
Tarihin tekerrürden ibaret oluşunun derin acılarını yaşadığımız zamanlardayız. Dönemsel acıları yarıştırmak değil tabi fekat insan hakkı, demokrasi, eşitlik, adalet söyleminin bu denli sakız edildiği ve ihlal edildiği başka zaman yaşandığını sanmıyorum. İnsanlık tarihi esasında insanın insana yaşattığı acıların tarihidir. Buna şüphe yok. Ancak zaten savaşların, silahların hüküm sürdüğü, adaletin kılıçla sağlandığı dönemde acı eşiği çok yüksektir. Modern zaman, acı eşiklerinin düştüğü, hukuk söyleminin zirveye çıktığı, insanın her şeyden kıymetli olduğunun iddia edildi dönemken insanlık adına en ciddi acıların sergilendiği çağ da oluyor.
Evet, öyle bir çağ yaşıyoruz ki; hep birlikte yaşıyoruz. Eskilerde Asya’nın ortasında yaşanan şeyin Güney Amerika’ya bilgi olarak gitmesi yıllar alır, bu yolculuk esnasında bilgi de dönüşürdü. Haliyle başarılar destana, hatalar aksi anlatımla abartıya ulaşırdı.
Şimdi ise haberdar olmak an meselesi. Tabi ki haber dediğimiz de artık kaynağından çıkıp hedefe varana kadar yön değiştiriyor. Ama sağlama yapmanın yolları da var. Ve bu çok iyi bir şey değil.
Filistin’e yaşananların an be an dünyana dört bir yanına ulaşıyor olması harika. Lakin görsel delilin bile basit kurgu ve kelime oyunlarıyla manipüle edilebiliyor oluşu berbat.
Hastaneye bomba atıp yüzlerce kişiyi katleden vahşinin saatler içerisinde yüz milyonlarca kişinin telefonuna bilgi olarak düşmesi harika. Fekat ondan birkaç gün önce “savaşta sivil öldürülebilir aslında” haberlerinin en büyük medya kuruluşunda yapılmış olması iğrenç.
Ve bütün bunları bir mail izler gibi izliyor oluşumuz…
Sinema var olduğu zamandan beri vizyona giren en acıklı filmin hem izleyicisi, hem de oyuncusuyuz. Senaryoyu kim yazıyor, bilemiyoruz. Yönetmen zaten perde arkasında.
Ancak!
Bu senaryoya müdahale etmek insanların elinde.
Hikaye şöyle devam etmeli:
Dünyanın dört bir tarafından insanlar yola düştü. Hepsi yayan. Herkes yürüyor. Günlerce, haftalarca, aylarca yürüyen insanlar Filistin topraklarını (şu an İsrail’in işgal ettiği, devletçilik oynadığı yerler dahil) çevreliyor. On milyonlarca insan Filistin sınırında buluşuyor ve aynı anda içeriklere doğru hareket ediyor. Gazze, Batı Şeria, Kudüs, Ramallah, Tel Aviv, Aşkelon ve coğrafyanın tamamı… Tek bir insanın hareket edemeyeceği şekilde her adımı insanla doluyor. Bütün insanlar ayakta. Kimse eğilemiyor, oturamıyor. Siyonistlerin de eli kolu bağlanıyor. Düğmelere, tetiklere gidemiyor elleri. Bütün insanlık birlikte ve ayakta. Ve herkes aynı anda ayaklarını yere vurmaya başlıyor. Bütün gücüyle. Tek bir alana. Herkes vuruyor. Coğrafya öyle bir sallanıyor ki, insan dışındaki her nesne, her bina, silahlar, her şey toprağın altına gidiyor. Sadece insanlar toprak üstünde. Sonra herkes oturuyor. Utanan herkes oturuyor. Sadece utanmazlar ayakta. Ve bir rüzgar gelip onları alıyor. Yere vurulan her ayak bir anda tohum oluyor. Sadece Filistinliler kalıyor. Geri kalan insanlar tohum oluyor. Ve film bitmiyor. Yeni başlıyor.
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.