Bir panik atak hastasının anıları

00:0013/01/2007, السبت
G: 13/01/2007, السبت
Yeni Şafak
Bir panik atak 	hastasının anıları
Bir panik atak hastasının anıları

386 kez kalp krizi geçirdiğini sanan panik atak hastası Oya Özdilek, bu hastalıktan nasıl kurtulduğunu, yazdığı kitapta anlatıyor

“386 kere kalp krizi geçirdim, Ama hiçbirinde ölmedim! Çünkü onlar kalp krizi değil, panik ataktı. O atakları boşu boşuna yaşamışım, meğer tedavisi varmış. Diyeceğim o ki, bu berbat şeyden hepiniz kurtulabilirsiniz” diyor Oya Özdilek. Posta Gazetesi'nin sağlık sayfası editörlüğünü 10 yıldan beri sürdüren Özdilek, yaşadığı panik atak hastalığından nasıl kurtulduğunu, yazdığı kitapta anlattı. Gazetede çalıştığı dönemde birkaç gün olarak planladığı 'panik atak yazı dizisi', gördüğü yoğun ilgi üzerine 27 gün süren gazeteci Oya Özdilek, başından geçenleri ve panik atak hakkındaki gerçekleri kitabında okurla paylaşıyor. 150 sayfa hacmindeki 'Panik Ataktan Nasıl Kurtuldum' adlı kitap, Neden Kitap Yayınları arasından çıktı.

Özdilek kitabında, 1989'da yaşamaya başladığı panik atak rahatsızlığından kurtulmak, hatta adı henüz konulmayan rahatsızlığının ne olduğunu anlamak için gece gündüz tıbbi yazılar okuduğunu anlatıyor. 1992 yılında psikolog desteğiyle almaya başladığı ilaçların etkisiyle bir yılda rahatsızlığından kurtulduğunu belirten Özdilek, tedaviye yönelmediği 3 yılı 'boşa harcanmış' zaman olarak değerlendiriyor. Panik ataklı hastaların toplum tarafından garip karşılanabilecek davranışlarda bulunabileceğini söyleyen yazar, “Başında poşetle gezen birini görürseniz şaşırmayın. Çünkü bu kişi yaşadığı panik atak hastalığı yüzünden sıkça nefes alan ve bundan dolayı vücudundaki oksijen miktarı dengesizleşen biridir” diyor.

DOKUNMAYIN DÜZELİR

Kitabında panik atak hastalığının tamamen ruhsal bir rahatsızlık olduğunu ifade eden Özdilek, Kim Dergisi'nde çalıştığı yıllarda yaşadığı ilginç bir anısını okurlarıyla paylaşıyor: “O gün, dergide işe başlamak için Nil isminde bir kız gelmiş. Oysa, ben gene kalp krizi geçiriyor, ölüme hazırlanıyordum! Onu hiç farketmedim bile. Benim krizlerimi kanıksayan dergi çalışanlarından Haşmet Babaoğlu, yanımdan geçmek yerine üzerimden dahi atlamış. Nil şaşırmış, etraftakilere ne oluyor demiş. eraftakiler de “Merak etme, kalp krizi geçirdiğini sanıyor, birazdan düzelir...” demiş.