
Mısır'ın kuzeyindeki Tanis kentinde 1940 yılında keşfedilen Firavun Psusennes I'e ait mezarda, altın mumya maskesi ve altın gömlek, değerli mücevherler, taş ve gümüşten yapılmış lahitler, sofra takımları, silahlar ve şabti figürleri gibi birçok nadide eser gün yüzüne çıkarıldı. Nil Deltası'nın iklim koşullarına rağmen iyi korunmuş olan bu eşyalar, firavunun zenginliğini ve dönemin zanaatkârlık seviyesini gözler önüne seriyor.

Mısır'ın kuzeyindeki Tanis kentinde 1940 yılında keşfedilen Firavun Psusennes I'e ait mezarda, altın mumya maskesi ve altın gömlek, değerli mücevherler, taş ve gümüşten yapılmış lahitler, sofra takımları, silahlar ve şabti figürleri gibi birçok nadide eser gün yüzüne çıkarıldı.

Nil Deltası'nın iklim koşullarına rağmen iyi korunmuş olan bu eşyalar, firavunun zenginliğini ve dönemin zanaatkârlık seviyesini gözler önüne seriyor.

Firavun Psusennes I ile ilgili en çarpıcı bilgilerden biri mezarının bozulmadan günümüze ulaşabilmiş olmasıdır.

Bu, Antik Mısır'da nadir rastlanan bir durum.

Çünkü çoğu firavun mezarı soyulmuş veya tahrip edilmiştir. Ancak Psusennes I'in mezarı, 1940 yılında Fransız arkeolog Pierre Montet tarafından keşfedildiğinde neredeyse el değmemişti.

Daha çarpıcı bir diğer bilgi ise: Psusennes I’in lahdi gümüşten yapılmıştı.

Oysa Antik Mısır’da gümüş altından daha nadir olduğu için daha değerli kabul edilirdi. Bu, firavunun muazzam servetini ve dönemin dış ticaret bağlantılarını gösterir.

Ayrıca mezarındaki altın mumya maskesi, Tutankhamun’unkine benzer bir ihtişam taşır.

Ancak Nil Deltası'nın nemli iklimine rağmen olağanüstü iyi korunmuş olması, bilim dünyasında büyük bir hayranlık uyandırmıştır.
































