Hanehalkının yatırım tercihleri

04:0028/02/2026, Cumartesi
G: 28/02/2026, Cumartesi
Levent Yılmaz

Yakın dönemden hatırlayacağınız üzere yastık altındaki altınlar konusu yeniden gündeme geldi. Konu o kadar önemli ki son 3 ayda Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan iki kez bu konu ile ilgili değerlendirme yaptı ve tahminlerde bulundu. Karahan geçen yıl Kasım ayında yastık altında 400-500 milyar dolar altın olduğunu tahmin ettiklerini söylerken bu yıl Şubat ayında bu rakamı 600 milyar dolar olarak güncelledi. Bu inanılmaz büyüklükte olan bir rakam ve maalesef resmi istatistiklere yansımayan bir

Yakın dönemden hatırlayacağınız üzere yastık altındaki altınlar konusu yeniden gündeme geldi. Konu o kadar önemli ki son 3 ayda Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan iki kez bu konu ile ilgili değerlendirme yaptı ve tahminlerde bulundu. Karahan geçen yıl Kasım ayında yastık altında 400-500 milyar dolar altın olduğunu tahmin ettiklerini söylerken bu yıl Şubat ayında bu rakamı 600 milyar dolar olarak güncelledi. Bu inanılmaz büyüklükte olan bir rakam ve maalesef resmi istatistiklere yansımayan bir tasarruf. Ayrıca ciddi bir cari açık nedeni. Peki neden böyle oluyor?

Öncelikle Anadolu insanı için altın ile tasarruf geleneksel bir yatırım aracı. Bunun farklı nedenleri olmakla birlikte en önemli nedenleri likit olması ve enflasyona karşı ciddi bir koruma sağlaması. Öte yandan her ne kadar görmezden gelinse ya da küçümsense de Anadolu’da “faiz hassasiyeti” olan ciddi sayıda tasarruf sahibi var ve ellerinde de önemli bir miktarda tasarruf var. Bir başka gerçek de bu tasarrufların altına gitmeyen kısmının ağırlıkla gayrimenkule gidiyor olması.

Nitekim Merkez Bankası’nın ilk kez yayınlamaya başladığı Hanehalkı Beklenti Anketi Şubat ayı detaylarına baktığımızda bu durum daha net görülüyor. Ankette katılımcılara, enflasyon ve kur beklentileri ışığında, şu anda yatırım yapabilecekleri nakit varlıkları olsa öncelikli olarak hangi yatırım aracını tercih edecekleri soruluyor. Sonuçlar tam da beklediğimiz gibi. Katılımcıların %55,5’i yatırım aracı olarak altını önceliklendirirken %30’u ise gayrimenkulü tercih ediyor. Vadeli mevduat tercihi ise sadece %3,1.

Bu noktada gayrimenkul tercihlerinin nedenlerine de göz atmakta fayda var. Çünkü Türkiye’de gayrimenkul sahibi olmak aynı zamanda finansmana erişim için de kilit bir öneme sahip. Zira bankaların en sevdiğim teminat şekli gayrimenkul. Diğer yandan gayrimenkul de orta ve uzun vadede önemli getirisi olan bir yatırım enstrümanı olarak görülüyor. Yani barınma ihtiyacının dışında da gayrimenkule önemli bir talep var ve faizlerin düştüğü dönemlerde bu talep yükseliyor. Doğası gereği gayrimenkul arzı da bu talebi kısa sürede karşılayamadığı için fiyatlardaki hızlı yükselişler önemli getiriler olarak karşımıza çıkıyor.

Bu tespitleri verilerle de desteklemek mümkün. Konut satış istatistiklerini ve Konut Fiyat Endeksi verilerini detaylı incelediğimizde enflasyonist dönemlerde ya da düşük faizin olduğu dönemlerdeki gayrimenkul talebine ilişkin tabloyu görmek mümkün.

Özetle görünen o ki Türkiye’deki yastık altı altın miktarı önümüzdeki dönemde de artmaya devam edecek. Dolayısıyla özellikle faizsiz tasarruf enstrümanları konusuna daha fazla odaklanmamız gerekiyor. Ancak ne yazık ki mevcut katılım bankacılığı anlayışı ile bu konuda bir ilerleme kaydetmek çok mümkün görünmüyor. Öte yandan sermaye piyasalarında da katılım esaslı enstrümanlar konusunda gidilecek daha uzun bir mesafe olduğu aşikar.

Yazımı bir öneri ile bitireyim. Sürekli telaffuz ettiğimiz “yapısal reform” başlıklarından birisi de faiz hassasiyeti olan tasarruf sahiplerinin elindeki kaynakların reel sektörün finansmanında daha fazla kullanılabilir hale getirilmesi olabilir.

#Toplum
#ekonomi
#Levent Yılmaz