
İsrail'in, Filistin'i işgalini ele alan paylaşımıyla gündem olan İrlandalı komedyen Tadhg Hickey, 1845'te İrlanda'da yaşanan Patates kıtlığı olarak da anılan büyük kıtlıkta, Osmanlının İngiltere'nin ablukasına rağmen İrlandalılara yardımına nasıl koştuğunu anlattı.
Komedyen Tadhg Hickey, İrlanda'da 1845 yılında yaşanan Patates kıtlığında Osmanlı'nın, İngiltere'nin ablukasına rağmen İrlandalılara yardımına nasıl koştuğunu anlattı.
Patates kıtlığı ya da büyük kıtlıkta neler yaşanmıştı?
19. yüzyılda Büyük Kıtlık veya Patates Kıtlığı olarak bilinen 7 yıl süren açlık, o dönem İngiliz yönetimi altında olan İrlanda'da bir milyondan fazla kişinin ölümüne yol açtı ve halkın belleğinde derin izler bıraktı.
Ağıtlara ve kitaplara konu olan kıtlık, patateslerin bir mantar nedeniyle tarlada çürümesiyle başladı. İrlanda'nın şimdiye kadar yaşadığı en büyük felaket olan Büyük Kıtlık sırasında bir milyondan fazla İrlandalı ABD'ye göç etmek zorunda kaldı. Herhangi bir yere gidemeyecek kadar fakir olanlar ise ya açlıktan ya da yetersiz beslenmeye bağlı hastalıklar nedeniyle bir nevi ölüme terk edildi.
"Kara 47"

Sultan Abdülmecid yardım eli uzattı
Binlerce kilometre uzaklıktaki İstanbul'da Sultan Abdülmecid, İrlanda'dan gelen diş hekiminin anlatımıyla durumdan haberdar oldu.
Sultan, açlıktan ölen İrlandalılara yardım etmek için acilen 10 bin sterlin (şu anki değeriyle yaklaşık 8 milyon lira) yardım teklifinde bulundu.
Ancak o dönem Kraliçe Victoria, 2 bin sterlin yardım yapmıştı ve İngiltere, Kraliçe'nin yardımını aşan bir miktarı kabul etmek istemedi.
Bunun üzerine Sultan Abdülmecid, istemeyerek yardımı azalttı ve İrlanda'ya bin sterlin gönderdi. Bunun yeterli olmadığını bilen Sultan, daha fazla yardım için çare aradı.
19. yüzyılın ortalarında İrlanda, tarihinin en karanlık dönemlerinden birini yaşıyordu. 1845-1852 yılları arasında patates kıtlığı, halkın temel gıda maddesi olan patates üretimini yok ederek milyonlarca insanı açlık ve hastalıkla karşı karşıya bırakmıştı. Bu olay, Avrupa’nın dört bir yanından yardım çağrılarının yükselmesine neden oldu.
Osmanlı Sultanı Abdülmecid, bu insanlık krizini, sarayına gelen İrlandalı bir diş hekiminin aktarımlarıyla öğrendi. Sultan, hemen harekete geçti. Yardım olarak başlangıçta 10.000 sterlin göndermeyi planladı. Ancak dönemin İngiltere Kraliçesi Victoria, sadece 2.000 sterlin bağış yapmıştı ve danışmanları, Osmanlı yardımının bu miktarı aşmamasını tavsiye etti. İngiltere, İrlanda’nın bir parçası olarak kendi kontrolü altındaki bir bölgeye yapılacak büyük bir Osmanlı yardımını siyasi bir tehdit olarak görüyordu. Bu sebeple Sultan’ın yardımı 1.000 sterlinle sınırlı tutulmasını sağladı.

İrlandalılar yardımı hiç unutmadı
1847 yılında Drogheda limanına ulaşan yardımlar, İrlanda halkı için bir umut ışığı oldu.
Sultan Abdülmecid’in bu cömertliği, gerek İrlanda basınında gerek uluslararası çevrelerde takdirle karşılandı. Osmanlı yardımının etkisi, yerel halk tarafından o kadar derin bir şekilde hissedildi ki bu bağ, uzun yıllar boyunca İrlanda’nın hafızasında diri bir şekilde yer aldı.
İrlanda'nın Drogheda şehrinde bugün bile Osmanlı’nın yardımlarını hatırlatan birçok sembol bulunuyor.













