Haber acımasız hayat mı?

00:0010/04/2009, Cuma
G: 3/09/2019, Salı
Bekir Hazar

Tüm televizyonlarda BBP lideri rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu ile birlikte helikopter kazasında hayatını kaybeden İHA muhabiri İsmail Güneş''in çektiği son görüntüler vardı.İzlerken çok acı çektim, tuhaf duygulara kapıldım. Muhabir, Muhsin Yazıcıoğlu''nu çekiyor. O anda helikopter havada bir yerleşim biriminin üzerinden geçiyor. Muhsin Yazıcıoğlu kamera önünde telefonla aşağıdaki partililere mesaj veriyor “Mitinge gidiyoruz” diye...İzlerken acı çekmem yanında kendimi tuhaf hissetmemin nedeni bu görüntülerin

Tüm televizyonlarda BBP lideri rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu ile birlikte helikopter kazasında hayatını kaybeden İHA muhabiri İsmail Güneş''in çektiği son görüntüler vardı.

İzlerken çok acı çektim, tuhaf duygulara kapıldım. Muhabir, Muhsin Yazıcıoğlu''nu çekiyor. O anda helikopter havada bir yerleşim biriminin üzerinden geçiyor. Muhsin Yazıcıoğlu kamera önünde telefonla aşağıdaki partililere mesaj veriyor “Mitinge gidiyoruz” diye...

İzlerken acı çekmem yanında kendimi tuhaf hissetmemin nedeni bu görüntülerin ilk bakışta televizyoncular için sıradan olmasıydı. Sıradan diyorum çünkü, bu görüntüleri hangi kanala gönderirseniz gönderin hiç kimse yayınlamazdı. Veya yayınlayan bir-iki haber kanalı çıkardı. Ulusal kanalların hiçbiri ilgi göstermezdi. Ne Uğur Dündar, ne Ali Kırca ne de M.Ali Birand bülten içinde yer vermezdi. Yazıcıoğlu''na birçok kanal bültenlerinde hiç yer ayırmadı seçim çalışmaları sürecinde... Mitingler yaptı, haberlik tonlarca söylemlerde bulundu. Yer bulamadı kanalların çoğunda...

Ancak helikopter düştüğü için haber oldu, tüm kanallar hücum etti son görüntüsüne... Hayat nasıl acımasızsa, habercilik de işte bu kadar acımasız...

Hayattaysanız ve en doğruları söyleyen bile olsanız reyting uğruna değer verilmeyen görüntünüz, ölüme yakalanırsanız paha biçilemiyor. Acımasızlığın tavan yapması değil mi bu ?

Hayat haber midir?.. Yoksa haber acımasız bir hayat mıdır?... Sahi nedir?

***

Best FM''de Murat Erdin''in yorumlarına bayılıyorum. Her sabah işe giderken arabada kilitliyor benim gibi binlerce trafik çilekeşini programına...

Önceki gün Murat ilginç bir çağrı yaptı. “Bence Sultanahmet Camii imamı Dışişleri kadrosuna alınmalı. İstanbul''a her gelen yabancı devlet başkanı, yıllardır soluğu Sultanahmet Camii''nde imamın yanında alıyor. İmam efendinin görüşmediği devlet başkanı kalmadı” dedi...

Murat''ın dünkü yolculuğumdaki tespiti ise “Türkiye''de artık sol yok” görüşünü savunmasıydı. “Tüm partiler sağcı” diyordu. Solcu olduğunu iddia eden partilerin milliyetçi, muhafazakar olduğunu iddia ediyordu. Sosyal demokrat olmadıklarını da vurgulayarak “Devletçi parti nasıl sosyal demokrat olur” diye soruyordu.

Bana “Tüm partiler sağcı” iddiası mantıklı geldi. CHP hem milliyetçi hem de çarşaf açılımı ile muhafazakarlaşan bir parti değil mi? O halde İzmir, Antalya belediyelerinde de sağ iktidarda diyemez miyiz?

Bir sorayım dedim.