3. Küresel İslami Ekonomi Zirvesi İstanbul Finans Merkezi'nde gerçekleşti

10:435/06/2026, Cuma
AA
3. Küresel İslami Ekonomi Zirvesi
3. Küresel İslami Ekonomi Zirvesi

Küresel İslami Ekonomi Zirvesi'nde İİT üyesi ülkelerin ticari engelleri aşmasında dijital İslami bankacılık ve tekafülün rolü masaya yatırıldı. Cumhurbaşkanlığı himayesinde ve AlBaraka Zirve Serisi kapsamında İstanbul Finans Merkezi'nde gerçekleşen programda FinTek, yapay zeka ve GEFAS gibi dijital platformların entegrasyondaki gücüne dikkat çekilen panelde, küresel finansal köprülerin nasıl kurulacağı alanında uzman kişiler tarafından tartışıldı.

Küresel İslami ekonomi ekosisteminin önde gelen buluşmalarından biri olan 3. Küresel İslami Ekonomi Zirvesi'nin ikinci gününde düzenlenen panelde, İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) üyesi ülkelerin karşı karşıya bulunduğu ticari engellerin aşılmasında dijital İslami bankacılık ve tekafül uygulamalarının oynayabileceği rol değerlendirildi.

Cumhurbaşkanlığı himayesinde ve AlBaraka Zirve Serisi kapsamında İstanbul Finans Merkezi Halkbank Genel Müdürlüğü'nde düzenlenen 3. Küresel İslami Ekonomi Zirvesi devam ediyor.

TÜBİTAK Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Mehmet Bulut moderatörlüğündeki panelde, "İİT üye ülkeleri için pratik yaklaşımlar bağlamında ticaret zorluklarıyla mücadele ve dijital İslami bankacılık ile tekafül aracılığıyla ekonomik entegrasyonun güçlendirilmesi" konusu ele alındı.

Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Finans Dairesi Başkanı Dr. Tarık Akın, İİT ülkeleri arasında ticaretin karşılaştığı zorlukların aşılmasında İslami finans ve FinTek'in rolüne ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Ticaretin finansı takip ettiğini vurgulayan Akın, "Bu yüzden öncelikle firmalar veya KOBİ’ler için finansal sorunları çözmemiz gerekiyor. Ancak bundan sonra ülkeler arasında veya firmalar arasında yüksek hacimli ticaret bekleyebiliriz. Bu nedenle finans genel olarak oldukça önemlidir." dedi.

Akın, uygulanabilir bir projenin başarısının genel olarak üç temel alana bağlı olduğunu belirterek "Birincisi, bu projenin teknik olarak doğru olup olmadığıdır. İkincisi, bu projenin arkasında siyasi bir desteğin olup olmadığıdır. Üçüncüsü ise yeterli kurumların veya yetkin kurumların ya da insan kaynağının bu projeyi destekleyip desteklemediğidir. Bu üç sütunu yerine getirdiğimizde, bu projenin başarılı olma olasılığı oldukça yüksektir." diye konuştu.

"Diğer ülkelerdeki verileri göremezseniz, bunları değerlendirebilmeniz de mümkün olmaz"

Merkezi Kayıt Kuruluşu (MKK) Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Üyesi Ekrem Arıkan ise konuşmasında gayrimenkul temelli finansal ürünlerde şeffaflığın artırılması ve bu ürünlerin uluslararası erişime açılması yönünde İİT kapsamında yürütülen çalışmalar hakkında bilgi verdi.

Gayrimenkule Dayalı ve Gelişen Finansal Araçlar Bilgi Sistemi'ne (GEFAS) ilişkin bilgi veren Arıkan, "Üç yıl önce hayata geçirdiğimiz bu veri platformu, birkaç yıl önce İİT'nin aldığı karar doğrultusunda, gayrimenkul temelli finansal ürünlerin görünür hale getirilmesi ve diğer ülkelerin erişimine sunulmasını hedefliyor. Çünkü diğer ülkelerdeki verileri göremezseniz, bunları değerlendirebilmeniz de mümkün olmaz." dedi.

Platform kapsamında, İİT üyesi ülkelerin tamamına ait bağlantıları yayımladıklarını ifade eden Arıkan, bu sayede kullanıcıların İİT üyesi ülkelerin ilgili internet sitelerine, borsalarına ve veri platformlarına çok hızlı ve kolay bir şekilde erişebildiğini söyledi.

Arıkan, "Biz aslında piyasalar, kıtalar, ülkeler ve bölgeler arasında köprü kurmaya çalışıyoruz." diye konuştu.

"Sorun ticaret potansiyeli değil, ticaret sürtünmesidir"

İslami Bankalar ve Finansal Kurumlar Genel Konseyi (CIBAFI) Genel Sekreteri Hamza K. Bawazir ise İİT bünyesinde ekonomik kalkınmanın desteklenmesi için gerekli araçlara ve yapısal reformlara dikkati çekti.

Bawazir, "İlk mesajım şudur: Ticaret, İİT’de ekonomik kalkınma için en güçlü araçlardan biri olmaya devam etmektedir. İkinci olarak, İslami finans doğal yapısı itibarıyla ticareti ve reel ekonomiyi desteklemek üzere tasarlanmıştır. Üçüncüsü, dijitalleşme bize, İİT içi ticareti onlarca yıldır sınırlayan engelleri aşmak için tarihsel bir fırsat sunmaktadır. Ancak teknoloji tek başına sorunu çözmez. Başarı; koordinasyon, standartlar, yetenek ve kurumsal bağlılık gerektirir. Bu nedenle ilk mesajım şudur: sorun ticaret potansiyeli değil, ticaret sürtünmesidir." ifadelerini kullandı.

Yapay zekanın işlem geçmişleri, ödeme davranışları ve lojistik kayıtları üzerinden KOBİ'ler için alternatif kredi değerlendirmesi yapılmasını mümkün kıldığını ifade eden Bawazir, blokzincir ve akıllı sözleşmelerin ise şeriata uygun garantiler ve işlemleri şeffaf denetim izleriyle otomatik hale getirdiğini söyledi.

Bölgesel ödeme altyapısının önemine de vurgu yapan Bawazir, "Sınır ötesi finans için şeriat standartlarının uyumlaştırılması gerekir. Her yargı alanının ayrı standartlara ihtiyaç duyması ölçeklenmeyi imkansız hale getirir." yorumunu yaptı.

"Batı medeniyeti çöküş sürecinde"

İbn Haldun Üniversitesi (İHÜ) Mütevelli Heyeti Başkan Vekili Necmeddin Bilal Erdoğan, "Gençlerimizin kendi miraslarına ve atalarına güven duymalarını sağlamalıyız ki, kendilerine inanarak yeni şeyler yapabilsinler ve içinde bulunduğumuz medeniyet koşullarının ötesine geçebilsinler. Sanırım her şeyin özü bu." dedi.

Bilal Erdoğan, Batı medeniyetinin çöküş sürecine girdiğini düşündüğünü belirterek, "Bunu sadece fark etmek ve tanımlamak pek bir fayda sağlamaz. Bu, kendimizi motive etmek ve sıkı çalışmak için sadece bir başlangıç. Batı'yı sadece onların eserlerini, bilimsel çalışmalarını çevirerek ya da onların yaptıkları şeyleri onlardan daha iyi yaparak geçemeyiz. Farklı açılardan bakıldığında daha iyi olan yeni bir şey başarabilmemizi sağlayacak yeni bir dinamik bulmalıyız.

Dolayısıyla, medeniyetin itici gücü ya da dinamizmi olarak, sırf birikim uğruna servet biriktirmeyi merkeze almayacağız." ifadelerini kullandı.İnsanlığın yaratılmışların en değerlisi olduğunu kaydeden Erdoğan, "Çevirme, anlama ve sınırları aşma yönündeki bu hareketi başlattığımızda, medeniyetimizdeki üst düzey konumumuzu yeniden kazanabileceğimizi ve böylece insanlığa, bugün içinde bulunduğumuz tüm bu karmaşadan kurtulması için yeniden umut vereceğimizi düşünüyorum." dedi.

Erdoğan, günümüzde filmlerde çok fazla karanlık olduğunu ve senaryoların hepsinin distopya üzerine kurulduğunu belirterek, korku filmlerinin giderek daha popüler hale geldiğini, bunun da kendilerine ne olduğunu gösterdiğini söyledi.



#Albaraka
#Cumhurbaşkanlığı
#ekonomi
#finans
#İslam
#Küresel İslami Ekonomi Zirvesi