İnşaat sektörü ekonomiyi sürüklüyor (1)

04:0026/02/2016, Cuma
G: 13/09/2019, Cuma
Ahmet Ulusoy

İnsanoğlunun gıda ve giyinme ihtiyacından sonraki en temel-yaşamsal gereksinimi barınmadır.



Türkiye; kalkınan (büyüyen), genç ve kentli nüfusun hızlı arttığı, dinamik bir ülke. Bu yapısal özelliği konut ihtiyacını artırmış, buna paralel olarak da konut sektörü hızla gelişmiştir.



Bugün İnşaat sektörü, Türkiye ekonomisi açısından çok önemli bir ekonomik faaliyet dalı olarak yerini almıştır.



**


Bina ve bina dışı inşaat faaliyetlerinden oluşan sektörün diğer sektörlerle olan ileri-geri bağlantıları nedeniyle pek çok sektör tarafından üretilen mal ve hizmetleri girdi olarak kullanmaktadır.



İnşaat sektörünün nihai çıktısı olarak ortaya konulan yapılar ise farklı sektörlerin üretim yapılarının bir bileşeni olmaktadır. Bu bağlantı, inşaat sektörünü

ekonominin lider ve sürükleyici sektörü

konumuna taşımaktadır.



Taşıdığı ilişkiler ağı nedeniyle inşaat sektöründeki büyümenin

çarpan etkisiyle

milli geliri artıracağı, istihdama önemli katkı sunacağı, yeni iş alanları ve olanaklarının yaratılmasında önemli rol üstleneceği, ekonomik durgunluktan büyümeye geçişte anahtar işlevi göreceği söylenebilir.



**


TUİK tarafından yapılan girdi-çıktı analizlerine göre bina inşaatları, 3 temel üretim, 15 imalat ve 6 hizmet sektörü olmak üzere 24 ana sektörden girdi almaktadır. Bu sektörlerden bazıları demir-çelik sanayi, çimento, ağaç ve mantar üretimi, elektrikli makineler, kimyasal maddeler, cam ve camdan mamuller, taş ocakçılığı, elektrik, metal eşya sanayi, bankacılık ve sigortacılıktır.



İnşaat sektörü

200'ü aşkın alt yan sanayi

i veya alt sektörlerle ilişkisi olan, sürükleyici bir sektördür.



Bu nedenle inşaat sektöründe meydana gelen bir durgunluk ya da büyüme süratle diğer sanayilere de yayılmaktadır.



**


İnşaat sektörünün GSYH (Milli Gelir) içerisindeki payı yüzde 4.5-5 arasında değişiyor.



İnşaat sektörü ekonomik büyümedeki gelişmelere son derece duyarlı bir sektör. Bu özelliği nedeniyle pozitif büyüme dönemlerinde milli gelirden daha hızlı büyüyor, durgunluk dönemlerinde ise daha hızlı küçülüyor.



Şöyle ki GSYH'nin yüzde 5.7 küçüldüğü 2009 yılında inşaat sektörü yüzde 16,1 oranında küçülmüştür.



2010 yılı genelinde GSYİH yüzde 8,9 oranında büyürken inşaat sektörünün büyümesi de yüzde 17,1 düzeyinde gerçekleşmiştir.



2015 yılı sonunda GSYH'da yüzde 4 beklenen büyümeye karşılık inşaat sektörü kayıp bir yıl yaşamış ve en iyi ihtimalle yüzde 1 büyüyecektir.



**


İnşaat sektörü, çok sayıda çalışanı

ve işgücü potansiyeli

ile de çok önemli sektörlerden biri.



2015 yılı sonunda inşaat sektöründe

istihdam edilenlerin 2 milyon kişiyi

aştığı, toplam

istihdam içindeki payının yüzde 7.6 oranına ulaştığı

görülmektedir.



**


İnşaat sektörü sahip olduğu işgücü, teknik bilgi, hizmet ve organizasyon ihraç potansiyeliyle yada diğer bir deyişle

yurtdışı müteahhitlik hizmetleri

faaliyetleriyle de ülke kalkınmasına önemli katkıda bulunmaktadır.



Uluslararası düzeyde en büyük 225 firma arasında

42 Türk firmasının

yer alması, aldıkları işlerin

proje değerlerinin 20 milyar doların üzerinde

olması, ortalama proje bedellerinin sürekli yükselme eğiliminde olması sektörünün gücünü göstermesi açısından önemlidir.



Çin'den sonra en büyükler arasına giren firma sayısının Türk firmaları olması bir başka sektörün gücü göstergesidir.



1972-2002 dönemi toplamında yurtdışında

46,6 milyar

dolarlık iş yüklenmişken, 2003-2015 döneminde üstlenilen iş hacmi

276 milyar doları

aşmıştır. Yani Türk müteahhitleri yurt dışında (108 ülke)

çok büyük projelere imza atmışlardır

.



Yurtdışı müteahhitlik sektörün

2023 hedefi ise 100 milyar doların

üzerine çıkmak.



(Devam edecek)



#İnşaat sektörü
#Milli Gelir
#kentli nüfus
#müteahhitlik sektörü