Srebrenitsa'nın 11 Temmuz 1995 yılında Sırp birliklerince işgalinin ardından soykırımdan kaçan kurbanların orman yolundan güvenli bölgeye ulaşmalarını 19 yıl önce görüntüleyen fotomuhabiri ve Ahmet Bayriç, acının ve hüznün sembolü olan fotoğraflarını paylaştı.
12:20, 07/07/2014, Pazartesi
19 yıl önce Srebrenitsa'dan ölüme böyle yürüdüler
19 yıl önce Srebrenitsa'dan ölüme böyle yürüdüler
İnsanlık tarihindeki en büyük trajedilerden biri olarak kabul edilen ve 8 binin üzerinde Boşnak erkeğin katledildiği 11 Temmuz 1995 yılındaki Srebrenitsa soykırımından kaçan kurbanların orman yolundan güvenli bölge olan Tuzla şehrine ulaşmak üzere kullandıkları yolda yapılan umuda yolculuktu ''Ölüm Yürüyüşü''...
Sırp general Ratko Mladiç ve birliklerinin Srebrenitsa'yı ele geçirmesiyle, 7'den 70'e tüm Boşnak erkeklerinin katlinin emri verilmişti.
Ev ev toplanan Boşnaklar'ın kimi ağır işkencelerin ardından, kimi ise çeşitli silahlarla öldürülüp toplu mezarlara gömülürken, sayıları 12 ila 15 bini bulan grup ise aynı tarihte kendileri için umuda yolculuk olan ''Ölüm Yürüyüşü''ne çıktı.
Güvenli bölge olan Tuzla şehri yakınları Nezuk köyüne doğru yola koyulan Boşnaklar'ı zorlu ve tehlikeli bir yolculuk bekliyordu.
Mayınlarla ve uçurumlarla dolu bu yolda, Sırp askerler adeta insan avlıyordu. Yedi gün süren yürüyüşün ardından Nezuk köyüne sadece 3 bin 500 Boşnak ulaşabildi.
Hayatta kalmayı başaranlar, bu insan avından nasıl sağ kaldıklarına inanamıyordu.
Ahmet Bayriç, bu zorlu yürüyüşten hayatta kalmayı başaran Boşnaklar'ın güvenli bölgeye ulaştıkları o anları görüntüleyen tek fotomuhabiriydi.
Bayriç, "Bosna Hersek Cumhuriyeti Ordusu 1995 yılı Temmuz ayında Sapna'ya giden yolu ele geçirince, yabancı fotomuhabrileri ve gazeteciler Sapna'daki merkeze ulaşamadı. Böylelikle, Ölüm Yürüyüşü'ne katılanlar Boşnaklar'ın elindeki güvenli bölgeye ulaştıkları nokta olan Sapna'ya vardıkları anı sadece o gün ben görüntüleyebildim. O gün çektiğim fotoğrafları yabancı basın mensupları ile paylaşınca, Srebrenitsa'da yaşananlar dünya genelinde geniş yankı buldu.'' dedi.
Bayriç, Srebrenitsa soykırımından kaçan insanları ölüm yolunda görüntülediği anlara dair şunları söyledi: ''Gelen insanları bekliyordum. Burada onlara ilk yardımı orada yaşayan halk yapıyordu. O anlar gerçekten çok zordu.''
''O tükenmiş insanlara bakmak acı veriyordu. Ulaştıklarında ne yemek ne de su arıyorlardı.''
''Oğullar babalarını, babalar oğullarının varıp varmadığını soruyordu. Büyük çoğunluğu ağlıyordu.''
"Korkuyorlardı. Çünkü hala kimin bölgesinde olduklarını bilmiyorlardı. Hepsinin elinde ufak tefek çeşitli silah bulunuyordu. Sapna'daki Boşnak askerler onlara su ve yemek verdi.''
"Hayatlarını ve sevdiklerinin hayatlarını kurtarabilmek için umut yolculuğuna çıkan grubun günler süren yolculuğu son bulmuştu."
''Yol boyunca karşılaştıkları engeller, öldürülen insanlar, karşılarına çıkan zorluklar, arkalarında bırakmak zorunda kaldıkları ölüler... Tüm bunları düşününce hikayelerinin ne kadar dokunaklı olduğunun farkına varıyorsunuz. Onların hikayeleri, korkunç hikayelerdi."
19 yıl önce Srebrenitsa'dan ölüme böyle yürüdüler
Başlıklar :

