
Bu ülke ve halk, aynen Türkiye gibi Hanefi mezhebinde. Teravih namazlarına rağbet fazla. Dört rekatta bir selâm veriyorlar.
Oruçlu günlerde yazmak istediğim bir yazıya ancak fırsat bulabiliyorum. Sekiz-on yıldır, çeşitli Orta Asya ülkeleri ile iyi ilişkiler geliştiren ve sonunda evlendiği Özbek kızla beraber, Özbekistan''a yerleşen bir dostum Ramazan''da Türkiye''ye dönmüş. Gene değerli bir dostun (Nuri Şahin) her yıl mutad olarak verdiği iftarda, bir tesadüf eseri bir araya gelmeyelim mi?
Oruçlu günün akşamı, câmiamızın ileri gelen 40-50 kişisi ile bir aradayız. Biraz bürokrat, biraz gazeteci, biraz bilim adamı, ve biraz da ticaret erbabı bazı dostlar. İftar sonrasında, Özbekistan''dan yenice dönmüş arkadaşımızı hemen dinlemek ihtiyacını duydum. Çünkü yaz başlarından beri Özbekistan''la Türkiye''nin ilişkileri gergin. Bazı dinî okullar kapatılmış. Son olarak da, Özbekistan liderine yönelik bir suikast iddiası. Arkasından binlerce tutuklama.
Fakat, benim asıl merakım, Özbekistan''da Ramazan nasıl geçiyor? Halkın oruca karşı ilgisi ne merkezde? Yönetimin dinî hayata karşı takındığı tutum?
Burada, Özbekistan''dan dönen dostun naklettiklerini özetlemeye çalışıyorum:
-"Özbekistan''da oruca karşı halkın ilgisi büyük. Oruç, bizim bulunduğumuz bölgelerde iyi hissediliyor. Zaman zaman, verilen iftar davetlerine gittim. Orada evler, bizden farklı olarak çok geniş avlulu. 150, 200, 250, 500 kişilik iftarlar. Bize göre daha erken oluyor akşam. Saat 15.30''dan daha önce. İftardan yarım saat önce ya bir imam, ya bir aksakal mutlaka dinin önemini anlatan bir konuşma yapıyor. Bu konuşmayı dostum, "emri bi''l-marûf" olarak niteledi. Fakat bütün bu olumlu tabloya karşılık, Özbekistan''da ezanla iftar açmak mümkün değilmiş. Özbekistan devlet başkanı, açıktan ezan okunmasını meğer yasaklamamış mı?
İçeride tutuklu çok!.. MEB''nın 12, Fethullah Hoca cemaatinin de 12 (toplam 24) koleji yarıya indirilmiş, yani altışar kolejleri kalmış. Bütün kolejler başarılı ve rağbet çok yüksek.
Anlatılanların asıl bundan sonrası önemli:
Özbekistan''da bütün bunlara rağmen, televizyonlar "Esselâmüaleyküm Özbekistan!.." hitabıyla açılıyor. Bu çok güzel bir şey. Şu ana kadar, bu ülkede açılan câmi sayısı 700''ü aşmış. Gerçekten büyük bir rakam bu. Bir vakıf aracılığıyla, bazı câmi inşaatlarını da yöneten birisi bunları anlatan. Onun için verdiği her bilgi mevcut.
Bu ülke ve halk, aynen Türkiye gibi Hanefi mezhebinde. Teravih namazlarına rağbet fazla. Dört rekatta bir selâm veriyorlar. Televizyonlarda âyet-i hadis yorumu biçiminde dinî konuşmalar yapılıyor. Özbekistan Müftülüğü''nü bu konularda gayretli gördüm. Kur''an''ın Özbekçe meâli yapılmış ve yayınlanmış. Bunun yanı sıra ilmihal kitapları; seçme hadisler, bazı ahlâkî eserler ve amel bilgileri veren broşürler yayınlanıyormuş. Bu arada, sahurda da TV''de dinî program varmış.
Nakşi tarikatının bânisi, İmamı Nakşibendî hazretlerinin külliyesine büyük önem veriliyormuş ve halkın rağbeti çok fazla imiş. (Bizim gözlemimiz de aynı). İmamı Buharî külliyesi/medresesi faal halde. Bu iki büyük zat hakkında sık sık TV programları düzenleniyor. Bunların yanısıra İmamı Buharî Hazretleri''nin külliyesinde dinî eğitime devam ediliyor, yani talebe yetiştiriliyor. Tasavvufun büyüklerinden Gücdüvânî ve Semerkandî hazretlerinin külliyeleri tamir ediliyor ve çok önem veriliyor. Peygamberimizin amcası Hazreti Abbas''ın (RA) oğlunun kabri de bu ülkede. Öyle büyük rağbet görüyor ki tahmin edemezsin diyor dostum. Restorasyonu devam ediyor. İmamı Maturîdî hazretlerinin türbesi, bir Yahudi''nin evinin avlusunda bulunmuş ve derhal kamulaştırılmış. Restorasyon tamam.
Bütün bu gelişmelere bakarak, Özbekistan''ın geleceğinden ümitvar olmamak mümkün değil diyor dostum. Özbekistan gerçekten diğer Orta Asya ülkelerinden çok farklı. Arkasında geniş bir tarih var ve toplum gideceği adresi biliyor. Özbekistan için büyük bir şans bu.
Peki ya yönetimin durumu diyecek oluyorum.
Arkadaşım yüzünü buruşturuyor. Derin bir düaliteden söz ediyor yönetim için: "Şu anlattıklarımdan yönetimin fazlaca bir rahatsızlığı yok. Daha geçtiğimiz eylül ayında, yenice İslâm Üniversitesi açıldı. Bakanlar Kurulu ve Meclis-i Ali kararıyla. Yani karar ciddi.
Ama yönetim çok rahatsız. Afganistan''dan gelen Özbek gruplar silâhlı eylemlere başvuruyor. Eylemciler bir vadide üç polis şefini öldürmüşler, üzerine de, "İslâm Kerimov!.. Senin de sonun böyle olacak" diye bir levha asmışlar.
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.