
Gazetelerin Ankara Temsilcileri olarak güne Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan"la kahvaltı yaparak başladık.
Yalçın Akdoğan"ı hepimiz başbakanlığı döneminde Erdoğan"ın Başdanışmanlığından tanıyoruz.
"Muhafazakar-demokrasi" ile AK Parti"nin siyasi kimliğini oluşturan isimlerden birisi.
Erdoğan Başbakan olduğunda danışman olarak birinci sırada Ahmet Davutoğlu, ikinci sırada ise Yalçın Akdoğan başlamış.
Bugün biri başbakan, diğeri başbakan yardımcısı.
Kemal Kılıçdaroğlu"nun 6 ayda bir ekip değiştirdiği bir dönemde Erdoğan, Milli Selamet Partisi Gençlik Kolları"ndan, İstanbul Belediye Başkanlığı"ndan bu yana birlikte çalıştığı kadroları iktidara taşıdı. Bugün bir danışmanı Başbakan diğeri ise Başbakan yardımcısı oldu.
Diğer partiler kadroları öğütürken, AK Parti iktidarda ikinci nesil kadrolarını yetiştirmeyi başardı.
Burada en büyük pay, Cumhurbaşkanı Erdoğan"a ait.
Yıllardır önemli koltuklarda oturup, gölgelerinde ot bitmeyenlere inat Erdoğan Türkiye Cumhuriyeti"ne her kademede önemli isimler yetiştirdi.
Danışman, bürokrat, milletvekili ve bakan olarak devleti tanıyan kadrolar şimdi, "Yeni Türkiye"yi" inşa etme görevini üstlendiler. Bal bal demekle ağız tatlanmadığı gibi, Yeni Türkiye demekle de Türkiye yeni olmuyor.
Bu kadrolar da onu bildiği için, Yeni Türkiye"nin yol haritası anlamına gelecek bir hükümet programı ile Türkiye"nin karşısına çıktılar.
Başbakan Ahmet Davutoğlu"nun Başdanışmanı Taha Özhan, Star Gazetesi"ndeki yazısında bunu çarpıcı bir şekilde ortaya koydu.
"2002"den bu yana büyük ölçüde "defacto demokratikleşme" şeklinde tecelli eden siyasi dönüşümün sebep olduğu "demokratik fazla" sorunu ciddi bir kısır döngü ortaya çıkarmaktadır. Müesses nizamın yazılımında yapısal değişim yaşanmadığı sürece, bu orta demokrasi tuzağında patinaj kaçınılmazdır"
Taha Özhan, Türkiye"nin kendilerinden patinaj değil, sıçrama yaptırma beklentisi içinde olduğu bilinciyle bu satırları kaleme alıyordu.
Hürriyet Gazetesi"nde Ahmet Hakan"la yaptığımız röportajda Cumhurbaşkanlığı Muhafız Alayı ve Başyeverlik konusunu gündeme getirirken, Yeni Türkiye"nin Cumhurbaşkanlığı penceresinden bakmaya çalıştım.
Bu arada hakkını teslim etmek isterim ki, Ahmet Hakan televizyon programcılığı ve köşe yazarlığındaki ustalığını röportajlarına da yansıtmayı başarmış. Röportaj için söyleyebileceğim tek şey, en ufak bir çarpıtmaya meydan vermeden, olanca dürüstlüğü ile yansıtmış. Röportaj tekniği açısından da usta bir kalemden çıktığı belli oluyor.
Orada da ifade ettiğim gibi Erdoğan bulunduğu her makama milletin damgasını vuran bir lider. Çankaya Köşkü"nü kullanmama kararı alması da bunun bir yansıması. Çünkü Çankaya çok fazla devlet kokuyor. Çünkü Çankaya çok fazla asker-cumhurbaşkanı kokuyor.
Milletin seçtiği ilk Cumhurbaşkanı olarak Erdoğan"ın yaptığı bu tercih tam da siyasi geçmişine uygun bir adımdı.
Cumhurbaşkanlığı makamını devletin Çankaya"sından alıp, milletin mekanına kavuşturdu.
Şimdi bunu tamamlayan ikinci bir adım geliyor.
Cumhurbaşkanlığı Muhafız Alayı ve Başyaverlik, yakın siyasi tarihimizde iyi izler bırakmamış iki kurum.
Ayrıca Cumhurbaşkanlığı makamı asker cumhurbaşkanlarına göre dizayn edildiği için Başyaverlik ve Muhafız Alayı gibi birimler gerekli bulunmuş.
Milletin seçtiği Cumhurbaşkanı olarak Recep Tayyip Erdoğan"ın hemen arkasında askeri üniformalı Başyaver"in durması, "Yarı askeri Cumhuriyet" görüntüsü veriyor. Bir dönemlerin asker cumhurbaşkanlarını ya da darbe dönemlerini çağrıştırıyor.
Hele hele yeni Türkiye iddiasına hiç uymuyor.
Cumhurbaşkanı aynı zamanda başkomutandır. Cumhurbaşkanı"nın Türk Silahlı Kuvvetleri"ni temsilen danışmanları olabilir. Hatta her kuvveti temsilen bir askeri danışmanı bulunabilir. Ama Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı"nın hemen arkasında askeri üniformalı bir Başyaver görüntüsü yurt dışında nasıl bir izlenim verir.
Yarı askeri bir Cumhuriyet...
27 Mayıs"ın lider kadrosundan Alparslan Türkeş, darbeyi yapmadan önce nasıl kadrolaştıklarını anlatırken, Osman Köksal"ın Cumhurbaşkanlığı Muhafız Alayı Komutanlığı"na getirilmesinin önemi üzerinde duruyordu. Türkeş"e göre kilit atamalardan biriydi.
Darbeciler bu tercihlerinin neticesini 27 Mayıs gecesi alacaklardı. Darbeciler Çankaya Köşkü"nü hiçbir direnişle karşılaşmadan ele geçirmişler, bizzat Osman Köksal"ın yardımıyla Celal Bayar"ı teslim alma noktasına ulaşabilmişlerdi.
Bayar kendisini teslim almaya kalkışan darbecilere karşı direnmeyi düşünüp, cebindeki küçük silahı çıkarırken, Osman Köksal"ın da darbecilerin yanında yer aldığını görüp, ihanete uğradığını fark etmişti.
Bugün o şartlar yok.
Ama darbe dönemlerini teslim almak üzere kurulan Cumhurbaşkanlığı Muhafız Alayı orada duruyor. Darbe döneminde Meclis"i teslim almak üzere hazır ve nazır bulundurulan askeri tabur, Meclis Başkanı Cemil Çiçek tarafından gürültü çıkarılmadan lağvedildi.
Sıra Cumhurbaşkanlığı Muhafız Alayı"na ve Başyaverlik müessesesine geldi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan"ın yeni makamına taşınırken sembolik bir güç dışında iki birimi taşımayacağını düşünüyorum.
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.