"Değiştim" diyen Tayyip (Tayyip Erdoğan demeye nedense dilleri varmıyor) aslında "molla kıyafeti özlemi içinde olan" bir "gerici"dir; 1988 yılında Pendik'te yaptığı konuşmada kravatımıza, ceketimize, hatta pantolonumuza dil uzatmış, "çağdaş gelişmemiz"in sembolü sayılan bu mamulleri yere vurmuştur.
Bu müthiş haber, banka soymak suçundan Kartal Cezaevi'nde yatan adamın gazetesinde yayımlandı.
Hem de manşetten.
"Kasetçi" boş durmuyor, görüyorsunuz.
Tayyip (yani Tayyip Erdoğan) bu kadarla kalmamış, oturmakta olduğumuz "koltuğa" da dil uzatmış.
Ne demiş?
"Osmanlı, barok koltuğu sedirin yerine koyduğu gün bitmiştir..."
1988 yılında sarfedilen ve epistemolojik/entelektüel düzeyde mutlaka tartışılması gereken bu sözler parti kapatmaya gerekçe teşkil eder mi?
Eder.
Hukuk yoksa, etmelidir de...
Baksanıza, "hukuk"a uygun davranmayı muarızlara "koz vermek" olarak değerlendiren Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Sabih Kanadoğlu başörtülü kurucular hakkındaki "veto"yu nasıl gerekçelendiriyor:
"Veto etmesen, taviz anlamına gelecekti. Türbanlılar, adaylıkları gündeme gelince, 'Başsavcı bizim kuruculuğumuza itiraz etmeyerek milletvekili seçilme yeterliliğine sahip olduğumuzu kabul etti' savunması yapabilecekti..."
Yani, Türk hukuk mevzuatında başörtülülerin kurucu üye ve milletvekili olamayacağına dair bir hükmün bulunmaması, Kanadoğlu'na "yasaları çiğnememe" hakkı vermiyor.
"Medya-kasetçi" zımni ortaklığının Türkiye'ye getirip bıraktığı noktaya bakın.
Acıklı...
Gelişmeler, daha çok kasetlerin sökün edeceğini, daha çok canların yanacağını gösteriyor.
Ama arzuladığımız, istediğimiz, izlemeye doyamadığımız kasetler bir türlü ortaya çıkmıyor.
Cem Toker de yakınıyordu bu durumdan.
"Bizim kasetler neden yayınlanmıyor?"
Cem Toker, Liberal Demokrat Parti Genel Sekreteri'dir ve eminim ki (eminim), arkasından, Türkiye Cumhuriyeti savcılarının iştahını kabartacak birçok kaset bırakmıştır.
Aşağıda, Cem Toker'in "Türk kaset arşivcileri"ne yaptığı çağrıyı okuyacaksınız:
Kurulduğu 1994 yılından beri, Türkiye'nin sorunlarına net çözümler öneren fakat tanıtım konusunda sorunlar yaşayan ve yetersiz kalan Liberal Demokrat Parti, son günlerde konuşma kasetleri yayınlanan ve bu sayede hiçbir tanıtım sorunu yaşamayan Recep Tayyip Erdoğan ve partisini gıpta ve kıskançlıkla izlemektedir.
Bu sebeple biz Liberal Demokrat Parti olarak, gece gündüz demeden ülkemizin geleceği ve güvenliği konusunda çalışan tüm kaset arşivcilerine cağrıda bulunmakta ve yardım talep etmekteyiz.
Sevgili kaset arşivcileri,
Lütfen elinizde bulunan başta Genel Başkanımız Besim Tibuk, Genel Başkan Vekilimiz Engin Güner, Genel Başkan Yardımcılarımız Sabahattin Sakman, Işık Biren, Vedat Zeydanlı, İhsan Aydın, İsmail Aydın, Hakan Çizem, Kemal Doğu, Ziya Kıvanç, Raif Terzi, Ahmet Esen Yolaç ve LDP Genel Sekreteri ben Cem Toker olmak üzere, yönetim kadromuzda bulunan kişilerle ilgili kasetleri başta Show TV ve Kanal D olmak üzere size en yakın TV kuruluşuna gönderiniz.
Böylece hem vatana ve millete karşı büyük bir hizmette bulunmuş, hem de CİDDİ BİR ÖDÜLE hak kazanmış olacaksınız.
Sevgili kaset arşivcilerimize bu çalışmaları için peşinen teşekkür eder, çalışmalarında sonsuz başarılar dileriz.