
Çok Güzel Hareketler Bunlar programı ile hafızalara kazınan ünlü oyuncu ve yazar Zeynep Koçak sosyal medyadan yaptığı paylaşımda 23 yıldır mücadele ettiği hastalığını açıkladı. Yakın arkadaşlarının bile bilmediğini ve bu hastalığın tedavisi olmadığını belirten Zeynep Koçak bu süreçte yaşadığı sıkıntıları da dile getirdi.

Zeynep Koçak, 2008-2011 yılları arasında yayınlanan Çok Güzel Hareketler Bunlar programında yazdığı ve oynadığı oyunlarla tanındı.

Bir dönem Oğuzhan Koç ile yaşadığı aşkla çok konuşulan Zeynep Koçak, son dönemlerde ise yaptırdığı estetik işlemler sonrası değişimleriyle sıkça adından söz ettirdi.

Bir süredir ekranlardan uzak kalan oyuncu son olarak yaptığı paylaşım ile gündeme geldi.

Koçak "Ben isyan edeceğim biraz" diyerek sevenlerine üzücü bir haber verdi.

Zeynep Koçak paylaşımında hastalığını itiraf etti ve tedavisi olmadığını anlattı.

Koçak, sosyal medyadan yaptığı açıklamada gerçeklik algısının yitirilmesi olarak tanımlanan "derealizasyon" hastalığıyla mücadele ettiğini açıkladı.

Koçak sosyal medya hesabından, sağlığı hakkında bilgi vererek şu açıklamayı yaptı:

'23 yıldır mücadele ediyorum'
"Ben yaklaşık 23 yıldır derealizasyon adı verilen yani gerçeklik algısının yitirilmesi olarak özetleyebileceğim, normalde 15'er dakikalık ataklar halinde olan ama bende atipik bir versiyonu mevcut olduğu için 23 senedir aralıksız 7/24 her gün yaşadığım ve gerçek hissetmek nasıl bir şey artık unutalı çok olduğu bir rahatsızlıkla uğraşıyorum.

'Tedavisi yok'
Maalesef tedavisi olmayan bu rahatsızlıkla beraber üzerine anksiyete, panik atak gibi bir rahatsızlıklar eklenince inanın her şey yolunda gitse bile ilerlemek çok zor oluyor."

'Birçok işim iptal oldu'
Zeynep Koçak aynı zamanda hastalığı nedeni ile birçok işinin iptal olduğunu ve kariyerinde problemler yaşadığını da açıkladı.

Hastalığından yakın arkadaşları dahil kimsenin haberi olmadığını söyleyen ünlü oyuncu son olarak şu açıklamaları yaptı:

"Bu süre zarfında bana bir kısmın fanları tarafından yapılan linçler, çalışma arkadaşlarım tarafından yapılan mobbingler, yönetmenler ve yapımcılar tarafından yapılan tacizler, en yakınlarımdan yediğim kazıklar falan bunlarda bahsetmeyeceğim bile...
Her şeye rağmen kendime olan inancımı asla kaybetmedim. Yoksa bu kadar projeyi üretemezdim. Dışarıdan nasıl gözükürsem gözükeyim gerçekte sürekli ayağa kalkmaya çalışıyorum.
Çoğu arkadaşım hastalığımı bilmez. Çünkü yapabilecekleri hiçbir şey yok ya da yaşadığım travmaları bilmez anlatamadığım için...

Şu an kendime olan güvenimi kaybetmesem de geleceği düşündüğüm an inanılmaz bir korku ve dehşet yaşıyorum. Bugün olduğu gibi... Çünkü 9 sene yokuş aşağı yürüyünce insan ister - istemez güzel şeyleri hak etmediğini düşünüyor.

Zaten geleceğimi düşündüğümde bu yüzden dehşete kapılıyorum. Normalde beni tanıyan insanlara aciz gözükmeyi hiç sevmem. Ben ne yaşıyorum kime ne?

Niye paylaşıyorum? Ne yapıyorum kendimi mi acındırıyorum? Bana üzülün mü istiyorum? Hiçbiri değil... Sadece tüm bunların buraya yazabilecek kadar normal şeyler olduğunu hissetmeye ihtiyacım var. Başarısızlığın, üzülmenin, depresyonun, hastalığından bahsetmenin, ağlamanın, zaman zaman pes etmenin normal bir şey olduğunu düşünmeye ihtiyacım var.
Ben bugün böyleyim yarın yine ayağa kalkarım çünkü işime aşığım, üretmeden duramam. Her yazdığım şeyden sonra hissettiğim o heyecandan da vazgeçemem ama bugün kötüyüm be."

DEREALİZASYON HASTALIĞI NEDİR?
Derealizasyon kişinin kendisinden kopuk hissetmesi olarak tanımlanır. Bireyler, kendi düşüncelerinin veya bedenlerinin dışarıdan bir gözlemcisi gibi hissettiklerini ve sıklıkla düşünceleri veya eylemleri üzerinde kontrol kaybı hissettiğini bildirebilirler.

Derealizasyon, kişinin çevresinden kopması olarak tanımlanır. Derealizasyon yaşayan bireyler çevrelerindeki dünyayı sisli, rüya gibi / gerçeküstü veya görsel olarak çarpıtılmış olarak algıladıklarını bildirebilirler.

Olumsuz erken çocukluk deneyimleri, özellikle duygusal istismar ve ihmal, duyarsızlaşma semptomlarının gelişimi ile ilişkilendirilmiştir.Tetikleyiciler, önemli stres, panik atak olabilir.







