Hollanda'ya karşı atılacak ilk siyasi adımlar

Yeni Şafak
Dogukan Gezer
13:1114/03/2017, Salı
G: 14/03/2017, Salı
Yeni Şafak
Bakan Sayan Kaya'ya destek vermek için toplanan gurbetçi vatandaşlarımıza Hollanda polisi köpek ve atlarıyla saldırmıştı.
Bakan Sayan Kaya'ya destek vermek için toplanan gurbetçi vatandaşlarımıza Hollanda polisi köpek ve atlarıyla saldırmıştı.

Türk bakanlara ve gurbetçilere karşı diplomatik ve uluslararası hukuk kurallarını çiğneyerek terör estiren Hollanda'ya Türkiye'den resmi yaptırımlar gelmeye başladı. Dışişleri'nin iki nota vermesiyle başlayan ve Bakanlar Kurulu'ndan çıkan 4 maddelik yaptırım planıyla devam eden sürecin siyasi zeminde devam etmesi bekleniyor.

Hollanda, hafta sonu uluslararası hukuku ve diplomatik gelenekleri hiçe sayıp eşkıyalığa soyundu. Önce Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu'nun uçağının iniş iznini iptal eden faşist hükümet, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya 'nın Türkiye toprağı sayılan elçilik binasına girmesini de polis zoruyla engelledi. Bunlarla yetinmeyen ırkçılar, Türkiye Başkonsolosu'nun elçilik binasından çıkışını yasakladı. Bakanı Kaya, bölgeden polis eskortuyla ayrıldı.



Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Hükümet yetkililerinin büyük tepkiyle karşıladığı skandal olayın üzerinden saatler geçmesiyle Türkiye ilk resmi adımlarını atmaya başladı. İlk olarak Dışişleri Bakanlığı Hollanda Maslahatgüzârı'nı 3 kez çağırarak uyarılarda bulundu. Dışişleri'nce Hollanda'ya verilen iki nota ve ardından Bakanlar Kurulu'nca 4 maddelik siyasi yaptırım planı açıklandı.






Bakanlar Kurulu'ndan 4 madde çıktı

Bakanlar Kurulu toplantısı sonrası açıklama yapan Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Numan Kurtulmuş, Türk bakanlara engeller çıkaran Hollanda'ya yönelik atılacak adımları duyurdu.



Kurtulmuş'un açıklamalarından satır başları şöyle:


"Öncelikli olarak, şu anda izinli olarak yurt dışında bulunan Hollanda Büyükelçisi'nin bizim söylediğimiz hususlar yerine getirilinceye kadar Türkiye'ye dönmesinin yasaklanması, yani Türkiye'ye dönüşüne izin verilmemesi kararlaştırılmıştır."



Resmi uçuşlara izin yok

"Geçen yıl, 27 Aralık 2016'da diplomatik uçuşlara toptan verilmiş olan yani Hollandalı resmi zevatı Türkiye'ye getirecek olan uçuşlara verilmiş olan izinler, bugün itibarıyla iptal edilmiştir. Bu yanlış anlaşılmasın, Hollandalı vatandaşları ilgilendiren bir husus değildir, resmi ziyaretler için Türkiye'ye gelecek ya da Türkiye hava sahasını kullanacak diplomatlarla ilgili bir kısıtlamadır. Hollanda, bu yaptıklarından vazgeçip yaptıklarını tamir edene kadar Türkiye, diplomatik uçuşlara izin vermeyecektir."


Resmi görüşmeler askıya alındı



"Bundan sonraki süreçte, Hollanda bu yaptıklarını bir şekilde telafi edene kadar üst düzey ilişkilerin ve planlanmış toplantıların, bakan ve üstündeki toplantıların, üst düzey resmi görüşmelerin askıya alınması, bunların bir müddet tehir edilmesi kararlaştırılmıştır."



Dostluk Grubu'nun lağvedilmesi için Meclis'e tavsiye kararı

"TBMM ile Hollanda Parlamentosu arasındaki Dostluk Grubu'nun Türkiye kısmının lağvedilmesi, iptal edilmesi konusunda TBMM'ye tavsiye edilmesi yolunda bir karar alınmıştır."



Kurtulmuş, "Bu gerilim, bu kriz, bu kaos adına ne derseniz deyin, bizim çıkardığımız bir kriz değildir, bunun sorumlusu Türkiye değildir. Türkiye, bu krizin sorumlusu olmamasına rağmen, bundan sonraki süreçte sorumlu ama kararlı bir şekilde hareket edecek ve Türkiye ile Hollanda halkının karşı karşıya kalmaması için önemli gayret sarf edecektir" ifadelerini kullandı.



"Açılacak davalara gerekli destekler verilecek"


Kurtulmuş sözlerine şöyle devam etti:


"Bugün televizyon kanallarında da gördük, (Hollanda polisinin) maalesef üzerine saldıkları köpeklerle ayağı birkaç yerinden dişlenmiş, parçalanmış, dikiş atılmış, yüzü gözü parçalanmış insanlarımızın hakkının, hukukunun korunması da Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin sorumluluklarından birisidir. Bu çerçevede açılacak olan bütün davalara da gerekli destekler verilecek, vatandaşlarımızın oradaki hakkı, hukuku korunacak ve hiçbir şekilde zarar görmemeleri için gerekli tedbirler alınacaktır.



  1. Bozdağ duyurdu
  2. Hollanda'da yaşanan diplomatik skandala ilişkin gelişmeleri değerlendiren Adalet Bakanı Bozdağ, "Uluslararası hukuk çerçevesinde gereken adımları atacağız. Konu inceleniyor" dedi.

Türkiye bundan zarar görmez. Türkiye kendi hakkını, hukukunu, onurunu korur ama bundan en büyük zararı Hollanda başta olmak üzere Avrupa'daki birçok ülkenin göreceğini ifade etmek isterim. Çünkü ırkçılıktan, faşizmden, göçmen karşıtlığından, insanları kategorilere ayırarak ötekileştirmekten hiç kimseye fayda gelmez. Avrupa'da büyük bir yıkımın sinyalleridir bunlar."



  1. Büyükelçinin Ankara'ya dönmemesi istendi
  2. Dışişleri Bakanlığı, Hollanda ile yaşanan krizle ilgili açıklama yaptı. Hollanda Maslahatgüzârı'nın 3 defa bakanlığa çağrıldığı ve 3 defa nota verildiği belirtildi. Açıklamada şu ifadeler kullanıldı:
  3. "Hollanda'yla hafta sonunda yaşanan gelişmeler çerçevesinde, Hollanda'nın Ankara Büyükelçiliği Maslahatgüzarı Daan Feddo Huisinga, 11 Mart 2017 tarihinde saat 15:30'da Bakanlığımıza çağrılmış; Sayın Bakanımızın Hollanda'ya yapması öngörülen ziyarete ilişkin uçuş izninin iptal edilmesi; dolayısıyla Hollanda'da vatandaşlarla buluşmasının ve Başkonsoloslarımızla biraraya gelmesinin engellenmesi kınanarak, halihazırda izinde bulunan Hollanda Büyükelçisinin bir müddet Ankara'ya dönmemesi istenmişti"

İki nota verildi

Bilahare Aile ve Sosyal Politikalar Bakanımız Sayın Betül Sayan Kaya'nın maruz kaldığı, diplomatik teamüllere uymayan muamelenin protesto edilmesinin yanı sıra Sayın Bakan'a eşlik eden Lahey Büyükelçiliği Maslahatgüzarımızla, Deventer ve Rotterdam Başkonsoloslarımızın maruz bırakıldıkları uygulamaları kınamak amacıyla Sayın Bakanımızın talimatı üzerine Maslahatgüzar Huisinga 12 Mart sabahı saat 05.00'de Bakanlığımıza yeniden çağrılmıştı.



Üçüncü kez bu sabah (13 Mart) saat 10.00'da yeniden Bakanlığımıza çağrılmış olan Maslahatgüzar Huisinga'ya Müsteşar Yardımcımız Büyükelçi Mehmet Kemal Bozay tarafından iki Nota verilmiştir.



İlk notada Viyana sözleşmesi hatırlatıldı

"İlk Nota'da; Türk vatandaşlarıyla biraraya gelmek üzere 11 Mart 2017 tarihinde Hollanda'yı ziyaret eden Aile ve Sosyal Politikalar Bakanımız Sayın Fatma Betül Sayan Kaya ile Hollanda'daki diplomatik ve konsüler misyonlarımıza ve mensuplarına yönelik muamelenin, 1961 tarihli Diplomatik İlişkiler Hakkında Viyana Sözleşmesi ile 1963 tarihli Konsolosluk İlişkileri Hakkında Viyana Sözleşmesi'nin açık ihlalini teşkil ettiği vurgulanmıştır



"Tarih boyunca Devlet Ricaline gösterilen diplomatik nezaket ve diplomatik/konsüler misyonlar ile mensuplarının dokunulmazlıkları, diplomasinin en temel ilkelerinden biri olagelmiştir. Başta Sayın Bakan olmak üzere sözkonusu kişilere gereken saygının gösterilmesi, şahsi özgürlük ve onurlarına yönelik herhangi bir saldırının önlenmesi, Kabul Eden Devletin yükümlülüğüdür.



Bu bağlamda, diplomatik nezaket ve uluslararası teamüle uymayan sözkonusu muameleler, güçlü bir şekilde kınanmış ve bu uygulamalar konusunda Hollanda makamlarından resmi bir yazılı özür beklendiğinin altı çizilmiştir.



Nota'da ayrıca, tazminat hakkı saklı tutulmak kaydıyla, sözkonusu ihlallerin araştırılması, ihlalleri gerçekleştirenler hakkında adli, idari ve cezai yaptırımlar uygulanması ve sonucundan Bakanlığımıza bilgi verilmesi talep edilmiştir.



Bu hususların yanısıra, Hollanda'yı ziyaret eden tüm üst düzey zevat ve resmi görevlilerimiz ile Hollanda'da görev yapan tüm diplomatik ve konsüler misyonlarımızın, misyon çalışanlarının, tüm misyon emlakı, taşınır ve taşınmaz malları ile araçlarının, ilgili uluslararası sözleşmelerden kaynaklanan hakları, dokunulmazlık, ayrıcalık ve bağışıklıklarına bundan böyle saygı gösterileceğinin yazılı olarak teyid edilmesi istenmiştir"



İkinci notada Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi hatırlatıldı

İkinci Nota'da ise Hollanda güvenlik makamlarının geçtiğimiz haftasonu yaşanan olaylarda barışçıl toplantı hakkını kullanan kişilere orantısız müdahalede bulunduğu, insanlık dışı ve aşağılayıcı yöntemler kullanarak, Türk toplumu ile vatandaşlarımızı kötü muameleye maruz tuttuğu belirtilmiştir. Bu uygulamaların temel insan haklarının, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nden kaynaklanan yükümlüklerin ve ilgili sözleşmelerde tanımlanan uluslararası sorumlulukların ağır ihlalini oluşturduğu vurgulanmıştır. Sözkonusu müdahale neticesinde zarar gören vatandaşlarımızın durumu hakkında bilgi verilmesi talep edilmiştir.



Diğer yandan, yaşanan olaylar sırasında vatandaşlarımızın Rotterdam Başkonsolosluğumuza erişiminin engellenmiş olmasının, ilgili uluslararası anlaşmalara ve diplomatik teamüllere aykırı olduğu vurgulanmıştır. Ayrıca, bahsekonu olayları takip etmekte olan basın mensuplarımızın haber alma ve haber yayma hürriyetlerinin yine orantısız güç kullanılarak engellendiğinin altı çizilmiştir.



Nihai tahlilde, Hollanda makamlarından, vatandaşlarımıza kötü muamelede bulunan, barışçıl toplantı hakkı ile basın özgürlüğünü gözardı eden güvenlik yetkililerinin tespit edilerek, cezai yaptırımlara tabi tutulmaları konusunda gerekli hukuki önlemleri alması talep edilmiştir."









#Hollanda
#Türkiye
#Yaptırım