Düzce Üniversitesi Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Merkezi Müdürü Prof. Dr. Ertuğrul Kaya, Reishi mantarının zor yetiştiğini, ancak ciddi ticari değeri olduğunu ifade ederek, "Dünyada üretilebilmiş ve ticari değeri olan mantarlardan biri de Ganoderma lucidum adı verilen mantardır. Bu Reishi mantarı olarak bilinmektedir tüm dünyada. Ülkemizde ve tüm dünyada tıbbi değeri çok kıymetli olarak biliniyor. Ayrıca bu ölümsüzlük mantarı olarak da bilinmektedir. Halk arasında tıbbi amaçlar için bazen kanserde koruyucu olarak, bağışıklık sistemini güçlendirici olarak, tedavinin mümkün olmadığı hastalıklarda kullanım alanları bulunmaktadır.
Uzak Doğu'da yaklaşık 2 bin yıldır başta kanser olmak üzere çeşitli hastalıkların alternatif tıp tedavisinde kullanılan, 'ölümsüzlük mantarı' olarak da bilinen kırmızı Reishi mantarı, Düzce Üniversitesi Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Merkezi tarafından üretildi. Merkez Müdürü Prof. Dr. Ertuğrul Kaya geleneksel tıp alanında kullanılan mantarın kilosunun 3 bin lira olduğunu belirterek, amaçlarının Türkiye'de tüketilen mantarın tamamının ülkede üretilmesi olduğunu söyledi.
Gölyaka ilçesi Sarıdere köyündeki atıl durumda bulunan tavuk çiftliği, modern bir mantar üretim tesisi olacak şekilde tasarlandı. Geçen yıl mayıs ayında ilk ekimi gönüllü çiftçi ile beraber gerçekleştirildi. Mantarın üretimi tamamen organik olarak gerçekleştirildi, hiçbir aşamada sentetik kimyasal madde kullanılmadı. Ekim ayında ise ilk hasat yapıldı.
Düzce Üniversitesi Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Merkezi Müdürü Prof. Dr. Ertuğrul Kaya, Reishi mantarının zor yetiştiğini, ancak ciddi ticari değeri olduğunu ifade ederek, "Dünyada üretilebilmiş ve ticari değeri olan mantarlardan biri de Ganoderma lucidum adı verilen mantardır. Bu Reishi mantarı olarak bilinmektedir tüm dünyada. Ülkemizde ve tüm dünyada tıbbi değeri çok kıymetli olarak biliniyor. Ayrıca bu ölümsüzlük mantarı olarak da bilinmektedir. Halk arasında tıbbi amaçlar için bazen kanserde koruyucu olarak, bağışıklık sistemini güçlendirici olarak, tedavinin mümkün olmadığı hastalıklarda kullanım alanları bulunmaktadır.
Yalnız direkt klinik çalışmalar bu konuda epey yapılmış ve bu konularda etkili olduğuna dair kanıtlar bulunmakla birlikte bunların insan çalışmaları yeterli değildir. Bunlarda insanların üzerinde klinik araştırmaların yapılması gerekmektedir. Ancak bu süreç böyle devam ederken ciddi bir ticari değeri olan mantar türüdür" dedi.
Reishi mantarının 50 gün içinde şapka vererek hasada uygun hale geldiğini söyleyen Prof. Dr. Kaya, "Sert ve odunsu bir mantar türüdür. Bu mantar direkt yemek olarak tüketilmez. Sert bir kabuğu olduğu için çay demleme gibi tüketilir. Şu anda günümüzde tabletlerin içine konuluyor. Bunun dokusundan ya da sporlarından numune alıyoruz. Bu sporlar çok koyu ve kahverengidir. Bunları laboratuvar ortamında uygun yetişme alanlarına ekerek bu mantar türünün istediği sıcaklık, nem, yağış ve besin dengesini tutturarak, ışıklandırmayı da ona göre ayarlayarak misallerini ürettik. Yüzlerce farklı numune alarak mantarı ürettik. Bunların içinde en hızlı üreyenleri ve en verimli olanları seleksiyonla seçerek kendi tescilli türümüzü elde ettik. Bu türümüzün çok büyük bir avantajı var. Kendi laboratuvarımızda yetiştirdik ve Düzce’den toplanmış türdür. Yaklaşık olarak 2 aydan önce, 50 gün içinde şapka vererek hasada uygun hale gelmektedir. Bu da verimi arttıran bir faktördür" diye konuştu.
Prof. Dr. Kaya, Reishi mantarının fiyatları hakkında da bilgi verdi. Kaya, "Şu an ülkemiz için söyleyeyim, bizde çok fazla yetiştiren yok. Çok fazla yetiştiren var ama küçük ortamlarda kendi ihtiyaçları kadar zaten çok fazla yetişmiyor ve verimi çok düşük. Bu mantar Türkiye’de iç talebi karşılayacak kadar üretilmiyor. Bu nedenle talep fazla olunca pahalı hale geliyor. Bunun perakende kilogram satış fiyatı 3 bin lira civarında. Biz merkezimizde de satış yapıyoruz. Gramla satılıyor. 10 gramı 30 liradan satılıyor. Çay şeklinde demleme usulü kullanıldığı için az az kullanılıyor."