
Bir süredir Mayıs ayı için iyimser beklentiler içine giren Fetullah Gülen örgütünün havalanmasının arka planı netleşiyor. Gülenistler, bir askeri darbenin rüyasını görmeye başlamışlar, onun hülyasıyla baharı bekliyorlarmış. Nitekim son zamanlarda Fetullahçı yazarların darbe güzellemesi yazı ve açıklamalarına şahit oluyoruz.
Ali Bulaç'tan Mümtazer Türköne'ye, Sevgi Akarçeşme'den muhtelif gizli açık Gülenist yazar, darbe imasında bulunuyor. Gülen cemaatinin 'himmet'iyle yayın yapan sol görünümlü T24 adlı internet sitesinin yazarı Metin Münir, “
” başlığı ile kaleme aldığı yazıda darbe özlemini dile getiriyor. Gerçi yazısının sonunda durumu kurtarmaya çalışıyor ama bu düzeltme asıl niyeti gizlemeye yetmiyor. Sadece içerde yayınlanmıyor darbe yazıları. Dış basında da darbe heveslileri var. ABD'li yazar Michael Collins,
'da yayınlanan makalesinde Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın sayılı günleri kaldığını iddia etti.
Örgütün lideri Fetullah Gülen'in vaaz adı altında örgütüne talimatlar verdiğini artık hepimiz biliyoruz. Gülen'in “Kılıçların Gölgesinde” başlıklı sohbetini darbe için va'z-talimat olarak değerlendirenler var. Darbe konusunda en açık yazıyı Cemaatin en önemli isimlerinden Abdullah Aymaz yazdı. Zaman Gazetesinin sadece internet sitesinde yayımlanan yazıda Aymaz, Fetullah Gülen'in Safvet Senih mahlası ile 12 Eylül darbesi öncesi Temmuz 1980'de Sızıntı dergisinde yazdığı yazının başlığını kullandı. Gülen'in 12 Eylül öncesi yazısının başlığı “Nevbahar Mesajı” idi. Aymaz da 36 yıl sonra aynı başlıkla bir yazı kaleme aldı. Yazının ayrıntılarına girmeyeceğim. Ama yazının final cümlesi önemli “Şimdi de 36 sene sonra, diyorum ki: Yusuflara müjdeler olsun
Evet Aymaz, belli ki cezaevindeki örgüt mensuplarına “sakın ötmeyin oradan çıkaksınız” mesajı veriyor.
Bütün bunları Gülen cemaatinin bir darbe hazırlığı içinde olduğunu haber vermek için yazmadım. Gülen örgütünün bir darbe arzusu içinde olduğunu bilmeyen kalmadı sanıyor. Fetullahçıların darbe yapacak güçleri olsa bir saniye beklemeyeceklerini hepimiz artık çok iyi biliyoruz. Darbe yapmak için yanıp tutuştuklarını, devleti ele geçirmek için yapmayacakları ahlaksızlık ve kötülük olmadığını da, 40 yıldır Ayetullah/Fetullah rejiminin hayali ile yaşadıklarını da biliyoruz. Peki, buna rağmen bütün bu yazılıp çizilenlerin ne anlama geldiğini iyi analiz etmemiz lazım.
12 Ekim 2014 tarihinde Türk yargısı HSYK için sandık başına gitti. Seçimde ayrı bir liste ile yarışan Cemaat yargısı tam 5 bin oy aldı. Yani Yargı camiamızın içinde Gülen'e iman derecesinde bağlı 5 bin yargıç var. Namı diğer 5 bin canlı bomba.
Hilvan'da bir hakim, üzerine vazife olmamasına rağmen ve belki de meslekten ihraç edilmeyi göze alarak SGK'nın sistem dışı bıraktığı örgüt hastanelerinin lehine karar verdi. Daha önce biliyorsunuz İstanbul'da Gülen örgütünün polisleri için iki hakim tünel kazımaya kalkışmıştı. Hakim Habil Kahraman ve hakim Mustafa Gürbüz bu nedenle meslekten ihraç edildi. Ayrıca bu yapıya yakın yargıçların özellikle terörle mücadeleyi sekteye uğratacak kararlara imza attığı yönünde şikayetler geliyor.
SGK'da bir elemanın, güvenlik ve istihbarat birimlerinde çalışan bazı kişilerin bilgilerini PKK'ya verdiğine ilişkin çok kuvvetli şüpheler var. Yarın hangi kurumda ne ile karşılaşacağımızı bilmiyoruz.
Yargıda seçim yapıldığı için elimizde sayısal bir veri var. Emniyet, TSK, MİT, Dışişleri ve diğer kamu kurumlarında durum nedir bilmiyoruz. Cemaatin önemli emniyetçilerinden Yurt Atayün, sosyal medya üzerinden, “Sizin en büyük hatanız Hocaefendiyi sıradan bir hoca, Cemaatini de cami cemaati sanmanız oldu… Geçmiş olsun” mesajını paylaştı. Atayün, çok önemli bir konuya temas etmiş. Gülen'in hocalıkla Cemaatinin de cami ile ilgisi yok. Ama ne yazık ki paralel yapıyla mücadele edilirken bu kurala dikkat edilmiyor. Henüz hocalık ve cami ile ilgisi olmayan Fetullahçılara ulaşılamadı. Bir istihbarat örgütü gibi 40 yıldır örgütlenen Gülen Cemaati, sızmak için her kılığa girdi. İstihbarat örgütleri sızdıkları kurumlarda en son tahmin edilecek eleman rolüne bürünür. Bir örgüt, Müslümanlar arasına sızacaksa 'hoca' gibi davranır, terör örgütüne sızacaksa da terörist gibi davranır.
Netice-i kelam evet Cemaatin darbe yapacak bir gücü yok, olsa çoktan yapardı. Ama içimizde çok sayıda canlı bombaları var, dikkatli olmamızda fayda var. Tedbir adı altında kılıktan kılığa giren Fetullahçılara karşı tedbirli olmak lazım. Tedbir bizden takdir Allah'tan…
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.