Belki de Can Tanrıyar tutuklanacaktı!

00:0018/03/2007, Pazar
G: 28/08/2019, Çarşamba
Bekir Hazar - Pazar

Ajda Pekkan işadamı sevgilisi ile birlikte oturuyordu.Can Tanrıyar ve Petek Dinçöz de, Etiler''de Ajda Pekkan''ın evinde oturuyordu. Ajda sevgilisinden ayrılınca, oturduğu evi terketmek istedi, kiracısı olan Tanrıyar-Dinçöz çiftinden evi boşaltmaları ricasında bulundu.Can Tanrıyar yıldırım hızıyla Bebek''te yeni bir ev tuttu. Hemen taşındı. Yeni evde hiçbir hazırlık, temizlik, bakım yapılmamasına rağmen eşyalarını getirmiş Tanrıyar_Dinçöz çifti... Evsahipleri Ajda pekkan''ın mağdur olmasını istememişler,

Ajda Pekkan işadamı sevgilisi ile birlikte oturuyordu.

Can Tanrıyar ve Petek Dinçöz de, Etiler''de Ajda Pekkan''ın evinde oturuyordu. Ajda sevgilisinden ayrılınca, oturduğu evi terketmek istedi, kiracısı olan Tanrıyar-Dinçöz çiftinden evi boşaltmaları ricasında bulundu.

Can Tanrıyar yıldırım hızıyla Bebek''te yeni bir ev tuttu. Hemen taşındı. Yeni evde hiçbir hazırlık, temizlik, bakım yapılmamasına rağmen eşyalarını getirmiş Tanrıyar_Dinçöz çifti... Evsahipleri Ajda pekkan''ın mağdur olmasını istememişler, ricasını hemen kabul etmişlerdi.

Yeni evleri 6-7 villadan oluşan bir site içindeydi. Etrafı kalın, yüksek duvarlarla, dikenli tellerle çevriliydi. Güvenliği muhteşemdi. İlk gün elektrik tesisatçısından tutun da, temizlikçi kadına, muslukçuya kadar çok sayıda işçi harıl harıl çalıştı eşyalar arasında. Can işe gitti, Petek evde kaldı. İşçiler ayrıldı.

Gece saatler 24.00''ü gösterirken Petek Dinçöz, şirketinde çalışan Tanrıyar''ı aradı “Sanki evde bir göz beni gözetliyor gibi geliyor, ürkütüyor” dedi. Can “Ev yeni olduğu için alışamadın heralde, sakin ol” cevabını verdi. Gece 03.00 civarında da eve gelip yatağına girdi. Petek Dinçöz o anda mışıl mışıl uyuyordu. Gün aydınlandığında yatak odasında bir tıkırtıyla uyandı Can Tanrıyar. Gözlerini açtığında yatak odasında bir adam birşeyler karıştırıyordu.

Hiçbirşeyden şüphelenmedi Can... Çünkü eve hırsız girse dört tane canavar gibi köpeği vardı, ortalığı yıkar, hırsızı anasından doğduğuna pişman ederdi. Halbuki köpeklerin sessizliği vardı evde...

“Herhalde sabah saat sekiz oldu, perdeci işçi geldi” diye düşündü. Adama dönerek “Perdeleri sonra yaparsınız” dedi. Adam sakince başını sallayıp odadan çıktı. O anda saatler 07.00''yi gösteriyordu.. Döndü, Petek hala uyuyordu. Saniyeler sonra pat pat pat diye bir koşuşturma sesleri geldi kulağına... O adam hızla merdivenlerden koşuyordu. Gözleri Peteğin mücevher çantasına takıldı, boşaltılmıştı. Hışımla fırladı Can.. Adam kaçıyor, o kovalıyordu. Bahçe kapısından çıktıktan sonra 10 saniyede buhar olup havaya uçmuştu sanki hırsız. Can, saniyeler içinde sitenin tek çıkış kapısı olan yere vardı. Güvenlikçiler kimsenin çıkmadığını söyledi o anda. Demek ki adam içerideydi... Ve tek kapı dışında hiçbiryerden çıkamazdı. Yüksek duvarları, savaşlarda kullanılan dikenli teller süslüyordu, Aşması imkansızdı. Saatlerce hırsız arandı site içinde... Ancak bulunamadı.

Üstelik Petek Dinçöz''ün mücevherlerini sakladığı beyaz çantası da boşaltılmıştı.. Ve dahası köpekleri kilere kapatılmıştı.

Tek bir şey geliyordu akla. Adam gece Petek ve Can''dan önce evdeydi. Onlar uykuya dalmadan harekete geçmedi. Odalardan birinde, belki de bir dolap içinde saklandı. Gündüz çalışan onlarca işçiden biri, belki de iş bittiğinde çıkmayıp saklanmıştı.

Petek Dinçöz boşuna telefon açıp “Biri sanki beni gözetliyor can” dememişti...

Hırsızınla aynı evde saatlerce birarada olma düşüncesi tüyler ürperticiydi... Hırsız hala bulunamadı ancak Petek Dinçöz''ün verilmiş sadakası vardı...

Ya hırsızıyla yalnızken burun buruna gelseydi?...

Ya da hırsızla burun buruna gelebilecek bir Can vurulabilirdi de... Çünkü artık hırsızlar boş gezmiyor. Daha sı da var. Can''ın da silahı var. Ancak o gün yeni taşındıkları için yanında değil kutudaydı. Ya Can, kaçarken merdivende adamı vursaydı. O zaman belki Can tutuklanacaktı. Çünkü yatak odası dışında, kanunen kimseyi vuramıyorsun!