
TBMM’de çocukların dijital dünyada karşı karşıya kaldığı risklerin ele alındığı Araştırma Komisyonu’nda, Türkiye’nin internet kullanımında “yüksek kullanım-yüksek risk” kategorisine yükseldiği belirtildi. Uzmanlar, birçok ebeveynin çocuklarını fiziksel tehlikelerden uzak tutmak amacıyla tablet, telefon ve bilgisayarlarla odalarında uzun süre yalnız bıraktığını, bu durumun literatürde "dijital yetimlik" olarak tanımlandığını vurguladı.
Çocukların dijital dünyada karşı karşıya kaldığı tehditler, Meclis Araştırma Komisyonu’nda masaya yatırıldı. Uzmanların paylaştığı verilere göre, Türkiye, internet kullanımında "yüksek kullanım yüksek risk" kategorisine yükselirken, her 5 çocuktan 1'i siber zorbalığa maruz kalıyor. Ailelerin cihazlarla baş başa bıraktığı çocuklar ise literatürde "dijital yetim" olarak tanımlanıyor.
TELEFON KULLANIM SÜRELERİ ARTTI
Komisyonda paylaşılan verilere göre, çocuklarda akıllı telefon sahipliği oranı yaşla birlikte hızla yükseliyor. Türkiye'de 10 yaşındaki çocuklarda yüzde 29,1 olan akıllı telefon sahipliği, 15 yaşında yüzde 91,5'e ulaşıyor. Gençlerin haftalık dijital cihaz kullanım oranı ise yüzde 60 seviyelerine çıkarken, bu süre sağlık kuruluşlarının önerdiği günlük kullanım sınırlarının oldukça üzerinde seyrediyor.
SORUNLARI ANLATMIYORLAR
Verilere göre Türkiye'de her 5 çocuktan 1'i siber zorbalığa maruz kalıyor. Komisyonda dikkat çekilen bir diğer konu ise ailelerin dijital dünyadaki rolü oldu. Uzmanlar, birçok ebeveynin çocuklarını fiziksel tehlikelerden uzak tutmak amacıyla tablet, telefon ve bilgisayarlarla odalarında uzun süre yalnız bıraktığını belirtti. Bu durumun literatürde "dijital yetimlik" olarak tanımlandığı ifade edildi. Çevrimiçi ortamda zorbalık ya da tacize uğrayan çocukların ise cihazlarının ellerinden alınacağı endişesiyle yaşadıkları sorunları aileleri veya öğretmenleriyle paylaşmaktan kaçındığı vurgulandı.
RADİKAL AKIM TEHLİKESİ
Komisyonda yapılan sunumlarda, özellikle denetimin sınırlı olduğu bazı çevrimiçi platformlarda yayılan radikal akımların gençler üzerindeki etkilerine de dikkat çekildi. Kadın düşmanlığı ve aşırı karamsarlık içeren "incel" ve "blackpill" (kara hap) topluluklarının Türkiye'deki gençler arasında da karşılık bulmaya başladığı belirtildi. Uzmanlar ayrıca, masum görünen içeriklerin de çocuklar üzerinde olumsuz etkiler yaratabildiğini belirtti. Kutu açma videoları ve yoğun tüketim odaklı içeriklerin erken yaşta tüketim baskısını artırdığı, güzellik ve makyaj içeriklerinin ise beden algısı üzerinde olumsuz sonuçlar doğurabildiği kaydedildi.
GÜVENLİK İÇİN YENİ MEKANİZMALAR
Komisyonda, dijital risklerle mücadele amacıyla çeşitli çözüm önerileri de gündeme geldi. Öneriler arasında, dijital platformları denetleyecek bağımsız bir üst kurul oluşturulması, Türkiye'nin kültürel yapısına uygun yerli bir oyun derecelendirme sisteminin kurulması ve dijital platformların çocuk güvenliği esas alınarak tasarlanmasının yasal zorunluluk haline getirilmesi yer aldı.







