Yazarlar Topyekun iletişim savaşı şart

Topyekûn iletişim savaşı şart!..

Ali Saydam
Ali Saydam Gazete Yazarı
Abone Ol Google News

Ekonomi, yalnızca ekonomi değildir…

Marksist yaklaşımda, siyasi konuları ekonomi ekseninden geçirmeden doğru anlamak, analiz etmek mümkün değildir. Tıpkı ekonomiyi de toplumsallık boyutundan ayırarak ele almanın çok büyük hatalara neden olabileceği gibi…

Bir yanda bütün ülkelerin üzerinden buldozer gibi geçen pandemi krizi… Öte yanda millî bağımsızlık eksenini ön plana çıkarıp hem ekonomi hem de siyaset alanında Türkiye’ye yeni bir konumlama yolu açan AK Parti iktidarı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı devirmek için içerideki muhalefetle iş birliği yaparak her türlü finansal atağa siyasi boyut kazandırmaya çaba harcayanların oluşturmaya çalıştıkları ekonomik kriz…

Hiç kimse Türkiye’de “ekonominin tıkırında” (Bkz. rahmetli Timur Selçuk’un aynı adlı şarkısı) olduğunu iddia etmiyor.

Her ne kadar makroekonomik göstergeler son derece olumlu sonuçlar ortaya koysalar da; her ne kadar küçük işletmeler hariç Türkiye’deki pek çok firma 2020 ve 2021’de rekor kârlar açıklamış olsalar da, durumun uzun vadeli bir çözüme ihtiyaç duyduğu açık. Üst üste alınan olumlu makro sonuçlar halka bir türlü yansımıyor… 6 ile 8 ay arasında hissedileceği söyleniyor. Oysa halk hele de ekonomik anlamda bu kadar uzun süreli soyutlamalarla, eğer belli bir mefkure doğrultusunda inanmışlığa dayalı irade oluşmamışsa, kesinlikle idare edemez.

Yatırımcı Mark Mobius, Bloomberg HT’ye verdiği röportajda şunları söylemiş:

“Yıllardır Türkiye’ye yatırım yapıyorum, Türkler ne olursa olsun hayatta kalır. Türk şirketler, TL değer kaybetse bile dolar cinsinden para kazanabiliyor. Sayıların yanı sıra her zaman şirketin kendi yönetimine de bakıyoruz.”

CNBC yayınına da katılan Mobius, kur kriziyle karşı karşıya kalan tek ülkenin Türkiye olmayabileceği, daha yüksek ABD getirilerinin dolar borcu olan diğer ülkelere de darbe vuracağını söylemiş.

Uluslararası Finans Enstitüsü Başekonomisti Robin Brooks da sosyal medya hesabından Türk Lirası'nın, değerinin yüzde 30 altında olduğunu belirterek, döviz kurundaki yükselişin arkasında manipülasyon olduğunu ifade etmiş. Brooks’a göre mevcut koşullarda TL’nin, dolar karşısındaki değeri, 9 lira 50 kuruş civarında olmalıymış…

2021 küresel büyüme tahminini yüzde 5,9 olarak açıklayan Uluslararası Para Fonu (IFM), 2021 Türkiye büyüme beklentisini yüzde 5,8’den yüzde 9’a çıkarmıştı.

Türkiye İstatistik Kurumu’na (TÜİK) göre; takvim etkisinden arındırılmış sanayi, inşaat, ticaret ve hizmet sektörleri toplam ciro endeksi, Ağustos’ta geçen yılın aynı ayına göre yüzde 48,1; Eylül’de ise yine geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 42,6 artmış.

Öte yandan son 14 ayın 12’sinde aylık bazda ihracat rekoru kırıldı. Eylül’de de ilk defa 20 milyar dolar sınırı geçildi. Ekim ayında ise geçtiğimiz yılın aynı ayına göre, yüzde 20,2’lik artışla, 20,8 milyar dolara ulaşıldı. Bu, aynı zamanda Cumhuriyet tarihinin en yüksek aylık ihracat rakamı olmuş.

Cumhurbaşkanı’nın ifade etmeye çalıştığı strateji de bu zaten… Dövizi serbest bırak, ihracatı artır, faizi düşür, yatırımı yükselt, işsizliği azalt, enflasyon ve hayat pahalılığını kontrol altına al…

Şimdi sıra bunu ve yukarıda ifade etmeye çalıştığımız gerçekleri millete ve seçmene anlatmakta… Daha fazla geç kalmadan… Çünkü yazımızın başında da belirttiğimiz ekonominin toplumsallık boyutu ihmale gelmez… Piyasaları da etkiler, siyasi sonuçları da olur… Gerçekler ve algılama arasındaki makası bir an önce kapatmak gerekir.

Özetle Sayın Cumhurbaşkanı’nın “Ekonomik Kurtuluş Savaşı’nı kazanacağız! Vazgeçmeyeceğiz!” şeklindeki düsturunu sahiplenecek, onu kitlelerle paylaşacak, ne demek istendiğini 6 yaşındaki çocuğun anlayacağı şekilde anlatacak, başta bakanlarımız olmak üzere tüm siyasi aktörlerin devreye girmesi işin olmazsa olmazı gibi görünüyor. Ekonomik Kurtuluş Savaşı ancak topyekûn verilecek 360 derece iletişim mücadelesiyle taçlandırılarak kazanılabilir.

2023 seçimi, millî bağımsızlık ile mandacılık (teslimiyet), yeni ile eski, hakikat ile yalan arasında tecelli edecek. Soru şu: Millî bağımsızlığı, yeniyi ve hakikati kim(ler) anlatacak? Sadece Cumhurbaşkanı mı?

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.