saatlerinde yüksek düzeyde bulunmaktadırlar.”

“Alerjik rinitte sürekli nezle hali vardır. Hapşırık nöbetleri, burun akıntısı-tıkanıklığı, göz, burun, kulak ve boğazda kaşıntı, gözlerde sulanma, batma, yanma, şişme kızarıklık gibi belirtiler ortaya çıkar. Sinüzit, nazal polip, otit ve astım gelişme riski artar. Alerjenler küçük toz partikülleri halinde bronşlara ulaşarak astıma neden olur. Hastalar bu dönemde öksürük, hırıltı, hışıltı nefes darlığı ve göğüste tıkanıklık yakınmaları ile doktora başvururlar.”


“Tanıyı desteklemek amacıyla deri prick testleri, spesifik serum IgE düzeyi tayinleri yapılabilir. Alerjenlerden korunma tedavisi ile birlikte oluşan semptom ve hastalığın derecesine göre ilaç tedavisi çok önemlidir. Semptomatik tedavinin yanı sıra alerjiden tamamen kurtulmak için alerjen spesifik immünoterapi yapılabilir. Alerji aşısı olarak da bilinen bu tedavi dilaltı tablet şeklinde veya koldan aşı şeklinde uygulanır. Özellikle çocuklarda alerjik tablonun ağırlığı sonucu okul başarısı düşüklüğü veya sürekli nezle haline bağlı dikkat dağınıklığı varsa, hayat kalitesi bozulmuşsa, bulgular her yıl tekrarlıyorsa aşı alerjiyi sonlandırmak için çok iyi bir tedavi seçeneğidir.”






